Kırklareli Hatırlamalısın Kırklareli Halkevi; Kuruluşu ve Kapanış Nedenleri (4)

251
Akın Güre

Halkevlerinin kuruluşunu hazırlayan koşulların anlatılması, tarihsel bir dönüşümün yol haritasındaki zorlukların, engellerin aşılması için gösterilen çabaların bilinmesi adına önemlidir. Gazi Mustafa Kemal 21 Aralık 1930 günü Ziya Gökalp ilkokulunu ziyaret ettikten sonra ayrıldığı Kırklareli’nden arabayla Edirne’ ye geçer, fakat buradaki gezisi uzun sürmeyecektir. 22 Aralık’ da duyulan acı haber herkesi dehşete düşürecektir. Manisa Menemen’de Teğmen Kubilay’ın silahlanmış gericiler tarafından katledilmesi üzerine Edirne gezisi yarıda kalır ve trenle İstanbul’a dönülür. Gazi’nin Trakya gezisine çıkarken gündemde olan Belediye seçimleri sonuçlarıyla ilgili sorunlara bir yenisi eklenmiştir. Serbest Cumhuriyet Fırka denemesinin tetiklediği olaylar, ülkede çok partili siyasi hayata geçme arzularını uzunca bir süre daha erteleyecektir. Bu gün siyasi yapımızda hala yaşanan sıkıntıların bir bölümü, bu süreçteki başarısızlıkların, yapısal engellerin, siyasi ve kültürel olgunlaşmadaki gecikmelerin eseridir denebilir. Bunun nedenlerinin analizi elbette yapılmalıdır. Amaç ülkemizin her yönden modern, çağdaş bir yapıya kavuşması, akılcı, insan odaklı, toplumsal değerlere sorumluluk ve saygı ölçülerinde bağlı, olgun bir düzeye çıkartılması ise, Cumhuriyetin kurucu yıllarının hayal ve beklentilerini, sarf edilen gayretleri anlamak ve doğru yorumlamak zorundayız.

Şimdiye kadar halkevlerinin kuruluşuna giden tarihsel bağlamı anlatmaya çalıştım. Bu gün ise Halkevi düşüncesinin hedeflerini özetlemek istiyorum sizlere.

Yazacaklarım, bu bölümden sonra anlatacağım kapanış hikayesi ile bitecek. Neden, nasıl bittiğini anlatırken belki de ne yapılmalıydı, nasıl olmalıydı gibi soruların da cevabını birlikte düşüneceğiz.

Daha önce de belirtmiştim, Mustafa Kemal Atatürk Kırklareli’ne gelişinde deneyimlediği gibi, Türk Ocaklarının artık istenildiği gibi hizmet edemeyeceği konusunda kesinleşmiş bir kanaate sahipti. 21 Aralık günü Yayla’ya çıkan yokuştaki Türk Ocağı binasında, etrafında onu merakla dinleyen kalabalığa hitap ederken adeta bir öğretmen gibiydi. Sorduğu sorularla görüşlerini almak istediği şahısları bir sınavdan geçirircesine tartıyor, hedefinin daha iyi anlaşılmasına çalışıyordu. Kafasındaki model farklıydı: toplumsal geleceğimiz için milliyetçilik kadar önemli bir mesele olan kültürel değişimi sağlayacak çalışma biçimi ve örgütlenme tarzının inşa edilmesi. Bunu sağlayacak yeni bir bakışa ihtiyaç vardı. Ulusal egemenliğin güçlendirilmesi için halka yenilikçi, çağdaş bir yaşam kültürü kazandırılmalıydı. Kurulacak halkevleri bu hedeflere yönelik bir modernleşme projesidir. Bunun için halkın eski itikat ve değerlerini değiştirmeye yönelik bir kadro hareketi başlatılmalıydı. Türk Ocakları bunu bir yere kadar sağlayabilirdi, ama o güne kadar yaşanan tecrübeler Gazi’ye başka bir yol daha olması gerektiğini öğretmiştir.

Atatürk bir konuşmasında halkevlerinin kuruluşunda benimsedikleri amacı şöyle anlatır:
“Gençlik istikbalin ışığıdır. Gençlik mütemadiyen gelişen ve yetiştiren bir çalışmanın içinde yaşamalıdır. Millet, şuurlu, birbirini anlayan, birbirini seven, ideale bağlı bir halk kitlesi şeklinde teşkilatlandırılmalıdır. En kuvvetli ders vasıtalarına, en yetişkin muallim ordularına malik olmak kâfi değildir. Halkı yetiştirmek, halkı bir kitle haline getirmek için ayrıca bir halk mesaisinin tanzimini ihmal etmeyeceğiz. Silah kuvvetinden her türlü cebir ve meslek kuvvetinden daha müessir olan fikir kuvvetidir. Milletimizi bu sahada yetiştireceğiz. Bunu halkevleri yapacaktır.”

Atatürk’ün kuruluş tüzüğüne de giren, Halkevlerinin açılmasında beklenen hedefleri şunlardır:

“Devrimlerin niteliğinin ve amaçlarının bilinçli algılanıp benimsenmesini değer yargılarının buna uyumlu gelişme sürecine girmesi, yeni değer yargılarının oluşması, doğu kültüründen batı kültürüne geçişte kültür, sanat, spor ve yazının etkinlerine katkıda bulunarak halka gönüllü hizmet sunulması”.

Halkevleri açılması için hazırlıklar yapılırken dünyada da buna benzer faaliyetler incelenmiş, bunlardan yararlanmak üzere konusunda uzman kişilere görevler verilmiş, seyahatlerin sonuçlarına dair sunumlar yapılmıştır.

Bu yıllarda Almanya’da Yurttaş evi ve Hemşeri evi biçiminde yapılanmalar vardı. Her türlü toplantı ve çalışmaların yapıldığı bu merkezlerin yanı sıra, köylerde bunlara benzer toplum evleri faaliyet göstermekteydi. İtalya’da ise, 5 yaşından itibaren ailelerinden alınan kız ve erkek çocukları “Balilla” ve “Piccole” teşkilatları içerisinde eğitilirdi. Kadınlara ise ayrıca biçki dikiş ve hastabakıcılık eğitimleri veriliyordu.

Ancak Cumhuriyet yönetimine bu örnekler değil, İsviçre’de ki uygulamalar etkili olmuştur. Selim Sırrı İsveç’e, Vildan Aşır ise Orta Avrupa ülkelerine gönderilir, oradaki kurumlar hakkında araştırmalar yapmaları istenir.

Sonuç olarak Halkevleri, Ulus bilinci içinde yaşayarak Cumhuriyetin ortak idealleri etrafında birlikte hareket eden; “kültür, ülkü, amaç ve düşünce birliği gösteren bir toplum” olmayı sağlamak için kurulurlar. Halkevleri, köy ve kent halkı arasındaki kenetlenme ile toplumsal ilişkileri düzenleyecek, geliştirecek, aralarındaki kaynaşmayı sağlayacaktır.

Halkevlerinin, 10–18 Mayıs 1931 tarihleri arasında yapılan Cumhuriyet Halk Partisi’nin 3. büyük kongresinde kurulması kararlaştırılmış, gerekli altyapının tamamlanması ile ancak 19 Şubat 1932 tarihinde fiilen faaliyete geçmiştir.

Halkevleri, Cumhuriyet Halk Partisi Kâtibi Umumiliği’nin parti örgütlerine gönderdiği parti genel yönetim kurulunca hazırlanan ve genel başkanlıkça onaylanan bir talimatname ile kurulmuştur. Başka bir yasal dayanağı olmayan halkevleri kapanacağı 1951 yılına kadar da hep talimatnamelerle yönetilmişlerdir. Yasal kimliğin bu haliyle kalması ilginçtir. Halkevleri yasalarda tarifi yapılan bir kimliğe sahip olamadıkları için doğrudan bağış ve aidat toplayamamışlardır. Bütün yardımlar CHP kanalıyla gerçekleşmiş ve taşınmaz mallar CHP adına tapuya kaydedilmiştir. Yasal kimliğe sahip olma konusundaki eksiklikler 1950 seçimleri sonrası alevlenen halkevleri karşıtı hareketlerince olumsuz yönde kullanılacaktır.

Böylece Halkevleri için anlatacaklarımın sonuna yaklaştık. Bundan sonraki son bölümde hepinizin tahmin edeceği kapanış nedenleri ile ilgili son bilgileri aktaracağım.