Kırklareli Muhtarları Karadeniz Gezisi -5

605

Karadeniz bölgesine yapmış olduğumuz gezinin sondan bir önceki durağı Samsun’ a doğru yola çıkıyoruz bugün. Samsun’ a daha önce bir merhaba diyerek teğet geçtiğimiz için dönüş yolculuğumuzda uğramak kısmet oldu.

Kemençesi ile, horunu ile, dağ yamaçlarında çay bahçelerinde çay toplayan cefakar kadınları ile, Karadeniz’ e doğru coşkun akan dereleri ve yaylaları ile rüya gibi bir Karadeniz gezisini geride bırakıyoruz. Karadeniz’ i özetlersek, HAMSİ ( deniz ), ÇAY ( Rize) BAL ( Anzer Yaylası ), Trabzon ( Sümela Manastırı- Ayasofya Müzesi- Atatürk Evi) ve müşterek değerler olan HORON ve Karadeniz fıkraları. Gürcistan ve Batum’ u da unutmayalım, ( Mitolojik MEDİA Efsanesi- Ali- Nino Aşk efsanesi ve muhteşem Botanik Bahçesi).

Samsun bölgesel olarak Karadeniz sayılmasına rağmen müziği, insanların karakter yapısı, giyim ve kuşamları ve fıkraları ile farklı bir Karadeniz tablosu çizmektedir. 1919 yılının 19 Mayıs’ ın da Mustafa Kemal ve arkadaşları Kurtuluş mücadelesini başlatmak üzere Samsun’ a çıktığı gün Samsun’ un kaderi farklı bir şekilde yazılmış oldu. Bugün Samsun denilince aklımıza Bandırma Vapuru, Atatürk heykeli ve Kurtuluş mücadelesinin başlaması gelir.

SAMSUN’ da BİR KIRKLARELİ’ li

Yağışlı hava Samsun’ da bize güzel bir sürpriz hazırladı. Yoğun yağış altında Bandırma Vapuru’ nu gezmek biraz zor olsa da ıslandığımıza değdi. Bandırma Vapurunun kumanda odasında oturan beş kişiden bir tanesinin Kırklareli’ li hemşehrimiz olan Topçu Binbaşı Kemal Doğan olduğunu öğrenince gururlandık doğrusu. Sadece onu görmek bile ıslandığımıza değdi. Gazetemiz yazarlarından Nazif Karaçam yıllar önce konu hakkında aydınlatıcı bir yazı yazmıştı. Ancak gidip görmeden ve remini çekmeden, orada o anı yaşamadan olmuyormuş. Muhtarlarımız Münir Saygın’ ın açıklamasından sonra tekrar dönüp fotoğraf çekmeye başladı şiddetli yağmur’ a aldırış etmeden. Gençlerimizin mutlaka Samsun’ a gidip Bandırma Vapurunu gezmeleri ve hemşehrileri Topçu Binbaşı KEMAL DOĞAN’ ı selamlamaları gerekir. Gençliğimize başka türlü Kurtuluş mücadelemiz anlatamayız.

Samsun için sembol olmuş Atatürk’ ün ilk yapılan anıtını ziyaret edip fotoğraflar çekiyoruz. Samsun’ a gidenlerin olmazsa olmazlarından bir tanesidir Atatürk Anıtı. Anıt önünde fotoğraf çekmedi isen Samsun’ a gittiğine kimse inanmaz. Yağmur inadına yağmaya devam ediyor ama bizde en az yağmur kadar inatçıyız. Islansak ta anıt’ a kadar gidip hatıra fotoğraflarımızı çekiyoruz. Samsun Anıtı’ nın bir benzerinin de Kırklareli’ n de yapıldığını un

utmayalım. Kırklareli halkı imece usulü ile topladığı yardımlarla bu anıtın yapımına katkıda bulunmuştur. O yıllarda, yani henüz porselen veya cam tabaklarla tanışmadığımız günlerde bakır tabaklar sofralarımızda yer alıyordu. Düğünlerde BAKIR TABAK getirmek değerli bir hediye idi. Sünnet düğünüme gelen 7 adet bakır tabağı heykelin yapımı için toplanan kampanya ya hediye etmiştik. Helal olsun Atamız’ a.

Samsun-Terme’ nin turizm umudu Amazonlar

Samsun’ a damgasını vurmuş bir başka efsane AMAZON KADIN SAVAŞÇILARI ile ilgili. Tarih kitaplarında Amazon Savaşçıları ile ilgili birçok efsane var. Amazon kadın savaşçılarının en belirgin ve bilinen hikayesi savaşırken ve ok atarken kendilerine engel olan memelerinin kesilerek yok edilmesi ile ilgilidir. Bir kadının en belirgin fiziksel özelliği saçlarından daha fazla göğüsleridir. Amazon Kadın Savaşçılar öylesine askeri bir disiplin ve eğitimden geçmişler ki onlara engel olabilecek her türlü olumsuzluğu ortadan kaldırmışlardır.

Amazon Kadın Savaşçılarının erkeksiz bir toplum olarak yaşamaları veya yaşamak zorunda kalmaları ile ilgili birçok farklı efsane vardır. Erkeklere karşı savaşmaları ve öldürmeleri ile ünlü olduklarından A MASSİA ( yaklaşılmaz kadın ) olarak bilinirler. İsim ile ilgili bir başka görüş ise MAZOS ( amazos) memesiz anlamına geldiği için memesizler “ amazoslar)” Bir

başka kelime ise MAZA ( ekmek yemeyen, yılan kertenkele yiyen) anlamında kullanılmıştır. Kelimeler önemli değil artık ister memesiz diyelim, ister yaklaşılmaz kadın diyelim Amazon Kadın Savaşçıları bir dönem bu bölgeye damgasını vurmuş ve erkeklere karşı savaşmışlardır.

Uzun bir süre efsanelerde kalan Amazon Kadın Savaşçıları bugün Samsun ve çevresinin özellikle yaşadıkları var sayılan Terme ilçesinin turizm de umudu olmaya başlamıştır. Amazon Kadın Savaşçılarının Therme Çayı bölgesinde yaşadıkları kabul görmüş ve kanıtlanmıştır. Bu sebeple Terme İlçesi Amazon Kadın Savaşçılarını bir umut olarak görüp çalışmal

ara başlamıştır. Tarihte anlatılan efsanelere bir efsane de bizden olsun diyerek Amerikalıların sahip çıktığı 8 Mart Dünya Emekçi kadınlar gününe rakip olup sahip çıkmaktadırlar.

8 MART GÜNÜ ilk defa Terme’ de Amazonlar tarafından kutlanmıştır.

8 MART’IN PATENTİ AMAZONLARA AİT

Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Amazon kadın savaşçılar efsanesiyle ilgili ilginç bir bilgi verdi. Psikolog Dr. Halis Özerk’in Samsun ile ilgili makalesinden alıntı yapan Başkan Şenol Kul, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün Amazon kadınların erkek ordulara karşı kazandığı büyük zaferlerden kaynaklandığını söyledi. Başkan Kul, “Psikolog Dr. Özerk, Samsun’la ilgili makalesinde 1851’den çeşitli etkinliklerle kutlanan 8 Mart’ın, aslında Türkiye topraklarında başlamış bir kadın hareketi olduğu ve bu hareketin Samsun şehrimizde yaşamış Amazonlu kadınlara ait olduğunu iddia ediyor. Daha sonra bunlardan 6 bininin Afrika’nın Dahomey bölgesine yerleştikleri ve Fransız sömürgecilere karşı kahramanca savaştıklarını ve neticesinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak anılmaya başlandığını ileri sürüyor. Yani Termemizde bütün dünyaca ünlü bir efsane potansiyeli var. Bunu inşallah ülkemize ve Samsunumuza kazandıracağız” dedi.

(Kaynak: www.milliyet.com.tr)