Kırklareli Siyaset Hayatından Portreler – Çelebi Efendi’nin Torunu Bayan Refka Boyacıoğlu

396

Kırklareli’nin siyaset hayatını incelemeye başladığımızda,100 yıllık bir zaman dilimini hedef almıştık.1908-2013 yılları arası geçen sürede Kırklareli’ inde yapılan seçimler, bu seçimlerde aday olup seçilen veya seçilemeyenler ve bu seçimlerde aktif rol alıp, seçimlerin neticesini etkileyen kişilerle uzun görüşmeler yaptık.Adayların tercihlerinde ki doğru ve yanlışların kişilerin hayatını ne kadar etkilediğini,bazılarının elde ettikleri bu siyasi mevkileri taşıyamayıp,aile ve sosyal hayatlarında ne kadar büyük yıkıntılara sebep olduğunu gördük.Bazı siyasilerin ise geldikleri bu mevkileri onuruyla taşıyıp,çocuklarına ve hatta torunlarına güzel bir anı gibi miras bıraktığına şahit olduk.

İnternet’in Kırklareli 1908 sayfasına girdiğimizde karşımıza şu kısa satırlar çıkar ”OSMANLI DEVLETİ TEOKRATİK BİR DİN DEVLETİ OLMASINA RAĞMEN,1908 YILINDA İLK VE SON DEFA YAPILAN SEÇİMLERDE KIRKLARELİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA ÇELEBİ EFENDİ İSİMLİ BİR YAHUDİ SEÇİLMİŞTİR…”

1908 yılı seçimlerini incelediğimizde, bir çok kaynakta yapmış olduğumuz araştırmalara rağmen, ÇELEBİ EFENDİ hakkında bir tek satır dahi bilgiye ulaşamadık.1908 2.Meşrutiyet ve 1908 yılı seçimleri ile ilgili bir çok kaynak birbirinden alıntılarla, ortak bir kanı olarak,1908 seçimlerinin, parti seçimi değil aday seçimi olduğu şeklinde idi.En kapsamlı çalışmayı Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi yapmış ve İnternet sitesinde,katılan bilim adamlarının görüşlerini yayınlamıştır.

Bizi ilgilendiren bölümü, yani Kırklareli seçimleri ile ilgili, belediyemizde dahi en ufak bir ilgiye rastlamadık. Belediye salonunda başkanlar için ayrılmış özel bir bölümde, belediye başkanlarının fotoğrafları asılı ve fotoğrafların altında görev yaptığı yıllar yazıyor.Fakat burada da ÇELEBİ EFENDİ’ nin resmi ve ismi yok

ÇELEBİ EFENDİ’ nin izine nihayet HAHAM HAYİM sayesinde ulaştık. Yaptığı inceleme sonunda, ÇELEBİ EFENDİ’ nin BREZİLYA’ da yaşayan bir torunu olduğunu ve yılın bir kısmını İstanbul’da geçirdiğini öğrendik. Telefon numarasını öğrenerek, İstanbul’daki evinde kendisini ziyaret ederek, güzel bir söyleşi yapma fırsatı bulduk.

REFKA ÖZBOYACIOĞLU ( MADAM BEKİ ) ,ÇELEBİ EFENDİ’nin hayatta kalan tek torunu.80 yaşında olmasına rağmen, gayet sağlıklı ve neşeli. Sohbet ederken neşeli ve şakacı tavırları insanı rahatlatıyor. Neşeli ve hayat dolu olmasını, dedesinden kalan güzel bir miras olarak kabul ediyor. Dedesi ÇELEBİ EFENDİ’ nin de,şakacı,neşeli ve hoş sohbet bir insan olduğunu öğreniyoruz böylece.Zaten başka olması mümkün değildi herhalde.1908 seçimlerine adaylar damgasını vurduğuna göre, 1908 seçimleri tam ÇELEBİ EFENDİ’ ye göre bir seçim olmuş.Çevresinde sevilen,neşeli,komşuları ile çok güzel ilişkileri olan bir insanın seçilmesi gayet doğaldır ve Kırklareli insanı da 100 yıl öncesinde bu günlere örnek gösterilecek bir tavır ile ÇELEBİ EFENDİ’ yi belediye başkanı seçmiştir.

ÇELEBİ EFENDİ dinine bağlı bir insan olduğundan ve dini inançları gereği fotoğraf çektirmek günah kabul edildiğinden, fotoğrafını bulamadık. ÇELEBİ EFENDİ’ yi ancak torunu Madam REFKA’ nın tarifleri ile hayalimizde canlandırabiliriz. Neşeli,güleryüzlü, şakacı, çevresini çok seven ve çevresinde sevilen bir insan.

Madam REFKA, nın hayatında Kırklareli’nin ayrı bir yeri ve güzel hatıraları hala canlılığını muhafaza ediyor. İlk Okulu KOCAHIDIR İLK OKULU’nda bitirmiş. Orta okulun ikinci sınıfından sonra İstanbul’a taşınırlar ve 3.sınıfı Fransızca öğrenimi için, Fransız okulunda okumak zorunda kalır.Dedesi ÇELEBİ EFENDİ,1912 yılı Balkan Savaşı sonrası yaşanan Bulgar işgali öncesinde ,bütün Kırklareli’ lerin yaptığı gibi,İstanbul’a göç eder.Bu işgal sırasında yaklaşan Bulgar ordusundan kaçan Türk’lerin gidişini normal gören yerli Rum ve Bulgarlar,Yahudilerin niye Türklerle gittiğine anlam veremez.Yahudileri bu kaçıştan vazgeçirmeye çalışırlar.Fakat Kırklareli’ li Yahudiler,Türk komşularını böyle kötü bir günde yalnız bırakmaz ve ayni kaderi paylaşırlar.Çelebi Efendi böyle bir ortamda kendisini seçen hemşehrilerini yalnız bırakmaz ve onlarla birlikte hareket eder.

Madam REFKA, Dedesi ÇELEBİ EFENDİ’ nin İstanbul’da vefat ettiğini ve mezarının HASKÖY MEZARLI’ ında olduğunu, ancak daha sonra yapılan yol çalışması sebebiyle,mezarlığın bir kısmının istimlak edilmesi sonucu,ÇELEBİ EFENDİ’ nin de mezarının yol’a gittiğini hatırlıyor.O yıllarda kendisi yurt dışında olduğu için gerektiği gibi ilgilenemediğinden ÇELEBİ EFENDİ’ nin mezarı bilinmiyor.Hatıralarda kalan tek şey iki satır yazı “ 1908 yılında yapılan ilk ve son seçimlerde ÇELEBİ EFENDİ isimli bir Yahudi Kırklareli belediye başkanlığı’na seçilmiştir”

Madam Refka, 1948 yılında İSTANBUL İKTİSADİ VE TİCARİ İLİMLER FAKÜLTESİ’ ni bitirdikten sonra konsolosluk memuru olarak Brezilya’ya atanır.Hayatının önemli bir kısmı Brezilya’da geçer,fakat Kırklareli’ni hiçbir zaman unutmaz,zaten unutmasına da fırsat vermezler.Brezilya’ya giden ticari ve siyasi heyetleri karşılama görevi Madam REFKA’ nın dır.

Bir gün , milletvekillerinden oluşan bir siyasi gurup brezilya’yı ziyaret eder.Konuşmalarından Kırklareli’ li olduğu hemen fark edilir.Gelen gurubun içinden bir milletvekili Tekirdağ milletvekilidir.Kırklareli ile ilgili güzel anıları yeniden yad ederler.

Bir başka zaman bir ticaret heyeti gelir. Gelen gurubun içinde bir akademili vardır.Aradan yıllar geçmesine rağmen KUŞ REFKA unutulmamıştır.Gelen arkadaş Madam Refka’ ya KUŞ REFKA’ yı ( kendisini sorar ) sorar.Yıllar fiziki olarak insanı değiştirmiştir ama,hatıralar unutulmamıştır.KUŞ REFKA benim,deyince eski günler yeniden hatırlanır,hatıralar tazelenir.

Madam Refka Brezilya’ya giderken babasının söylediği sözleri hiç unutmaz ve o sözler onun hayat felsefesini oluşturur.”SEN YAHUDİ KÖKENLİ BİR TÜRK KIZISIN. TÜRKLÜĞÜNÜ GİTTİĞİN HİÇ BİR YERDE UNUTMA.TÜRK PASOPORTUNU HİÇ BİR ZAMAN TERK ETME. O ÇOK DEĞERLİDİR VE KIYMETİNİ BİL” Madam REFKA babasının bu vasiyetini hiç b ir zaman unutmaz. Zaman zaman gümrüklerde sorunlar yaşasa da 60 yıl boyunca gittiği her yerde TÜRK PASOPORTU’ nu büyük bir gururla taşır.

Madam Refka’nın dedesinin bir zamanlar belediye başkanı olduğu Kırklareli ile ilgili anıları konuştukça tazelenmeye başlar. Babası NESİM BOYACIOĞLU, dedesi ÇELEBİ EFENDİ’ ye özenerek büyük bir göbek yapar.O yıllarda göbekli olmak,ailede ayrıcalıklıdır.BOYACIOĞLU GÖBEĞİ gibi bir göbeği olması aile erkeklerinin ortak tutkusudur.Ancak göbeğinde bir dezavantajı vardır.Göbek büyüdükçe Türk helasına çömelmek zor olmaktadır.Bu işe de bir pratik çözüm bulunur.Klozetin icat olmadığı yıllarda Kırklareli’li göbekli Yahudiler hasır bir iskemlenin ortasını delmek suretiyle,oturarak o işi yapmanın kolay yolunu bulmuşlardır.Madam REFKA ,babasının o hasır iskemlesini hala unutamaz.

Madam REFKA’ ya veda etmeden önce Kırklareli Belediyesi’ nin hazırladığı küçük bir hediye paketi sundum. ATATÜRK resminin işlendiği gümüş tabağa ve küçük halıya hayran kaldı.Atatürk resmine uzun uzun bakıp göz yaşlarını saklayamadı.İçindeki ATATÜRK sevgisinin büyüklüğüne hayran kaldım.

Madam REFKA’ yı tanıdıktan sonra Kırklareli halkının 1908 yılında ÇELEBİ EFENDİ isimli bir yahudiyi belediye başkanı seçtiğini daha iyi anlıyoruz. Elinde fırsat olmasına rağmen, hemşehrilerini ateşten günlerinde yalnız bırakmayan bir insan,çocuklarına ve torunlarına büyük bir Türkiye sevgisi bırakır.Dedesinden kalan en büyük miras yıllar sonra hatırlanan bir belediye başkanlığı ve babasının vasiyeti ,”en önemli zenginliğin TÜRK olduğunu unutmaman ve sahip olduğun TÜRK PASOPORTU ”

ATATÜRK’ün “ NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE “ sözünün anlam ve değer bulduğu bir insanı tanımaktan memnun kalarak Bayan REFKA (BAYAN BEKİ ) ye veda ettim.

Mustafa Karaca