Kırklareli’de HARDALİYE EVİ açıldı

75

-Kırklareli yıllardır özlemini çektiği Hardaliye Evi’ne nihayet kavuştu.
Atatürk’ün vasiyetine, girişimci Pınar Akdeniz Metin “HARDALİYE EVİ” ile sahip çıktı.

Kırklareli’ne özgü alkolsüz bir içecek olan hardaliye, yüzlerce yıldır bilinmesine ve unutulmaya yüz tutmuş bu sağlıklı lezzeti yaşatmak istemesine rağmen, çeşitli sebeplerden dolayı bir türlü başarılı olamıyordu.

Atatürk’ün vasiyeti gerçekleşiyor…

20 Aralık 1930 tarihinde Kırklareli’ni ziyaret eden Atatürk’e, yöreye özel bir lezzet olan HARDALİYE ikram edilmiş ve beğeni kazanmıştı. Yörenin ekonomik gelişmesine büyük katkısı olacağına inandığı bu özel ürünün “MİLLİ BİR İÇECEK HALİNE GETİRİLMESİ”  tavsiyesinde bulunan Atatürk, bu sayede yöre ekonomisinin kalkınacağına inanıyordu.

Yıllardır siyasilerimiz ve yerel yöneticilerimiz 20 Aralık geldiğinde Atatürk’ün bu vasiyetini hatırlatır, hardaliyenin öneminden bahseder dururlar, ta ki diğer 20 Aralık gelene kadar.

Bugüne kadar atılan somut adımlar gerek ekonomik şartlar, gerek bilgisizlik ve önemsememekten dolayı başarısız olmuştur. Kırklareli Üzüm Üreticilerinin kurmuş olduğu HARDALİYE TESİSİ birçok zorluklara rağmen bu yıl,  yüz yıl önceki kaliteyi yakalayan bir lezzette hardaliye üretmeyi başarmıştır.

İnsan sağlığı için mucizevi faydaları olan bu ürün salt içecek değeri açısından bile önemli bir ekonomik olaydır. Kaldı ki; hardaliye üretimi için gerekli olan üzüm bağları da köylümüze ayrı bir gelir kaynağı olacaktır. Etrafı bağlarla çevrili Kırklareli bir zamanlar bağ şehri olarak anılır olmuş. Bir dönüm bağın ekonomik getirisinin diğer tarla ürünlerine göre çok daha fazla olduğu zaten kanıtlanmıştır. Ancak  işsizliğimize çare olacak bağcılık henüz hak ettiği yere gelememiştir. Bağcılıkla iştigal eden bir aile kendi işsizlik sorununu çözdüğü gibi dönemsel olarak mevsimlik işçiye ihtiyaç duyacağından üniversite şehri olmaya başlayan şehrimizin öğrencilerine de kısa süreli işler ile bir iş yeri olacaktır.

Günümüz kapitalist dünyasında sadece üretici olmak yetmiyor. Üretici köylümüzün ürettiği ürünü pazarlama güçlüğü yaşaması, bazı üretimlerden vazgeçmesine sebep olmuştur, bağcılıkta olduğu gibi. Üretim aşamasını hallettiğimize göre, sırada bu önemli ürünün kalitesine yakışır şekilde tüketiciye sunulması kalıyordu. Bu açığı kapatmaya gönüllü olan Pınar Akdeniz Metin isimli genç girişimci bir kızımız, büyük özverilerle hazırlamış olduğu “HARDALİYE EVİ”ni bugün Uğur Mumcu Caddesi’nde hizmete açmıştır.

Bugünden sonra Kırklareli’nin Valisi, Belediye Başkanı, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı, Borsa Başkanı ve diğer sivil toplum örgütlerinin yöneticileri ve en önemlisi Kırklareli halkı bu değerli sunum evine sahip çıkmalıdır.

Burada içeceğiniz bir bardak hardaliye kendi sağlığınıza faydalı olduğu kadar, Kırklareli’ nin üzüm üreticilerine, bağlarda çalışanlarına, bu üretime yardımcı malzemeler üretecek ve satacak esnafına da önemli ekonomik destek olacaktır.

Kırklareli kısa sürede ekonomik bir kalkınma heyecanı yaşayacaksa bunu kendi imkan ve çalışmaları ile yapmak zorundadır. Bağcılık, Kırklareli’nin geleceğidir, zaman geleceğimize sahip çıkma zamanıdır.

Üreten Kırklareli kendi üreticilerine sahip çıkmak zorundadır. Bağcılığın gelişmesi ile birlikte Kırklareli’nde bağcılığın yan ürünleri olan hardaliye, pekmez, üzüm çekirdeği, yaprak sarma gibi ürünler de canlanmaya başlayacaktır.

Sayın Valim, Belediye Başkanım ve Kırklareli halkı, Kırklareli’nde üretilen kaliteli ürünlerin farkına var, geçmişi yeniden keşfet. Kırklareli’nde Türkiye’nin en kaliteli BAL’ı üretilmektedir, en kaliteli BOZA’sı üretilmektedir. Kendinizi sorgulayın bir defa;

-En son ne zaman bir bardak hardaliye içtim?

-En son ne zaman bir bardak boza içtim?

-Kendi üreticimin balını aldım mı?

Bütün bu sorulara cevabınız evet ise sizi kutluyoruz, “Hardaliye Evi”nde misafirimizsiniz, bir bardak hardaliye içmeye bekliyoruz.

SARANTA HABER