Kırklareli’de Hırsızlık Olayları – 1

73

HIRSIZLAR VE POLİSLER -1-

İlimiz’de son zamanlarda artmaya başlayan hırsızlık olayları ferdi bir hırsızlık olayından çıkıp organize bir ekip çalışmasına döndü. Hırsızlık olayları tarihi bir süreç içinde her toplumda yaşanan istenmeyen utanç verici bir olay olarak karşımıza çıkar. Hatta bazı hırsızları sevimli göstermek için filimler bile çekilmiştir. Bağdat Hırsızı filmini bizim kuşak iyi hatırlar, Bağdat Hırsızının maceralarını ve yaptığı hırsızlıkları heyecanla izlemiştir.

Ancak bu defa İlimizde yaşan durum biraz farklı. Hırsızlar soyacakları evi günler öncesinden keşif yapıyor ve uygun saati bekliyor. Organize bir şekilde geliyorlar ellerinde ve arabalarında her çeşit malzeme var. Demir kesme makası, çeşitli anahtarlar, testere, tornavida ne ararsan var, sanki hırsızlığa değil, tesisat tamirine çıkmış tamirci gibiler.

Belediye AT ARABALARI’nı çevreye verdiği pislik ve karıştıkları hırsızlık olaylarında sonra yasaklamıştı. Ancak son zamanlarda at arabaları yine sokaklarda başıboş geziyor. Birisi bana söylesin lütfen bu at arabaları ne iş yapıyor. At arabasında bicon anahtarı, demir kesme makası, kazma’nın ne işi var. Siyasi rant uğruna, oradan gelecek birkaç oy uğruna bu tür olaylara göz yumulması çok acı verici bir olay.

Kış kışlığını yapacak elbette, soğuk ta olacak, kar ve yağmur da yağacak. Kış’a niye soğuk oldu, kar yağdı diye kızamayız. Üşümemek ve ıslanmamak için tedbir alırız. Bizim şahsi alacağımız tedbirlerin yanında Kamu görevi yapan kişi ve kurumların da bazı tedbirler almak görevleri icabıdır. Karayolları ve belediyeler yolları denetler, buzlanma olmasın diye tuz döker, trafik ekipleri araçları denetleyip uyarırlar ve uygun olmayanların yola çıkmasını engelleyerek olası bir kazayı önlemeye çalışırlar.

Hırsızlık olaylarına nasıl bir tedbir almalıyız ki olmasın. En azından hırsızlar yakalanacağını ve gerekli cezayı alacağını bildikleri için caydırıcı bir yönü olmalı. Vatandaş kendi tedbirlerini evininin kapısını veya penceresini kilitli tutarak önlem aldığını zanneder. Ancak, vatandaşın aldığı önlemlerin hırsızları durdurmadığı da ortada. Sadece kapı kilitlemekle hırsızı durduramıyorsun. O halde kamu görevlilerinin de alması gereken bazı tedbirler olmalı. Bu iş için görevli makam hırtsızlık masası polisleridir. Hırsızlık olayı olduğunda öncelikle polisi arayıp durumu bildiriyorsun. Polisler gelip keşif yapıp gerekli bilgileri alıp, sonra hırsızları yakalamak ve çalınan malları bulmak için gerekli teknik çalışmalara başlıyorlar.

13 Kasım 2018 gecesi Demirtaş mahallesinde bulunan evime hırsız girdiğini tespit ettik. Polisi aradık geldiler. Bazı teknik çalışmaların yapılmasını,(parmak izi gibi, kamera kayıtları gibi) yapılmasını, çalınan malların niteliği nedir ve nereye satılabilir gibi detaylı bilgiler bekledik. Ancak polis kardeşlerimiz “Siz kapıyı kilitlemeyi unutmuşsunuz. Kapı zorlanmadığına göre, demek ki kilitli değildi” gibi düz bir mantık yürütüp işi çözüverdiler. Halbuki kapının kilitli olduğundan emindik. Polislerin nezaretinde kapıları tekrar kilitledik ve çıktık. Sağ olsun hırsız kardeşlerimiz bizi yalancı çıkarmadılar. Polis nezaretinde kilitlediğimiz kapıyı komple çalarak kilidin önemli olmadığını gösterdiler. Tekrar polisi aradık ve sağ olsunlar yine geldiler. Bu defa çok daha güzel bir yorumla olayı çözdüler “ oturmadığınız evde niye eşya bırakıyorsunuz…..” Eyvah, eyvah bu defa da yine biz suçlu olduk. Demek ki, üç günlüğüne de bir yerlere gitsen, evin eşyalarını komşuya bırakacaksın. Hırsızlar da eve geldiğinde çalacak eşya bulamasın ve hırsızlık olayı olmasın. Şaka bir yana maalesef sözün bittiği yerdeyiz.

Hırsız kardeşler bu yorumu da duymuş olacaklar ki, üçüncü gece evin musluklarını söküp getirmişler. Gelmişken boş dönmemek için olacak herhalde. Bundan böyle bir yerlere giderken demek ki evin eşyalarının yanında muslukları da söküp komşuya bırakmak gerekiyor.

5 gün içinde bir yere 3 defa hırsız girerse bu olay bizi biraz düşündürmeli. Ya hırsızların yakalanmaktan korkuları yok, ya da polisin bizi yakalamaya zamanın yok, diye düşünüyor olabilirler. Her iki varsayımda çok üzücü. Mutlaka ciddi ve caydırıcı tedbirler alınmalı.
Hırsızların bu çaldıkları malları kime sattığı, hurdacılık yapan firmaların mutlaka kamera kaydı, giriş çıkış kaydı ve vergi kaydı gibi ciddi tedbirlerin alınması gerekmektedir.

MUSTAFA KARACA – 23.11.2018