KIRKSEDER üyeleri Huzur Evi ziyareti

890

Kırkseder ( Kırklareli Şair ve Edebiyatçılar Derneği) 18-24 Mart Tarihleri arasında kutlanan YAŞLILAR HAFTASI etkinlikleri kapsamında Kırklareli Huzurevi’nde yaşayan yaşlıları ziyaret etti. Ziyaret sırasında Kırklareli Üniversitesi Öğrencilerinin de bulunması “ÜÇ NESİL” buluşması gibi anlamlı bir güne dönüştü.

YAŞLILAR HAFTASI NEDİR?

Bizleri bugünlere ve geleceğe hazırlayan yaşlılarımız için hayatı kolaylaştırmak ve kimseye muhtaç olmadan yaşamalarını sağlamak devletimizin öncelikli görevleri arasındadır. Yaşlılarımız dün ile bugün arasında kültürümüzü ve toplumsal değerlerimizi unutmamamızı sağlayan, bugünü yarınlara bağlayan önemli bir köprü gibidir. Yaşlılarımızın toplumla bütünleşerek daha aktif bir yaşam sürmesi hepimizin geçmişe ve geleceğe bir borcudur.

Toplumsal hafızamızı bize her daim hatırlatan yaşlılarımıza gösterebileceğimiz en güzel ödül bir demet çiçek ve bir yudum saygıdır. İşte bu anlamlı günde Kırklareli Üniversitesi öğrencileri ellerinde bir demet karanfil ile yaşlılarımızın gönüllerini ve sevgilerini kazandılar.

Biz bugün BÜYÜK Önder ATATÜRK’ün dediği gibi gençlerimiz ile geleceğe güvenle bakabileceğimizi gördük.

Andre Maurois

İhtiyarlık denen şey, beyaz saçlardan ve yüz buruşukluğundan ziyade, artık geç kalındığı, oyunun oynanmış olduğu ve bundan sonra, sahnenin başka bir nesle ait olduğu duygusunu hissetmektir.

Atatürk  “Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu; o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Geçmişte çok güçlüyken, tüm gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, geleceğe güvenle bakmağa hakkı yoktur.” Sözü ile yaşlılarımıza ve geçmişimize verdiği önemi vurgulamıştır. Çünkü her yaşlı insan yaşayan bir kütüphanedir. Kütüphane denilince aklımıza hemen kitap gelmesin. Toplumun yaşadığı olaylarda birikmiş anılarda bir kitap kadar değerlidir.

Ülkemizde her yıl 18–24 Mart tarihleri arası “YAŞLILAR HAFTASI” olarak kutlanmaktadır.

1827 yılından itibaren hemen hemen her 15-20 yılda emperyalist bir  saldırıya maruz kalarak savaşmış olan Türk halkı 100 yıl süren bu süreçte oldukça büyük insan ve mal kaybına uğramıştır. 1927-28 Omanlı-Rus Savaşı, 1854-56 Kırım Savaşı dediğimiz ancak Balkanlarda da büyük acılar ve istilalar yaşanan savaşlar, 1877-78 ( 93 harbi diye bilinen) Osmanlı- Rus Savaşı, 1911 Trablusgarp, 1912-1913 Balkan Savaşları, 1914-18 Birinci Dünya Savaşı, 1919-1922 Kurtuluş Savaşı ile noktalanan savaşlar ve yıkımlar sonucu milyonlarca insan esir düşmüş, sakat kalmış, yetim kalmış ve şehit olmuştur.

DARÜLACEZE

1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası Balkanlardan gelen milyonlarca insan aç ve muhtaç olarak anayurda gelebilmiştir. İstanbul’a ulaşabilen dört yüz bin civarı göçmen sokaklarda evsiz barksız hasta ve kimsesiz kalmıştır.

İstanbul’daki dilencileri, sokaklarda başıboş gezen kimsesiz çocukları, cami avlusunda yatan kimsesiz muhtaçları bir araya toplayıp ıslah ederek sanat sahibi yapmak, kimsesizlerin son ömürlerini huzur içinde yaşamalarını sağlamak maksadıyla zamanın Padişahı II. Abdülhamid Han, bir Darülaceze kurulmasını ferman ile emir buyurmuştur..

6 Ekim 1892 tarihinde 21 koyun kesilerek temeli atılan Darülaceze’nin resmî açılışı 31 Ocak 1896 tarihinde yapılmıştır.

Şefkat Yuvası olarak kabul edilen Darülaceze; din, dil, ırk, sınıf ve cinsiyet farkı gözetmeksizin bakıma muhtaç, yaşlı, engelli insanlara, sokağa terk edilmiş kimsesiz çocuklara hizmet vermeye devam etmektedir..

CUMHURİYET DÖNEMİ ”UMAY ANA”

Cumhuriyet kurulduğunda İnsanlarımız her ne kadar büyük bir coşku ile hayata sarılmaya çalıştı ise de yardıma muhtaç binlerce yetim ve yaşlı devletin yardımını bekliyordu.

Atatürk , Kırklareli Milletvekili Fuat Bey’ in yardıma muhtaç çocuklar için başlattığı çalışmaları takdirle karşılamış ve ona kimsesizlerin yardımına koşan UMAY ANA’ dan esinlenerek UMAY soyadını vermiştir.

Atatürk yaşlı ve yardıma muhtaç insanları da unutmamış ve, 1930 tarihinde yürürlüğü giren 1580 sayılı yasa ile ilk defa kamu kuruluşu olan Belediyelere bakıma muhtaç kişilerin (yaşlıların) korunması, yaşlı evleri yapma ve yönetme yükümlülüğü getirilmesi üzerine, değişik illerde aceze evleri, güçsüzler yurdu, düşkünler evi ve huzurevi adı altında yatılı yaşlı kuruluşları açılmasını sağlamıştır.

Aynı zamanda çeşitli dernekler, azınlıklar ve gerçek kişiler de yaşlılara hizmet vermek amacıyla yatılı yaşlı kuruluşları açmışlardır.

Her türlü sosyal yardım ve güvenlik hizmetlerini düzenlemek, korunmaya muhtaç yaşlı, çocuk ve özürlülerin bakımı, yerleştirilmesi ve rehabilitasyonu ile çalışma gücünden yoksun yoksul kimselerin sosyal güvenliğini sağlamak üzere 3017 sayılı Sağlık Sosyal Yardım Bakanlığı Teşkilat Kanununun 17.maddesine istinaden 225 sayılı kanunun 4.maddesi ile 1963 yılında Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü kurulmuştur.

Böylece tarih boyunca yaşlı kişilere, dini buyruklar ve hayırsever duygularla kişisel olarak, değişik mevzuatlar çerçevesinde kamu ve özel kuruluşlarca ayni ve nakdi yardımlar şeklinde verilen bu plansız ve programsız hizmetlere yeni bir yön verilerek, söz konusu ihtiyaç gruplarına hizmetin bir bütün olarak ve insan onuruna yaraşır bir biçimde bir sistem dahilinde götürülmesi sağlanmıştır. Bu şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’na bağlı ilk huzurevi 1966’da Konya’da, ikincisi ise Eskişehir’de açılmıştır.

1982 yılında Yaşlıları Koruma Derneği tarafından her yıl 18-24 Mart tarihlerinin “YAŞLI HAFTASI” olarak kutlanması zamanın Devlet Başkanı Sn. Kenan EVREN’e önerilmiş ve 05 Mart 1982 tarihinde bu öneri kabul edilerek YAŞLI HAFTASI’nın 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin kapsadığı hafta içinde kutlanmasının ayrı bir anlamı olacağı belirtilmiştir.

YAŞLILAR HAFTASI

Her toplumun hafızasını sağlayan toplumun yaşlılarıdır. Toplumların yaşlı nüfuslarına sunabildikleri hizmet kalitesi toplumun gelişmişlik seviyesini belirler. Yaşlılar haftası ülkemizde yaşlılarımızın hayat kalitesini yükseltmek ve toplum dışına itilmelerinin önlemek amacı ile çeşitli aktiviteler düzenlenen bir hafta olarak kutlanmaktadır.

1 EKİM Birleşmiş Milletler Dünya Yaşlılar Günü

Birleşmiş Milletlerin temel prensiplerinden olan insan hakları beyannemesine göre ;

Yaşlı Bireyler;

İtibar görmeli ve güven içerisinde yaşamalıdır.

Sömürüden, fiziksel ya da zihinsel istismardan uzak tutulmalıdır.

Hizmetlerden yararlanırken; yaş, cinsiyet, ırk, etnik köken, özür durumu ya da diğer konumları nedeniyle bir ayırım görmemelidir.

Gelir durumları belirleyici bir unsur olmamalı, gelir düzeyinden bağımsız olarak gereksinimleri karşılanacak şekilde uygun hizmetlerden yararlanmalıdır.

Prensiplerinden ve görüşlerinden hareketle insan yaşamının en son durağı olan, Yaşlılığın da  önemli dönemlerden biri olması nedeniyle 1990 yılında Birleşmiş Milletler 1 Ekim tarihini Dünya Yaşlılar Günü olarak ilan etmiştir.

Kısaca özetlediğimiz bu anlamlı günde Kırklareli Huzurevi’nde üç nesil birlikte geçirdiğimiz şiir-müzik ve söyleşi dolu saatler ve dakikalar yıllar kadar uzun geldi. Yaşlılarımız okunan şiirlere ve şarkılara eşlik etti, söyleşilere büyük bir ilgi ile katıldı. Kırmızı Gül’ün Halı var şarkısı ile hüzünlendiler, Ömrümün Sonbaharı şarkısı ile gözleri doldu ama Yeşillim türküsü ile de kalkıp bir güzel oynadılar.

Yeni Nesil Sunay Akın; FATİH UMUTLU

Yaşlılığa karşı en mükemmel ilaç, bilgili ve erdemli olmaktır. – M.T. Cicero

Etkinliğe katılan bir genç ilgimizi çekti. Anlatmış olduğu büyüklere masallar diyebileceğimiz türden bir söyleşi ile geleceğin Sunay Akın’ı olabilir. Atatürk’ün Fransa’da düzenlenen ilk uçak denemesinde yaşadıklarını öylesine güzel bir masal üslubu ile anlatı ki tekrar tekrar izlemeye değerdi. Bazen hayatta yaşanan tesadüfler bir insanın, bir insanda bir ulusun kaderini nasıl değiştirebiliyor çok ilginç bir yaşam anekdotu. Sonunda bu gencin Mustafa Kemal Atatürk olduğu açıklanınca salonda bulunan coşkuyu görmeye değerdi. Atatürk’ün adı geçince yaşlılarımızın ayakta alkışlamaları hepimizin gözlerini yaşarttı.

İşte yaşlılık bu ne zaman hüzünlenip geçmişe dalsan da hayat devam ediyor ve geçmişi anıp hüzünlenmek değil yaşadığın anı, geçirdiğin dakikaları ve saatleri mutlu yaşamak.

Yaşlılarımıza 5 yıldızlı hotel konforunda hizmet veren Huzurevi yöneticilerini başta müdürleri olmak üzere emeği geçen tüm personeli kutluyorum. Yaşlılarımıza hak ettikleri hizmet ve saygıyı gösterdikleri, sabır ve güler yüzle onlarla bir aile gibi oldukları için gerçekten saygı duyulacak kutsal bir çaba gösteriyorlar. Sabırlı ve sağlıklı günler onların olsun.

SARANTA HABER