KIRKSEDER’in Çağlayık Köyü Ziyareti

Çağlayık Köy’ünden Ozan Mehmet KAYGUSUZ’u , Kırkseder’in her ay’ın ilk Cumartesi günü düzenlediği şiir dinletisinde tanıdık. Sessiz, sedasız, mahcup haliyle kimsenin dikkatini çekmemeye çalışıyordu.

Ancak okuduğu şiir ile aniden gündeme bomba gibi düştü. Nazım Hikmet tarzı serbest şiir ile anlattığı olaylar, Dede Korkut Destanları gibi insanı olayın tam ortasına çekiyordu. Herkes köylerde okulların kapatılması ile ilgili, lehte  veya aleyhte bir çok lüzumsuz sözler söyler, sayfalar dolusu yazıları, üstelik yaşamadığı bir olay için yazarken, o kısa  ve  öz  bir  şiir ile her  şeyi özetliyordu. Şiir lezzetinde, destan tadında anlatılan olay, insanı bir an için  o günlere çekebiliyordu.

Çağlayık Köy’ü Kırklareli’ne 50 km. uzaklıkta, Bulgaristan sınırına sıfır noktada bir orman köyümüzdür. Köy’ün ismi küçük çağlayan anlamına gelmektedir. Balkan Harbi öncesi Bulgar Köyü imiş. Köyün karşısında ise Türk Köyü DENİZOBA bulunuyormuş. Savaştan sonra sınırı çizen REZVE DERESİ köyleri ayırmış. Bulgar Köyü olan ÇAĞLAYIK, Türkiye sınırları içinde, Türk Köyü DENİZOBA ise Bulgar sınırları içinde kalmış. Köylüler ve merada otlayan hayvanlar uzun süre bu duruma alışamamış. Akşam olunca herkes evine gitmesi gerektiği zaman, sorunlar yaşanmış. Bir çok sığır ve koyun Türk tarafına veya Bulgar tarafına geçmiş. Tatsız olaylara sebep olan sınır ihlalleri yaşanmış. Yaşanan göç hikayeleri ise iki taraf için unutulmayan yaralar açmıştır.

Devlet yetkilileri de herhalde bu duruma son vermek için Çağlayık Köyünün ismini ÇAĞALAYIK olarak değiştirmişler. Gösterilen bütün çabalara rağmen Çağlayık ismi hala kullanılmaktadır. Çağa-layık olması durumu ise, yolundan okuluna kadar bir çok soru ile hala tartışma konusudur.

Milli Eğitim’in taşımalı eğitim kararı ile kapanan okulun durumu içiler acısı. Çatısı yıkılmış onarım bekliyor. Derslikler ise samanlık olmuş. Neyse ki okulun önünde, Atatürk Büstü  hala nöbette. Ufak bir tadilatla yıkılmakta olan okul bir kütüphaneye dönüştürülebilir. Köy gençleri bu kütüphanede ders çalışabilir, kitap ve gazete okuyabilir.

Şubat ayı içinde “Köyümüz’e  gelir misiniz?” daveti, ancak 15 Mayıs 2011 Pazar gerçekleşebildi. O gün KIRKSEDER üyeleri bir otobüs ile Çağlayık Köyü’ne beklenen ziyareti yaptı. Köy kurulduğu tarihten beri ilk defa böylesine çeşitli insanı bir arada gördü. KIRKSEDER üyesi şairlere, basın mensupları, sivil toplum üyeleri ve politikacılar da katıldı. Ozan Kaygusuz’ un evinde kurulan köy sofrası, BOLCA NİNE’nin sofrası gibiydi. Yıllardır unutulan İMECE USULÜ misafir ağırlama herkesi memnun etti. Köy kadınları evlerinde yapmış oldukları yemekleri misafir sofrasında ikram etti. Her komşu bir şeyler hazırlamıştı. Kimisi kuru fasulye, kimisi pilav, kimisi çorba, kimisi de tatlı yapıp getirmişti. Böyle bir güzellik içinde yenilen öğlen yemeğinden sonra köy meydanında şiir dinletisine geçildi.

KIRKSEDER üyesi şairlerin şiir dinletisi mükemmeldi. Özel olarak seçilmiş şiirler köyün ve köylünün sorunlarını anlatıyordu. Hasan Öztürk sazı ve sözü ile güne ayrı bir lezzet kattı.

Ozan ALİ EKER’ in köy için yazdığı şiir’ i hatıra olarak köy muhtarlığına hediye etmesi güzel bir jest oldu. Bakalım Ali Eker’ in şiirinden Çağlayık nasıl çağa layık olmuş.

[blockquote]ÇAĞLAYIK ÇAĞA LAYIK OLMAMIŞ

Çağa layık diye çağladık geldik

Elli kilometre sonrası bulduk

Yolları çok bozuk dostlar yorulduk

Çağlayık Çağa layık olmamış

 

Düşmana çok yakın çatak içinde

Yaşamaya zorlanıyor geçimde

Artık kurtulamaz batak içinde

Çağlayık çağa layık olmamış

 

İsmi çok güzel de bakımı kötü

Çok lezzetli olur eti ile sütü

Sadece bol olan ormanı , otu

Çağlayık çağa layık olmamış

 

Yüksekten bakınca Bulgar görünmüş

Bey’ ler gelip yoklamaya erinmiş

Bir sayım’ da bir seçim’ de gelinmiş

Çağlayık çağa layık olmamış

 

Her tarlası traktörle sürülmez

Ekersin biçersin mahsul görünmez

Dereköy’ den bu tarafa gelinmez

Çağlayık çağa layık olmamış

 

Sevgisi saygısı haddinden fazla

Yanmış yürekleri tutuşmuş közle

Biz’ de sesleniriz saz ile sözle

Çağlayık çağa layık olmamış

 

Ozan Ali sırrı açığa verme

Ufak tefek hataları hiç görme

Otuz, kırk hanedir boşuna sayma

Çağlayık çağa layık olmamış

OZAN ALİ EKER[/blockquote]

Etkinliğe eski KIRKSEDER Başkanları Nazif Karaçam ve Münir Saygın’ın katılması da ayrı bir güzellikti. Bilindiği gibi, Nazif Karaçam Kırklareli’nin canlı tarihi gibidir. Araştırmacı-Yazar Nazif Karaçam  “ EFSANEDEN GERÇEĞE KIRKLARELİ” kitabının yazarıdır. Münir Saygın ise Açık Öğretim Fakültesi Kırklareli Büro Başkanıdır. Her türlü sosyal ve kültürel etkinliğe kendi imkanları ile katılıp, bunları güzel yazıları ile Kırklareli Halkıyla paylaşmaktadır.

Etkinlikte, her an köyün ve köylü’nün içinde olan ve politikayı fazla ön plana çıkarmayan politikacılar da vardı. DSP Milletvekili adayları İlhan ÖZALTAN ve Kemal İNEBOLU etkinliği sonuna kadar izlemesine rağmen, herhangi bir politika yapma gereği duymadan köylü ile beraberdi. Bu tavırları köylünün daha çok hoşuna gitti. Anlaşılan o ki köylümüz artık lüzumsuz konuşmalardan ve yerine getirilemeyecek vaatlerden bıkmış. Gereksiz şeyler dinlemek istemiyor. DSP Milletvekili adaylarını ve kendilerine eşlik eden DSP Kadın kolları üyelerini bu örnek davranışlarından dolayı kutluyoruz.

Çağlayık Köyü’ne bir çok  şair ve edebiyatçının gelmesine, ve bu şairlerin ve edebiyatçıların da Kırklareli’nin son noktasında bulunan hudut köyü ÇAĞLAYIK’ı tanımasına sebep olan    OZAN MEHMET KAYGUSUZ’a teşekkür ederek köye, bir yıl sonra yine buluşabilmek temennisiyle veda ediyoruz.

SARANTA HABER