Kofçaz Köylerine RES

11

Yıldız Dağları için düzenlenen bilimsel raporlarda;

AGRIN adına Korhan Özkan tarafından hazırlanmıştır, Ankara. Yıldız Dağları Biyosfer Projesi Raporunda , “Yıldız Dağları’nın kuş göç yolları üzerindeki stratejik konumu dikkate alınarak, bölgede rüzgâr enerjisi santrali kurulmasından kaçınılmalıdır.” Diye özellikle belirtilmekte ve bu konuda uluslar arası yasaların emredici hükümlerini sıralamaktadır. diye yazmasına rağmen, Kadife Enerji Şirketinin raporunda “Santral sahasının önemli kuş göç yolları üzerinde bulunmaması gibi kriterler göz önünde bulundurulmuştur” diye yazmasına rağmen, yine de ısrarla RES kurulmak istenmesinin bilimsel bir açıklması nasıl yapılır?

KOFÇAZ İLÇEMİZİN KÖYLERİ ELMACIK, KOCAYAZI ve KEŞİRLİK KÖYLERİ ( KOFÇAZ İLÇESİ) RES SANTRALI PROJESİ.

Gün geçmiyor ki ormanlarımız, dağlarımız, su kaynaklarımız ve diğer doğal güzellik ve zenginliklerimizi tehdit eden projeler hakkında duyumlar almayalım. Bazıları her türlü yasal engellemeye karşılık doğamızı tahrip ederek hayata geçmeye çalışıyor, bazıları ise sağduyulu, doğaya karşı saygılı insanların protesto girişimleri karşısında şimdilik kaydıyla askıya alınıyor.

2013 yaz aylarında İğneada Beğendik köyü sahillerine termik santral kurma çalışması başladı. Önceleri Balıkçı Barınağı dendi, termik veya nükleer santral söylentileri ile, yol çalışması bahanesiyle binlerce ağaç katliamı yapıldı. Kamuoyunun dirençli karşı koyması ile şimdilik askıya alındı.

2013 Yılı bitmeden Dereköy’ e taş ocağı ve siyanürle altın arama ruhsatları gündeme geldi. Baskılar sonucu bu projelerde şimdilik durduruldu veya uygun zamanı kollamak üzere askıya alındı.

Son olarak Elmacık ve Kocayazı köylerini kapsayan bir RES PROJESİ gündeme geldi. Böyle bir projenin değil uygulanması, düşünülüp hazırlanması bile bir doğa cinayetidir. İstanbul’ da bazı akıllı veya akil kişiler oturmuşlar masa başına “ Trakya’ nın rüzgarı kuvvetlidir, kışın esen deli poyraz insanın kemiklerini sızlatır. Bu rüzgarın önüne iki tane pervane koydun mu, döndükçe para basar. Devlet nasıl olsa enerji açığını karşılamak için, şirketlerin ürettiği enerjiyi satın alarak ulusal dağıtım şebekesine bağladığı için müşteri hazır.” Diye düşünmüş olacaklar ki İstanbul’ da KADİFE ENERJİ isimli firmaya bir güzel rapor hazırlatıp Trakya’ nın dağlarını, tepelerini, köylerini, hazine arazilerini, şahıs arazilerini işgale başlamışlar. Karşı çıkacak olan olursa cevap hazır “ enerji açığını karşılamak lazım, RES ler temiz enerjidir, her şeye karşı çıkıyorsunuz, bari buna karşı çıkmayın, yeter artık vs vs.”

BİZİM KARŞI ÇIKIŞ SEBEPLERİMİZ VE ONLARA CEVAPLARIMIZ.

Gözleri kar ve çıkar hırsı ile dönmüş olan çıkar çevrelerinin emperyalist uygulayıcıları önce şunu bilmelidirler ki, Trakya’ nın rüzgarı sert eser ama emperyalizmin kar çarklarını döndürmek için esmez. O rüzgarlar çeliğe su verir gibi insanın kemiklerini sızlatır ama içini üşütmez. İnsanı doğaya karşı hazırlar, mert ve sözüne güvenilir yapar. Trakya’ nın Yıldız Dağlarının sert rüzgarları ile pişmiş mert insanlarının sakin görünüşü kimseyi yanıltmasın.

Şimdi bu insanlara anlayabilecekleri şekilde bilimsel cevaplar verelim öncelikle. Çevre ve Orman Bakanlığı Yıldız Dağlarının arazi ve bitki örtüsü, yaşam alanlarının tespiti, göçmen kuşların göç yollarını tespit etmek üzere 2005 yılından beri bazı projeler hazırlatmaktadır. Bu projeler “ Yıldız Dağlarının Biyosfer Projesi Raporları Serisi” şeklinde 10 adet rapor hazırlanmıştır. Bu raporlar tamamen bilimsel çalışmalar sonucu ve Türkiye’ nin imzalamış olduğu uluslararası sözleşmelere, Bern Sözleşmesi (1982, Avrupa’nın Yaban Hayatını ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi), Türkiye tarafından 1984 yılında imzalandı.

BirdLife Avrupa Birliği’ndeki Kuşların Statü Değerlendirmesi (BirdLife International, 2004

Uygun olarak yapılmıştır. Yıldız dağlarının doğal yapısı, bitki örtüsü, kuş türleri gibi önemli konuları kapsamaktadır.

Bu bilimsel raporların sonucunda elde edilen kanıya göre, Yıldız Dağlarında doğal hayatı etkileyecek bir çalışma yapmak bir doğa cinayetidir. Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Orman Bakanlığı da bu kanıya varmış olacak ki böyle bir proje çalışmasına destek ve olanak vermiştir.

10 adet projenin özeti şudur::

Yıldız Dağları Biyosfer Projesi kapsamında hazırlanan bu serideki diğer dokümanlar, aşağıdaki gibidir:

Uzaktan algılamalı uydu sistemleri ve CBS teknikleri kullanılarak Yıldız Dağları’na ait arazi ve bitki örtüsü, yaşam alanı ve peyzajların haritalandırması. S. Berberoğlu, C. Dönmez ve O. Şatır tarafından AGRER-Agriconsulting-AGRIN adına Çevre ve Orman Bakanlığı (Ankara) adına hazırlanmış olan rapor. Yıldız Dağları Biyosfer Projesi Raporlar Serisi, No. 1.

Yıldız Dağları’nın Eko-hidrolojisi. Yusuf Serengil tarafından AGRER-Agriconsulting-AGRIN adına Çevre ve Orman Bakanlığı (Ankara) adına hazırlanmış olan rapor. Yıldız Dağları Biyosfer Projesi Raporlar Serisi, No. 2.

Yıldız Dağları’nın florası. N. Özhatay, E. Akalın, Y. Yeşil, S. Demirci, N. Güler ve H. Ersoy tarafından AGRERAgriconsulting-

AGRIN adına Çevre ve Orman Bakanlığı (Ankara) adına hazırlanmış olan rapor. Yıldız Dağları Biyosfer

Projesi Raporlar Serisi, No. 3.

Yıldız Dağları’nın faunası. M. Sözen ve A. Karataş tarafından AGRER-Agriconsulting-AGRIN adına Çevre ve Orman Bakanlığı (Ankara) adına hazırlanmış olan rapor. Yıldız Dağları Biyosfer Projesi Raporlar Serisi, No. 4.

Yıldız Dağları’nın mağaraları ve faunası. BUMAD (E. Çoraman, Y. Özakın, Y. Çelik, M. Döker, K. Kunt ve E. Özel) tarafından AGRER-Agriconsulting-AGRIN adına Çevre ve Orman Bakanlığı (Ankara) adına hazırlanmış olan rapor. Yıldız

Dağları Biyosfer Projesi Raporlar Serisi, No. 5.

Önerilen Yıldız Dağları Biyosferinin yönetiminin planlanmasına ilişkin katılımcı bir yaklaşım. S. Alpan Atamer, Sevgi Gül ve Okan Can tarafından AGRER-Agriconsulting-AGRIN adına Çevre ve Orman Bakanlığı (Ankara) adına hazırlanmış olan rapor. Yıldız Dağları Biyosfer Projesi Raporlar Serisi, No. 7.

Önerilen Yıldız Dağları’nda kaynak yönetimi: topluluk bazlı bir yaklaşım. Francis Hurst tarafından AGRERAgriconsulting-

AGRIN adına Çevre ve Orman Bakanlığı (Ankara) adına hazırlanmış olan rapor. Yıldız Dağları Biyosfer Projesi Raporlar Serisi, No. 8.

Yıldız Dağları’ndaki ekosistem mal ve hizmetlerinin belirlenmesi ve değerlemesi. Dominic Moran tarafından AGRERAgriconsulting-

AGRIN adına Çevre ve Orman Bakanlığı (Ankara) adına hazırlanmış olan rapor. Yıldız Dağları Biyosfer Projesi Raporlar Serisi, No. 9.

Yıldız Dağları’ndaki köylerin sosyal profili. Dominic Moran ve Axel Tarisse tarafından AGRER-Agriconsulting-AGRIN adına

Çevre ve Orman Bakanlığı (Ankara) adına hazırlanmış olan rapor. Yıldız Dağları Biyosfer Projesi Raporlar Serisi, No.

10.3.5. Yıldız Dağları Kuşlarının Koruma Statüsü

Yıldız Dağları kuşlarının güncel koruma statüleri ilgili ulusal ve uluslararası mevzuat ve biyolojik çeşitliliğin korunması ile ilgili diğer araçlar dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Bunlar:

Bern Sözleşmesi (1982, Avrupa’nın Yaban Hayatını ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi), Türkiye tarafından 1984 yılında imzalandı.

Avrupa Birliği Kuş Direktifi, bu direktif ile Bern Sözleşmesi’nin amaçları uygulanmıştır.

IUCN (Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması İçin Uluslararası Birlik) Tehlike altındaki türler kırmızı listesi (IUCN, 2009).

BirdLife Avrupa Birliği’ndeki Kuşların Statü Değerlendirmesi (BirdLife International, 2004).

YILDIZ DAĞLARI AVIFAUNASI RAPORU Sonuçlar

Yıldız Dağları Biyosfer Projesi Rapor Serisi No. 6 26

4915 numaralı Kara Avcılığı Kanunu (2003) ulusal mevzuat olarak bazı türler için koruma sağlayan temel araç durumundadır. Her yıl esas olarak Bern Sözleşmesi’nin hedefleri dikkate alınarak toplanan Merkez Av Komisyonu’nun tür değerlendirmeleri yapılarak koruma statüleri ekler halinde düzenlenir.

Bu mevzuatta tanımlanan değişik sınıflar ve eklerin ayrıntıları Tablo 11’de açıklanmıştır. Genel değerlendirmenin özeti Ek 1 de, her tür için verilen statüler de derlenerek Tablo 12’de verilmiştir. Kuş türlerinin çoğunluğu Bern Sözleşmesi kapsamında bulunmakta ve sekiz tür hariç tüm kuş türleri değişen statüler altında korunmaktadır (Tablo 12).

Bu dokümana, aşağıdaki şekilde atıfta bulunulabilir:

YMBP (2010). Yıldız Dağları’nda kuş çeşitliliği ve dağılımı. Rapor Çevre ve Orman Bakanlığı için AGRERAgriconsulting- AGRIN adına Korhan Özkan tarafından hazırlanmıştır, Ankara.

Yıldız Dağları Biyosfer Projesi Rapor

Biyosfer Rezervi olarak önerilen Yıldız Dağları’nın planlamasını ve yönetilmesini desteklemek ve gelecek çalışmalara alt yapı sağlamak amacıyla Mayıs ve Ağustos 2009 tarihleri arasında bir kuş çeşitliliği saha araştırılması gerçekleştirildi. Çalışma kapsamında alanın kuş faunasının önemli bir bileşeni olan üreyen kuşlar odak olarak seçildi. Üreyen kuşların bolluk ve yaygınlıkları ile farklı habitatların barındırdıkları kuş toplulukları standart bir yöntem ile örneklendi. Alanın kuş faunasının diğer önemli bileşenleri olan kışlayan ve göçmen kuşlar kaynak ve zaman kısıtlamaları sebebiyle arazi çalışmasına dahil edilmedi.

Arazide geçirilen 88 gün sonunda, 697 noktada 177 kuş türüne ait 8535 gözlem kaydı elde edildi. Sonuçlar Yıldız Dağları’nda 105 kuş türünün kesin olarak ürediğini, yedi türün üremesinin olası ve 16 türün üremesinin mümkün olduğunu ortaya koymuştur.

Yıldız Dağları’nın tarım alanları ve orman içi açıklıkları saha araştırması yapılan habitat türleri arasında en çok kuş türü zenginliğini barındırmışlardır. Bu nedenle bu habitatların mozaik yapısı ve çeşitliliği korunmalı ve geliştirilmelidir.

Geleneksel tarım yöntemlerinin bölgedeki kuş zenginliği üzerine olası etkileri konusunda ayrıntılı araştırmalar yapılmalı, sonuçlara göre bölgedeki biyolojik çeşitliliği koruma ve geliştirme adına belli tarımsal aktivitelerin desteklenmesi dikkate alınmalıdır.

Proje sahasında rüzgâr enerji santralleri kurulmasına ilişkin güncel ancak kesin olmayan durum bölgedeki kuş çeşitliliği ve göçmen kuşlar için potansiyel bir tehdit oluşturmaktadır. Rüzgâr santrallerinin, habitat kalitesini bozarak üreyen kuşlar üzerindeki olumsuz etkisi ve daha önemlisi doğrudan ölümlere yol açarak göçmen kuşlar üzerindeki olumsuz etkisi, iyi bilinen bir gerçektir (Langston ve Pullan, 2003). Yıldız Dağları’nın tüm Palaearktik bölge için en önemli göç yollarından biri üzerinde yer aldığı göz önüne alındığında, bölgede kurulacak rüzgâr enerji santrallerinin Türkiye’nin ulusal sınırlarını aşarak bütün bölge kuş çeşitliliği üzerinde olumsuz sonuçlar doğurması olasıdır. Mahya Dağı üzerine kurulu olan askeri radar yapısının her sene göç eden yüzlerce bıldırcın kuşunun ölümüne neden olduğu bilinmektedir (bireysel iletişim). Bu gibi ufak bir yapının bile neden olduğu etki geniş rüzgâr enerjisi santrallerinin önemli bir göç darboğazına kurulduklarında neden olabilecekleri olumsuzluklar için bir göstergedir. Bu nedenle, Yıldız Dağları’nın kuş göç yolları üzerindeki stratejik konumu dikkate alınarak, bölgede rüzgâr enerjisi santrali kurulmasından kaçınılmalıdır.

BU PROJE NEDEN OLMAZ

Bilimsel raporlar Yıldız Dağlarının doğal yaşamı ve bitki örtüsünün bozulmaması için gerekli bilimsel verileri ortaya koyarken, üstelik bu raporlar Çevre ve Orman Bakanlığının izni ve desteği ile, uluslar arası sözleşmelere istinaden yapılırken böyle bir Res Projesini yapmaya cesaret etmek tam bir doğa katliamına davetiye çıkarmaktır.

Gelin projeyi kendi tanıtımları ile inceleyelim ve neden olamayacağının cevabının aslında projede saklı olduğunu gösterelim.

1- Projenin 1, şartı “kuşların göç yolları üzerinde olmamalıdır” zaten her şeyi açıklamaktadır. AGRIN adına Korhan Özkan tarafından hazırlanmıştır, Ankara. Yıldız Dağları Biyosfer Projesi Raporunda, “Yıldız Dağları’nın kuş göç yolları üzerindeki stratejik konumu dikkate alınarak, bölgede rüzgâr enerjisi santrali kurulmasından kaçınılmalıdır.” Diye özellikle belirtilmekte ve bu konuda uluslar arası yasaların emredici hükümlerini sıralamaktadır.

2-Bölgeye istihdam sağlayacağı konusu tam bir kandırmacadır. Proje kapsamında tamamı 20 kişi çalışacaktır. Proje tamamlandıktan sonra ise 7 kişi ile yola devam edilecektir. Üstelik bu elemanların elektrik bilgisi yüksek kişiler olacağı ihtiyaçtır. Öyle ise bölge insanlarından kimleri istihdam etmeyi düşünmekteler.

3-Proje alanı olarak düşünülen alanın % 80 i ormanlık alandır. Bu binlerce ağaç katliamı ve ormanın yok edilmesi demektir. Her ne kadar sonradan şu kadar ağaç dikeceğiz demekle tepkiler azaltılmaya çalışılsa da, “ağaç dikmek demek orman değildir” gerçeğini artık bütün dünya bilmektedir. Bizim iyi niyetli insanlarımızı belki bu parlak sözler kandırabilir fakat, dünya buna pek kanmaz. % 80 den geri,ye kalan alan ise köylünün tapulu tarım arazisidir. Zaten arazinin çok az ve sınırlı olduğu bu bölgede köylünün kalan arazisine de göz dikmek, onların yaşam alanlarını yok etmek demektir, tıpkı göçmen kuşların yaşam alanlarının yok edilmek istenmesi gibi.

  • 80 metre boyunda ve 50 metre pervane çapındaki tribünlerin çıkaracağı toz bulutu ve gürültü 750 metre çapındaki bir arazide yaşamı olumsuz kılmaktadır. İzmir-Karaburun’ da dağlardaki keçiler bile gürültüden etkilenmiş, üremeleri ve süt verimleri düşmüştür. 700 metre yakındaki köyde insanlar gürültüden sağır olmuş, konuşurken birbirlerini duyabilmek için zorluk çekmektedirler.
  • Projedeki T12 Tribününün KOCAYAZI Köyümüze 450 metre mesafede, Tastepe Köyüne 900 metre mesafede olduklarını okuyunca o köylerdeki yaşamın ne şekilde devam edeceğini düşünmek bile istemiyor insan. Bir müddet sonra insanlar konuşurken pervanelerin dönüş yönüne doğru kafalarını sallamaya başlarlar herhalde.
  • Projenin olumsuzlukların isterseniz birkaç başlık halinde kendi raporlarından okuyalım.

(19 Adet türbin 49,4 MW)

PROJE TANITIM DOSYASI

Kırklareli İli, Kofçaz İlçesi,

Taştepe, Kocayazı ve Elmacık Köyleri,

Merkez İlçesi, Kuzulu Köyleri

Kadife Yenilenebilir Enerji ve Elektrik Üretim Anonim Şirketi Kırklareli İli, Kofçaz İlçesi, Taştepe, Kocayazı ve Elmacık Köyleri, Merkez İlçesi, Kuzulu Köyü Mevkii’nde Kadife Yenilenebilir Enerji ve Elektrik Üretim A.Ş. tarafından her biri 2,6 MW Kurulu gücünde 19 türbinden oluşan toplam 49,4 MW kurulu güce sahip “Kadife Rüzgar Enerji Santrali Projesi” kurulması ve işletilmesi planlanmaktadır.

Kadife RES projesi 117.843.438,86 m2 (11.784,3 ha) alanda kurulacak olup proje işletmeye geçtiğinde yılda 173,1 GWh enerji üretimi planlanmaktadır.

Proje için; hazırlık aşaması 22, inşaat dönemi 30 ay olmak üzere toplam yatırım süresi 52 ay olarak planlanmakta olup, projenin inşaat aşamasında 20 kişi ve işletme aşamasında 7 kişi çalışacaktır.

Kadife RES Projesi; 03.10.2013

Kadife Yenilenebilir Enerji ve Elektrik Üretim A.Ş. tarafından Kırklareli İli, Kofçaz İlçesi, Taştepe, Kocayazı ve Elmacık Köyleri, Merkez İlçesi, Kuzulu Köyü Mevkiinde rüzgâr enerjisinden elektrik enerjisi üretmek amacıyla 49,4 MW kurulu gücünde Rüzgâr Enerji Santralı (RES) Projesi planlanmaktadır.

RES için yer seçimi yapılırken;

  • Santral sahasının rüzgâr enerjisinden elektrik üretmeye elverişli bir bölge olması,
  • Santral sahası ve çevresinde Mer’i mevzuat kapsamında yasal engellerin veya kullanım kısıtlamalarının bulunmaması,
  • Santral sahasının önemli “kuş göç yolları” üzerinde bulunmaması gibi kriterler göz önünde bulundurulmuştur. Söz konusu RES’in teknolojisi ve kapasitesi belirlenirken aşağıdaki kriterler dikkate alınmıştır

Rüzgâr Enerjisinin Dezavantajları

Rüzgâr enerjisinin sağladığı pek çok avantaja karşın bir takım dezavantajlarından bahsetmek de mümkündür. Bunlar arasında;

  • Sürekli aynı miktarda elektrik üretememesi,
  • Toplumun bazı kesimlerinde kısmen görüntü kirliliğine yol açtığı düşünülmesi,
  • Radyo, haberleşme ve TV sinyallerini bozma ihtimalinin olması,
  • Düşük da olsa kuş göç yollarına, kuşlara zarar verme ihtimalleri

sayılabilir.

Su Kullanımı

Proje kapsamında arazinin hazırlanması-inşaat ve işletme dönemlerinde su kullanımı söz konusu olacaktır. Arazinin hazırlanması – inşaat aşamalarında su kullanımı; çalışanlar için içme ve kullanma amaçlı olacaktır.

Projenin inşaat aşamasında 20 kişi çalıştırılacak olup, personelin günlük 150 lt/gün olmak üzere toplam 3.0 m3 (150 lt/gün x 20 kişi) su ihtiyacının olması öngörülmektedir.

Ayrıca inşaat faaliyetleri sırasında tozumayı önlemek için arazözle yapılacak sulama için günlük 10 m3 su kullanılacağı öngörülmektedir. İnşaat aşamasında bu durumda günlük yaklaşık 13,00 m3 su kullanılacaktır.

Projenin arazi hazırlama-inşaat aşamasında; kazı ve hafriyatlardan kaynaklı toz emisyonu oluşumu, iş makinelerinde kullanılan yakıt sonrasında egzoz emisyonu oluşumu, iş makinelerinden kaynaklı gürültü emisyonu oluşumu, işçilerden kaynaklı atıksu ve katı atık oluşumu söz konusu olacaktır.

İşletme aşamasında ise rüzgâr türbinlerinin çalışması esnasında gürültü, şalt sahası ekipmanlarının bakım ve onarımından kaynaklı atık yağ, işletme aşamasında çalışacak personelden kaynaklı atıksu ve katı atık oluşacaktır.

Proje alanı içerisinde T12 türbinine en yakın yerleşim yeri olan Kocayazı köyü yaklaşık olarak 450 metre mesafededir Proje alanındaki inşaat faaliyetlerinden kaynaklı en yakın yerleşim yerlerinin olumsuz etkilenmeyeceği öngörülmektedir.

Orman Alanı

Proje sahasının %80’lik kısmı hazineye ait orman arazisi ve %5’lik kısmı 2b (orman vasfını kaybetmiş hazine arazisi) vasfındadır. ÇED sürecinin olumlu tamamlanmasını takiben orman alanları için 6831 sayılı Orman Kanunu gereği İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü’nden gerekli izinler alınacaktır.