Kofçaz İlçesi – Keşirlik Köyü – 2

Emekli öğretmen Osman Erden, 9 yıl Tastepe köyünde öğretmenlik yaptıktan sonra 1979 yılında Kofçaz’ a İlçe İlk öğretim müdür yardımcısı olarak atanır.

1996 yılında emekli olana kadar köyde görev yapar. Köyün tarihi ve yaşanan olayları hakkında geniş bir bilgi birikimi ve yaşanmış ilginç anıları var.

23 Nisan 1979 yılında Uluslar arası Bilgi-Kültür ve Kros yarışmaları adı altında etkinlikler düzenlenir. İlçeye bağlı 16 köy öğrencileri etkinliklere katılır. Çok güzel anlamlı anılar paylaşılır. Bilgi ve Kültür yarışmasında birinci gelen ekibin 3 öğrencisinden ikisi Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay olarak görev yaparlar ilerleyen yıllarda. Alper Sona ve Mehmet Tospat isimli bu öğrenciler görevli olarak Trabzon’ da ilginç bir olay yaşarlar. Öğretmenleri Nurşen Özdemir, eşi Orman İşletme Şefi Hüseyin Özdemir Trabzon-Düzköy Orman işletme şefliğine tayin olunca eşi ile birlikte Trabzon’ a tayin olur. Bir gün Trabzon çarşısında gezerken arkadan gelen iki genç kollarına girdiği gibi öğretmen Nurşen Hanımı havaya kaldırırlar. Önce olaya şaşıran öğretmen Nurşen Hanım gençlerin yıllar öncesi öğrencileri olan iki Türk subayını karşısında görünce göz yaşlarını tutamaz. Bu heyecanlı buluşmayı yıllar sonra eski dostlarını ziyarete geldiği Kofçaz ilçesinde tekrar yaşar.

Koşularda Tastepe Köyünden Mehmet Ballı birinci olur. Ancak Devletli Ağaç köyü öğretmeni Mehmet Baştürk’ ün eşi İfakat Baştürk’ ün heyecanını yenemeyip öğrenciler ile birlikte koşmaya başlaması hala güzel bir anı olarak hatıralarda iz bırakmıştır.

Ekrem Tospat ile sohbetimize devam ediyoruz. Soy ismini yazmada biraz zorlandığımızı görünce, bildiğimiz tospa’ nın sonuna” t” eklersek  “tospat” olur, diye açıklama yapıyor. Tospat ise dedelerinin Bulgaristan’ dan geldiği köyün adı, TOSPAT KÖYÜ.

Ekrem Tospat’ ın dedesi Mehmet Emin Kayan 1959 yılında belediye teşkilatı kurulunca seçimle iş başına gelen ilk belediye başkanı. 27 mayıs 1960 İhtilali’ne kadar  görev yapmış. 27 Mayıs İhtilali olunca görevden alınmış. Demokrat Partiye karşı bir darbe olduğu için demokrat parti adına seçilmiş bütün yönetici ve belediye başkanları görevden alınıp, yerlerine atamalar yapılmıştı.

Mehmet Emin Kayan, sosyal demokrat görüşlü bir insan, Atatürk ve İnönü hayranı olmasına rağmen neden CHP’ den değil, Demokrat Parti’ den belediye başkanı oluyor. Bu sorunun cevabını Ekrem Tospat “ Aşar vergisi ve Aşar Memurları “ olarak açıklıyor. 1940-50 arası köylerde görev yapan Aşar Memurları, yaptıkları keyfi ve haksız uygulamalar ile köylüyü canından bezdirmiştir. Hatta bazı memurların sırf İnönü’ ye laf söyletmek için bazı köylerde keyfi ve haksız davrandıkları anlatılır. Memurlar kızan köylü ise aşar memurundan kaçırabildiği ürünün bir kısmını tarlada küplere gömmüş, selamlarını Ankara’ ya münasip bir şekilde iletmiş. CHP yöneticilerinin haksız ve keyfi uygulamaları, Aşar memurlarının taraflı tutumları halkı partisinden soğutmuş ve CHP’ den ayrılıp Demokrat Parti’ yi kuran Adnan Menderes-Celal Bayar ikilisi bir müddet halkın umudu olmuştur. Ancak 10 yıllık iktidarları sonucu halkın beklentilerini karşılamayan DP iktidarı 27 Mayıs 1960 tarihinde askeri darbe ile görevden uzaklaşınca, Kofçaz belediye başkanı Mehmet Emin Kayan görevi bırakmak zorunda kalmıştır.

Mehmet Emin Kayan belediye başkanlığı koltuğunu bıraksa bile halkın gözünde saygı ve sevgisini daima korumuş ve derdi, sorunu olanlar başkan gibi ondan yardım istemiştir. Mehmet Emin Kayan halkın bu beklentilerine sevgi ve saygı ile yaklaştığı için bugün dahi saygı, sevgi ve rahmetle anılır.

Kofçaz eski belediye başkanlarını biraz tanıyalım.

1960 İhtilalinde görevden alınan Mehmet Emin Kayan’dan 1963 yılında yapılan seçimlerde Halit Tarlacı belediye başkanı seçilir. Ancak Halit Tarlacı vefat ettiği için onunla ilgili çok az bilgiye ulaştık. Tekrar dönüş yapacağız.

1968 seçimlerinde Halit Tarlacı’ dan görevi Ahmet Karataş devir alır.

1968-1973 yılları arasında Ahmet Karataş’ın örev süresinde Kofçaz’ a bir çok yenilikler gelmeye başlar. Kofçaz kaza olmasına rağmen, hala Keşirlik köyü modundan çıkamadığı için köye elektrik gelmesini istemeyenler çıkar. “ Biz elektrik parasını nasıl öderiz “ diye korkanlar, “paramız olunca gaz alıyoruz, paramız olmazsa elektriği nasıl öderiz” diye tepkilerini sürdürmelerine rağmen Ahmet Karataş belediye meclisini toplar ve kararı çıkarır. İhale aşamasında büyük zorluklar yaşanır. Ahmet Karataş Başbakan Süleyman Demirel ile dostluğu sayesinde ihale işleri biter ve 1969 yılında faaliyet başlar Ünal bey ve Sungur bey gibi dürüst müteahhitler sayesinde Kofçaz ilçesi kısa sürede elektriğe kavuşur.

Kofçaz ilçesinin içme suyu yoktur. Ahmet Karataş Bataklık denilen mevkiden, köye 5 km uzaklıkta, köylünün İMECE çalışması sonucu, herkes günde 20 metre yolu kazma-kürek işle kazarak içme suyunu köye ulaştırır. Ancak işler kazma –kürek yardımı ile görüldüğü için fazla derinlik yoktur, kışın yağan yağmurlar boruların üzerindeki toprağı sürüklediği için borular açıkta kalır ve üzerinden bir araç geçtiğinde borular kırılmaktadır. İmdada YSE Müdürü ALİ RIZA ALTINTEL yetişir. Yardım ekipleri tamiratı kolayca yapar ve Kofçaz’ ın sorunu çözülür.

Bütün bu hizmetler ahırdan bozma bir belediye binasında yapılmaktadır. Kofçaz Belediyesinin o yıllarda bir belediye hizmet binası yoktur. İlçeye Ziraat Bankası gelecektir, ancak banka için uygun bir bina yoktur. Banka müdürü bize uygun bir yer

Bulun, altına biz banka binası yapalım üstüde belediye binası olsun diye bir teklif getirir. Kofçaz 1970 yılında Ziraat Bankası, 1972 yılında Belediye hizmet binasına kavuşur. Bu hizmetlere Bayındırlık müdürlüğü mühendislerinden Hilmi Keçeli’ nin büyük yardımları olur. Buradan kendisini rahmetle analım bir defa daha.

Kofçaz kazadır ama yolları hala çamurdan geçilmez. Belediyenin bütçesi ve araçları yoktur. En büyük yardımı o yılların efsane balkanı Babaeski belediye başkanı Gündüz Onat imkanlar dahilinde Kofçaz’ a yol yapımında yardım eder. Üsküp belediye başkanı Süreyya Sain Peker’ in araç ve grayder yardımları ile yollar düzlenir ve Kofçaz çamurdan kurtulmaya başlar. Her iki belediye başkanı Gündüz Onat ve Süreyya Sain Peker’ i buradan rahmetle anıyoruz.

Su, elektrik ve yol sorunları çözülmüştür. Kofçaz’ın ekmek fırını yoktur. Köylü kendi ihtiyacını evlerinde yaptıkları fırınlardan karşılamaktadır ama, ilçede çalışan memurların böyle bir şansı yoktur. Ekmek sıkıntısı büyüktür. Ahmet Karataş’ ın şahsi gayretleri ile fırın sorunu da çözülür. Kofçaz ilçesi modern bir fırına kavuşur. Bugün hala faaliyette olan fırın komşu köylerinde ihtiyacını karşılamaktadır.

1971 yılında Milli Eğitim Bakanı Edirne Milletvekili İLHAMİ ERTEM İlçeye ziyarete gelir. Sohbet esnasında “ Başkanım benden bir isteğin varmı” diye sorar. Ahmet Karataş hemen isteğini söyler “evet bir liseye ihtiyacımız var”. İlhami Ertem” siz bana yer gösterin binayı ben yapacağım” der. Belediye meclisi hemen toplanır bugünkü yeri Milli Eğitime devreder ve hızla inşaat başlar. 1972 yılında Kofçaz Lisesinin açılışı yapılır.

Kofçaz’ın önemli bir sorunu daha vardır. Köyün ortasın geçen dere kışın geçit vermez, ancak karşı yakada yaşayanlarda vardır. Geçici çözüm için yapılan tahta köprü, yıllara dayanamaz. Her an çökme tehlikesi vardı. Nihayet bir gün Ahmet Balcı’ nın kışlasına yem getiren bir kamyon tahta köprüyü geçerken köprü kırılır ve kamyon köprüden aşağıya askıda kalır.  Köprü yapılması için belediye meclisi toplanıp karar alır ve köprü yapımına başlanır. Bu defa yine muhalifler çıkar.” Sen iki kişi için köprü yapıyorsun. O köprüden Ahmet Balcı ve Ali Sezer faydalanacak”. Halbuki geçen zamanda o köprüden herkes faydalanmaya başlar.

Ahmet Karataş bütün bu çalışmaları sırasında Kofçaz’a güzel şeyler kazandırır ama, çok kişinin de tepkisini çeker.  Ne lüzüm var, ne gerek var diyenler hesabı Ahmet Karataş’ a 1973 seçimlerinde keserler. Belediye başkanlığı tekrar HALİT TARLACI’ ya geçer.

Ahmet Karataş’ın bir siyasi anısı da 1960 İhtilali’nde yargılanması ile ilgilidir. Kofçaz 1958 yılında İlçe ve belediye olduğu için bir hapishane gereklidir. Gerçi o hapishanede yatacak suçlu da Kofçaz’dan zor çıkacaktır ama yasalar böyle. Belediye başkanı Mehmet Emin Kayan, Encümen üyeleri ise Ahmet Karataş ve Recep Şenol’ dur. Kofçaz’ da uygun bina olmadığı için Köy ahırı Cezaevi’ ne çevrilecektir. Belediyenin bu iş için bütçesi yoktur. Meclis ve encümen üyeleri amele gibi çalışıp ahırdan cezaevi yapmaktadırlar. Bu işin yasal prosedürlerini ise başkan dahil kimse bilmemektedir. Başkan cebinden çimento parası verir, encümen üyeleri Ahmet Karataş ve Recep Şenol hamallık yapıp çimentoları taşırlar. Bu işler için belediyenin olmayan bütçesinden bir harcama zaten yapılamamaktadır. 27 Mayıs İhtilali olunda Mehmet Emin Kayan görevden alınır. Kısa süre sonra da Mehmet Emin Kayan ve encümen üyeleri Ahmet Karataş ve Recep Şenol mahkemede hesap vermek üzere hakim karşısına çıkarlar. Gerekçe “ encümen kararı olmadan usulsüz harcama”. Encümen kararının ne olduğunu yeni öğrenirler, olmayan paranın usulsüz nasıl harcandığını da bir türlü anlamazlar. Hiç encümen üyeleri hamallık yapıp, amele gibi çalışırlar mı, olacak iş mi?. Uzun süren yargılamalar sonucu “yapılan işin kamu yararına olduğu ve usulsüz bir harcamaya rastlanmadığı için” hepsi beraat ederler. “Yoksa kendi yaptığımız hapishanenin ilk misafirleri biz olacaktık “ diyerek yıllar önce yaşadığı bu olayı hala unutamamıştır.

Ahmet Karataş bugün 86 yaşında eski güzel günlerinin anıları ile mütevazi evinde yaşam kavgası vermektedir. “Hayatım boyunca boğazımdan haram lokma geçmedi. Çocuklarıma da haram lokma yedirmedim. Eşim her akşam eve geldiğimde çocuklarıma haram lokma yedirme, kendine dikkat et, hayatımız boyunca böyle bir ayıp le yaşamayalım” diye vasiyette bulunmuştur. Bugün alnım açık başım dik gezebiliyorsam eğer işte o günlerin hatırınadır” diyerek başkanlık günlerini noktaladı.

Ancak bütün bu anlatılanlardan çok çok önemli olan ise kendi özel hikayesi idi. Ahmet Karataş küçük yaşlarında bir ablası olduğunu hatırlamakta ve ara sıra ablası hakkında sorular sormaktadır. Ablası Safiye 6 yaşında anneleri ölünce Karahamza köyünde memurluk yapan ve çocukları olmayan bir aileye evlatlık verilir. Yoksulluk ve çaresizlik kardeşleri ayırır. Karahamza’ lı memur ailenin tayini Konya’ ya çıkınca başka bir aile Safiye’ yi evlatlık alır ve Artvin’ e yolculuk başlar. Ahmet Karataş ablasını hala unutamamıştır. Belediye başkanı olunca tekrar ablasının peşine düşer. Konya’ da ablasının izini bulur ve bir mektup yazar. Mektup’a ablasının oğlu, bugün bize köy gezilerimizde yardımcı olan Osman Erdem cevap verir ve kardeşler yıllar sonra birbirine kavuşur.

1980 Yılında 12 Eylül İhtilali olunca Belediye Başkanı Halit Tarlacı görevden alınır ve yerine Askeri yönetimin atadığı Selami Çekinmez belediye başkanı olur. 2 ay sonra Kofçaz kaymakamı tayin dolayısıyla görevden ayrılınca Selami Çekinmez’ in de belediye başkanlığı görevi sona erer. Selami Çekinmez kaymakam vekilliği ve yazı işleri  müdürlüğü görevine geri döner. Kofçaz Halk Eğitim Müdürü Ömer Harç ve yardımcısı Nihat Öztürk’ ü makamına davet eden Kofçaz Sıkıyönetim komutanı Tamer Sona “ ikinizden bir tanesi yarın Kofçaz’ ın yeni belediye başkanı olacak” diyerek görev tercihini kendilerine bırakır. Nihat Öztürk kendisinden yaş ve kıdem olarak büyük olan müdürünün göreve daha uygun olacağını beyan ederek Ömer Harç’ ın belediye başkanlığını ister. Kofçaz’ da 29 Mart 1984 yılında yapılacak olan seçimlere kadar 3,5 yıllık Ömer Harç başkanlık dönemi başlar.

Ömer Harç göreve başlar başlamaz eski belediye başkanı Halit Tarlacı hakkında açılan bir soruşturma ile karşı karşıya kalır. 12 Eylül öncesi politikanın ve partizanlığın sınırları zorladığı günlerde Türkiye “ İMTİHAN KAZANDI BELGESİ “ yolsuzlukları ile sarsılır. Birçok belediye militanlarına sahip çıkma ve iş bulma amacıyla böyle uydurma imtihan giriş belgeleri ile soruşturma geçirir. Büyük şehirlerde yüzlerce imtihana girmeden, imtihan kazandı belgesi düzenlenir. Binlerce belgenin içinde sadece bir belge Kofçaz ile ilgilidir. İmtihan gerçektir ama kişiyi Kofçaz’ da kimse tanımaz ve gördüğünü, hatırlamaz.

Halit Tarlacı haksız yere uzun süre yargılanır. Bulunan belgelerde imtihanın gerçek olduğu kanıtlanır ve Halit Tarlacı beraat eder. Onurlu bir kişi olan Halit Tarlacı bu olayı onuruna yediremez ve üzüntü ve utanç duygusundan hastalanır. Bu hastalık onu ölüme getiren son yolculuk olur.

Ömer Harç belediye başkanlığına belediye sorunları yanında 12 Eylül yönetiminin sorunlar ile uğraşır. Kendisi Kofçaz’ da uzun yıllar görev yaptığı için yöre insanını iyi tanır ve kimin ne yapıp yapamayacağını bilir. Kofçaz ve köylerinin ekmek ihtiyacını karşılayan bir fırın vardır. Fırını işleten Hüseyin Çilli ve kardeşi Recep Çilli, Ormancı İsmail Bego’ nun çocukları Cevat Bego ve Celal Bego yollara “Kahrolsun Faşizm” ve “Tek yol Devrim” sloganları yazdıkları gerekçesi ile gözaltına alınırlar. Fırın çalışamaz ve Kofçaz ilçesi 3 gün ekmeksiz kalır. Belediye başkanı Ömer Harç, gençleri kurtarmak ve Kofçaz’ ın ekmeksiz kalmasını önlemek için Kırklareli’ ne gelir. O günlerde yüzlerce kişi çeşitli sebeplerle tutuklanıp çeşitli işkencelere maruz kalmaktadır. Kofçaz ilçesi gençleri için telaşlanmaya başlar. Başkanın çabaları sonuçsuz kalır. Komutanın dediği dedik, öttürdüğü düdüktür. Üç gün sürekli dayak yemekten elleri şişen gençlerden Cevat Bego, kendilerini döven komutana sorar “ bize yüklemeye çalıştığınız suçun cezası nedir”. Komutan soruşturur ve “ üç ay hapis” diye cevaplar. Bu cevabı duyan Cevat Bego üç ay hapis cezasını göze alır ve arkadaşlarını kurtarır. Kofçaz gençlerine, fırın ustalarına ve insanlarda ekmeğe kavuşur.

Ömer Harç gençleri alır, fakat bu defa Töb-Der Kofçaz İlçe başkanı HAKKI ATLI tutuklama talebi ile gözaltına alınır. Hakkı Atlı onurlu bir insandır ve ayrıca sağlık sebepleri vardır. Haksız yere bir tutuklanmaya ne sağlığı nede gurur izin verir.Gençlerin tutuklanmasından tecrübe sahibi olan Ömer Harç bu defa Hakkı ATLI için direnir ve tutuklanmaya karşı çıkar. Komutan bu defa anlayışlı davranır ve Hakkı ATLI tutuklanmaz.

Kofçaz’ ın elektrik sorunu büyüktür. Her yağmur yağdığında ve sabah çiğ düştüğünde elektrikler kesilir ve tehlike arz eder. Babaeski’ de bulunan TEK Tamir ekibinin müdahelesi saatler alır, onlar ilçeden ayrılmadan tekrar kesintiler olur. Belediye başkanı Ömer Harç, İlçeden ayrılan Tamer Yüzbaşının yerine gelen Cahit Yüzbaşı’ ya durumu anlatır ve çare ister. Çare TEK Tamir ekibinin işi ciddiye almasıdır. Cahit Yüzbaşı “bu sorun çözülene kadar tutuklusunuz, ilçeden çıkışınız yasaktır” diye blöf yapınca Tamir ekibi bu gece için izin ister. Gece beklenir, Kofçaz tepesine çıkılır, hatta elektrik verilince elektrik direklerindeki izalasyon fincanlarından kaçaklar tespit edilir. 30 direğin izalasyon fincanları değişir ve Kofçaz’ ın elektrik sorunu biter. Sorun ciddiye alınınca çözümün ne kadar basit olduğu görülür. Onlarca defa ilçeye gelen tamir ekibinin yaktığı yakıt ile hat yeniden yapılabilirdi. Ancak Kofçaz bu yüzden bölgeye gelmek isteyen parke fabrikalarını Üsküp’ e kaptırır. Bugün Üsküp’ te işsizliğe azda olsa bir çözüm olan parke fabrikaları sayesinde onlarca genç iş bulup çalışmaktadır.

Ömer Harç belediye başkanlığına iyice ısınmaya başlamıştır. İlçeye gelen bürokrasi ile arasın iyidir. Ancak bölge insanı bir tuhaftır. Yalandan hoşlanmaz, hiçbir bürokrata da minnet etmez. Devletin yasaları ne emrediyorsa gereğinin yapılmasını ister. İlçeye  “LAZ HAKİM” lakabı ile tanınmaya başlayan bir hakim gelir. Yaptığı espriler ve babacan tavırları ile herkesin sevgi ve saygısını kazanır. Bir gün av yasağının olmasına rağmen, SAİT MUTLU ve üç arkadaşı ava çıkarlar ve bir tavşan vurmuş olarak köye dönmeye başlarlar. Yolda keşiften gelmekte olan bir araçta, Laz Hakim, Savcı ve3 Jandarma komutanı vardır. Araçtan inip sorarlar “Avdan mı dönüyorsunuz, bu silahlar nedir” diye. Üç arkadaş akıllı davranır. 12 eylül olunca av silahlarının Kocayazı köyüne bırakıldığını, silahlarını almak için gittiklerini söylerler. Peki tavşan için bir cevap varmıdır. Elbette, tavşana bir araç yolda çarptığı için yolda görüp almışlardır. Yemezler ama, yer görünüp köylülere resmi bir işlem yapmak istemezler. Ancak Sait Mutlu bir türlü ikna olmaz. “Biz avdan geliyoruz,bu tavşanı da ben vurdum” diye öğünür. Diğer arkadaşları karavana atmışlardır ve Sait’ in avcılığını kıskanırlar. Tutanak tutulur ve olay mahkemeye gider.

Mahkeme günü, bugün hala kelimesi kelimesine ezberlenen komedi gibi geçer. Laz hakim sorar;

“Sait uşağum, köye silahları almaya gittiniz değil mi?”
“Hayır efendim”
“Ula Sait uşağum, ava gitmedin değil mi?”
El cevap “Hayır ava gittim efendim”
“Ula Sait, tavşanı ölü buldun değil mi?”
El cevap “Hayır vurdum efendim”
“Sait seni içeri atarım”
El cevap “Siz bilirsiniz efendim”          .

Karar; Sait Mutlu 6 ay hapis cezasını çekmek üzere Kofçaz’ın tek mahkumu olur ve ahırdan bozma hapishaneye girer. Kendisini ziyarete gelen arkadaşlarına “bir tavşan için yalan mı söyleyeceğim” diye şikayette bulunur. Sait yalan söylemez ama

doğruluğunun mükafatı olarak 6 ay hapis cezasını aslanlar gibi yatıp çıkar.

29 Mart 1984 seçimlerine kadar görevini sürdüren Ömer Harç, görevini yeni seçilen ANAP Adayı İSMAİL ESER’ e devreder ve Halk Eğitim Müdürlüğü görevine geri döner.

Ömer Harç’ ın babası Tahir Kaçar, “KAÇAR ONBAŞI” olarak ün salmıştır. Askere gidene kadar sy isimler “ KAÇAR” olarak kayıtlıdır. 1942 yılında ikinci Dünya Savaşının en yoğun olduğu günlerde askere gider. Tahir Kaçar olarak gittiği askerlikten TAHİR HARÇ olarak geri döner. Bu bir yanlışlık m, yoksa Üsküp nüfus memurunun bir azizliği mi bilinmez o gün bu gün soy isimleri HARÇ olarak devam eder. “Kaçar Onbaşı” denilince herkesin bildiği kişiyi, TAHİR HARÇ diye sorunca çok kişi bilmez.

Ömer Harç’ ın dedesi Kofçaz ilçesinin, Keşirlik köyünün Köy korucusu KATİP AHMET diye bilinen Ahmet Kaçar dır. Katip Ahmet denince bütün ilçe köyleri bilir ama Ahmet Harç denince kimse tanımaz. Kaderin bir cilvesi midir bilinmez ama, Ömer Harç dedesinin yıllarca hizmet verdiği Kofçaz’ a 3,5 yıl belediye başkanı ve 6 yl kadar Halk Eğitim Müdürü olarak hizmet eder. 1985 yılında Demirköy Halk Eğitim Müdürlüğünde 9 yıl görev yaptıktan sonra emekli olur ve Kırklareli’ nde ve hatta Kofçaz’ da kimsenin bilmediği veya unuttuğu eski belediye başkanı olarak anıları ile yaşama devam eder. Her ne kadar seçimle göreve gelmedi ise de seçilmişlerin süresi kadar görev yapmış ve bugün hala bilenlerce saygı ile hatırlanmaktadır.

İsmail Eser görev başladığında Kofçaz Belediyesinin bir adet Ford minibüsü vardır. Minibüs’ ün ön tarafı makam aracı, arka kısmı ise çöp toplamak amacıyla kullanılır. Başkanı’ ın makam aracına ihtiyacı yoktur ama, bazı resmi görevler için kullanmak belediyenin ihtiyacıdır. Başkan’ ın resmi görevi olmadığı günlerde makam aracı çöp toplama için kullanılır. Bazen makam şoförünün izinli ve raporlu olduğu günlerde başkan araç şoförlüğü yapmakta ve çöp toplama işine şoför olarak katılmaktadır.

İsmail Eser vilayet yardım fonlarından Kofçaz’ a yardım alabilmek ve hizmetlerini yürütebilmek için iktidar partisi avantajlarını kullanarak ilçesine bir şeyler yapmak istemektedir. Ancak Kofçaz’ ın henüz 5 yıllık imar planı olmadığı için büyük zorluklarla karşılaşır. Belediye meclisinden bütün üyelerin katılımı ile ilk imar planı yapılır. YSE Müdürlüğü Su kanallarını tamamlar. Köy yolları yapılarak ilçe çamurdan kurtulur. Bugün Kofçaz İlçesinin tertemiz yolları var ise bu yollara ilk taşı koymak onuru İsmail Eser’ in olur.

Belediyenin ihtiyacı olan bir düğün salonu yapımı için girişimler başlar. Planlar, projeler hazırlanır, iş valilik onayına kalır. Vali Kenan Güven tek bir soru sorar “ Başkan boğazdan geçecek bir miktar var mıdır” diye şaka yollu takılır. İsmail Eser “bugüne kadar boğazımızdan haram lokma geçmedi. Bundan sonra da Allah nasip etmesin” diye cevap verince imzalar atılır. Valilik fonu ile finansman desteği sağlanır ve Kofçaz modern bir düğün salonuna kavuşur. Salonun açılışına Vali Kenan Güven bizzat katılır. Salonda açılış ile ilgili ve Kofçaz ile ilgili güzel konuşmalar yapılır. Vali Kenan Güven “Başkan bu salonun büyük bir eksiği var. Sahne olarak kullanılan bölümün perdesi yok. Sahnede bir konuşma veya tiyatro gösterisi olunca perdenin kapanması gerekir.” Ancak salonda perde yoktur, olmayan perde nasıl kapanacak?

Valilik onayı ile perde tamamlanır ve Özel İdare fonundan finansman desteği ile sorun çözümlenir.

1989 yılı seçimlerinde Anavatan Partisi Kofçaz için bir başka aday belirler. Parti içi siyasi çekişmeler ve ince milletvekili hesapları içinde Kofçaz ve İsmail Eser harcanmak istenir. Ancak Kofçaz başkanını bu ince politik hesaplara kurban vermez ve İsmail Eser bağımsız belediye başkanı olarak seçimleri kazanır ve ikinci dönem belediye başkanı seçilir.

Küçük bir ilçede bağımsız aday olarak görev yapmak zordur. Devletin resmi makamları yüzüne kapanır, hizmetlerde aksamalar başlar. Köylü yapılan hizmetleri unutur ve sürekli hizmet ve yenilik bekler. 1994 seçimlerinde 2 oy farkla CHP adayı Nihat Öztürk’ e karşı kaybeder. 1994 seçimlerinden sonra Kofçaz’ da CHP ve Nihat Öztürk dönemi başlar. İsmail Eser anıları ile Kofçaz eski belediye başkanı olarak  Kofçaz’ da yaşamını sürdürmektedir. “ Ben yaptıklarımla her zaman gurur duyuyorum. Utanılacak hiçbir ayıp arkamda bırakmadım. Bu memleket için bir şeyler yapmak için çalışan ve yapan her arkadaşımın arkasında ve yanında yardıma hazırım. Bu memleket için hizmet eden bir çivi çakan her arkadaşımı sırtımda taşımaya hazırım”  diyerek sözlerini tamamladı.