Köle kalmasın diye çocuklarını öldüren askerler; İSAURİALILAR

943

İsauria’lı askerler düşmanlarının eline geçmesin diye  çocuklarını öldüren savaşçılar olarak tarihe geçmiştir.

İsauria; Konya ili Bozkır İlçesi Ulupınar köyü sınırları içerisinde Zengibar Kalesinin bulunduğu yerde başkenti olan bir devletimiş.

İsaurialılar enerjik ve özgürlüklerine bağlı bir millet olarak tanınırmış. O dönemin emperyal güçleri tarafından yağmacılık ve korsanlara yardım etmekle suçlanırmış.

Romalı tarihçi Ammianus Marcellinus (322-400) İsaurialıları komşu küçük Asya eyaletlerinin belası olarak tanımlarmış.(1)

İskender’in sağlığında isyan edip İskender tarafından atanan Kilikya Satrabı Nikanoros’un oğlu Balakros’u öldürmüşler.

Makedonya Kralı Büyük İskender’in ölümünün ardından görevlendirilen generallerden Perdikkas, (MÖ 365-MÖ 321) Karaman-Mersin arasında bulunan Laranda ve İsauria’’yı hizaya getirip, Makedon kırallığına tabi etmekle görevlendirilmiş.

Laranda’yı  ilk hücumda alan Perdikkas’ın ordusu, bütün erkekleri kılıçtan geçirip, kalanları esir köle olarak satmış. Sıra İsauria’ya gelmiş.

Perdiccas’ın ordusu MÖ 322 de  İsauria’yı kuşatır. İsauria halkı şiddetle karşı koyar ve çok kayıp verirler. Üçüncü gün, Isauria askerlerinin büyük bir kısmı hayatlarını kaybederler. Sağ kalan askerlerin kenti koruma güçleri ve ümitleri tükenir.

Askerler Eş ve Çocuklarını evlere Kapatıp Ateşe Verirler;

İsauria’lı askerler düşman eline geçmesin diye eş ve çocuklarının geleceğine çözüm ararlar. Çünkü düşman kente girince düşman eli ile onursuz bir ölüm ve Pazarlarda esir köle olarak satılmaları kaçımılmazdır.

Çocuklarını onursuz bir yaşama bırakmaya razı olmazlar. Çok acıklı bir çözüm yolu bulurlar. Gece olunca kadın ve çocuklarını evlerine kapatıp, evleri ateşe verirler. Kendileri de çocuklarının çığlıklar içerisinde yandığı alevlerin içine atlayıp kendi elleri ile ölümü seçerler.

Şafak sökerken Perdikkas’ın ordusu İsauria şehrine girer. İsaurialı akerlerin acıklı sonuna şahit olurlar. Yine de küller arasında kalan İsaurialıların altınlarını yağmalarlar.

MÖ. 321’de Perdiccas, Kapadokya fethini tamamlayıp Mısıra giderken Nil’i geçemeden kendi isyancı subayları tarafından öldürülür.(2)

Enerjik ve özgürlük tutkunu İsaurialıların “Ya İstiklal, Ya Ölüm” savaşları yüzlerce yıl aralıklarla devam eder. Nihayet, Lycaonia (Konya) bölgesi ve Isauria, Selçuklu fetihleriyle Türklerin eline geçince bu bölge Selçuklu ve Osmanlı Türklerinin Karamanoğlu Beyliği bölgesi olur.(3)

İsaurialı Askerlerin Acıklı “Ya İstiklal, Ya Ölüm” Savaşı Türklere Çok Tanıdık ve Etkileyici Gelir.Çünkü;

Çünkü “Biz hayat ve istiklal isteyen milletiz. Yalnız ve ancak bunun için hayatımızı ibzal (Feda) ederiz.”(4) Düsturunu ezelden ebede unutmayız.

Çünkü “Milli hakimiyet hiçbir sebep ve suretle yabancılara terk ve iade edilemez. Başkasına verilemez.(5) Millî egemenlik uğrunda canımızı vermek, bizim için vicdan ve namus borcu olsun” andını içtik.

Çünkü “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.” vecizi ile arındık.

Çünkü “Bizce bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığa sahip olmasıyla kaimdir”  dedi atalamız.

Çünkü “Temel ilke milletimizin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istklalden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamayacağını”(6) ilanettik.

Çünkü “Yabancı bir devletin himaye ve desteğini Kabul etmek, insanlık özelliklerinden mahrumiyeti, beceriksizliği, ve miskinliği itiraftan başka birşey olmadığına” inandık.

Çünkü “Yabancılardan insaf ve iyilik dilenmek gibi bir ilkenin olmadığını, çocuklarımız bunu bir an olsun akıllarından çıkarmamalarını, esir yaşamaktansa yok olmak daha iyidir.” dedik.. Mukaddesatımıza yemin ettik.Ya İstiklal, Ya Ölüm!(7) dedik.

Onun içindir ki, İsaurialıların “Yaİstiklal, YaÖlüm! Savaşı” bize çok acıklı ve çok tanıdık gelir.

– Bünyamin Çakır

KAYNAK :
(1) http://gluedideas.com/Encyclopedia-Britannica
(2) www.britannica.com/biography/Perdiccas
(3) theodora.com/encyclopedia/i/isauria.html
(4) Atatürk’ün TBMM Açık ve Gizli Oturumlarındaki yaptığı konuşmaları 2 (1.12.1921) sf.669
(5) Atatürk’ün TBMM Açık ve Gizli Oturumlarındaki yaptığı konuşmaları 2 (1.12.1921) sf.670
(6) Nutuk Cilt 1, 1919-1920, sf 13
(7) Nutuk Cilt 1, 1919-1920, sf 13