KÖY-KOOP Bir Mucize idi

116

Erdoğan KANTÜRER –

Kırklareli köylülerinin örgütlü gücü KÖY-KOOP Kırklareli Birliği 1975 Yılında kurulmuş, kurulu ekonomik düzenin engellerine karşın hızlı bir gelişme göstermiş; temel tarım girdileri, temel tüketim maddeleri, akaryakıt ve traktör sağlamada olağanüstü başarılar sağlamıştı. Gönüllü demokratik bir ekonomi uygulaması ile küçük ve orta ölçekli işletmeleri olan köylülerin çıkarlarını korumuş ve onlara kazanç sağlamıştır. Kırklareli KÖY-KOOP bu kısa dönemde (1975-1980) traktör ve akaryakıt karaborsalarına karşı etkili bir mücadele vermiş; üretici köylülere 621 traktörü ve binlerce ton akaryakıtı karaborsa fiyatların neredeyse yarı fiyatına sağlamış, tarım makine parkları kurarak tarımda makineleşmeye katkı sağlamıştır.

Beş yılda ortak köy kooperatifi sayısı yüzü aşan KÖY-KOOP Kırklareli Birliği, henüz gelişme döneminde iken, 12 Eylül 1980 devirmesinden sonra ekonomik çalışmalarını sonlandırmak zorunda kalmıştır.

Çıkarlarından olanların muhbirlikleri nedeniyle; 1980 yılında KÖY-KOOP Genel Merkez yöneticileri tutuklanmış, gereksiz sıkıntılara uğramışlardır. KÖY-KOOP yöneticileri sonunda Askeri Yargıtay’da aklandılar ama köy kooperatif hareketi büyük bir yara aldı.

Kırklareli KÖY-KOOP, ancak 1990 yılına doğru yeniden toparlanmaya başlamış, biriken vergi borçlarını –birim kooperatif Kaynarca Köy-Koop’tan- aldığı borç parayla ödeyebilmiş ve yeniden ekonomik çalışmalara başlayabilmiştir.

1990’dan sonra Kırklareli KÖY-KOOP, yine hızlı bir gelişme göstermeye başlayınca yine malum şikayetler başlamıştır. Açılan davalardan Kırklareli KÖY-KOOP yöneticileri iki kez berat etmişler ama KÖY-KOOP’un gelişmesi çok olumsuz etkilenmiştir.

Kırklareli KÖY-KOOP, 33 000 liralık sermayesi ile trilyonlarca liralık mal varlığı edinmiş ve kendi süt fabrikasını kurarak süt sektöründe ISTRANCA markasıyla saygın bir yere gelmiş ve de yüzde yüz kayıtlı ekonomi uygulaması ile her yıl trilyonlarca KDV ödemiş, aynı oranda katma değer yaratmış ve birçok kişiye iş sağlamıştır. 33 000 liralık sermaye ile bu kadar büyüklükte mal varlığı edinmek bir mucize değil midir? Ne yazık ki KÖY-KOOP, yarattığı bu önemli değerlere karşın yeterince destek sağlayamamıştır.

Oysa girmeye çabaladığımız Avrupa Birliğinde (AB), kooperatif örgütlenmelerin gelişmesi için gerekli desteklerin sağlandığı görülüyor.

Avrupa Birliğinde (AB);

* 125 bin kooperatifin 32 bini tarım kooperatifidir.

* 70 milyon kooperatif ortağının 24 milyonu tarımsal kooperatif ortağıdır.

* AB’de Kooperatifler;

tarımsal girdi sağlamada yüzde 55,

tarımsal ürünlerin pazarlamasında yüzde 65,

dış satımda yüzde 50’den fazla paya sahiptirler.

Görülüyor ki; kooperatif düzenlemelere bakış açısındaki farklılık nedeniyle Türkiye tarımı ve kooperatif hareketi AB karşısında boynu bükük bir konumda bırakılmıştır.

Ülkemizdeki kooperatif düzenlemelere -AB’den farklı- bakış açısı nedeniyle sıkıntılara düşen KÖY-KOOP Kırklareli Birliği’nin otuz yılda Kırklareli üretici köylülerine sağladığı kazançlara bir göz atalım;

* 621 traktörü neredeyse yarı fiyatına sağlamıştır. Köylülerin yaklaşık kazancı –günümüz değeriyle- 12.5 trilyon lira dolayında olmuştur.

* KÖY-KOOP, süt fiyatlarında her dönem litre başında en az yüzde 10 dolayında artış sağlamıştır. Bu artış Kırklareli köylüsüne yılda 7.5 trilyon, 30 yılda 225 trilyon kazanç sağlamıştır.

* Akaryakıt sağlamada, on yılda birim kooperatiflerimizin geliri 2.5 trilyon lira civarında olmuştur.

* Diğer kazanımları bir yana bırakacak olursak, Kırklareli KÖY-KOOP, ortaklarına 30 yılda toplam 240 trilyon dolayında kazanç sağlamıştır.

KÖY-KOOP, süt piyasasından çekilmek zorunda kaldıktan sonra süt fiyatları en az yüzde 25 dolayında gerilemiştir. 10-20 süt ineği olan üretici köylülerin yalnızca süt üretiminden kayıpları; aylık 250 milyon lira dolayında olmuş, üretici kooperatifçi köylüler, ineklerini satmak zorunda kalmışlardır. Yani üretici köylülerin durumu çok zordadır..

Evet, açıkça görülüyor ki; KÖY-KOOP’ların ekonomide etkin olmadığı durumlarda üretici köylüler giderek fakirleşmektedir. Bu böyle gider mi? Unutulmasın ki tarihin tekerleği ileriye doğru döner. Daha gelişmiş ve daha insanca düzenlemeler elbette gerçekleştirilecektir.