Köylüye ilk “Efendimiz” diyen Atatürk olmuştur.

133

Ünlü “Çankaya” yazarı Falih Rıfkı Atay bir kitabına okuyucuya bir soru yönelterek başlar. Der ki; “Sana ilk Türk olduğunu kim söyledi?”

Tabi ki Mustafa Kemal Atatürk söyledi. Köylüye de ilk “EFENDİMİZ” diyen o değil mi? Mecliste yaptığı bir konuşmada bunu söyledi ve dedi ki;

“700 yıldan beri emeklerini elinden alıp israf eylediğimiz ve buna karşılık daima tahkir ettiğimiz, aşağıladığımız, bunca fedakarlıklarına karşı nankörlük, küstahlıkla uşak derecesine indirdiğimiz, bu asil sahibin karşısında, hem utanç, hem saygı ile eğilelim.” Köylü, bu “efendi” sözünü ilk defa ondan işitmiştir. Ancak Mustafa Kemal köylüye sadece “Efendi” demekle yetinmemiş, onu bu toprakların, bu vatanın sahibi yapmıştır. Herkesin toprağı olsun istemiştir. Köyde yaşayıp da topraksız olmayı kabul edilmez bulup, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden, Cumhuriyet Hükümetleri’nden “Toprak Reformu” yasasını çıkarmalarını istemiştir. Bunun üzerine Cumhuriyet Hükümeti’nin ilk Başbakanı, Atatürk’ten sonra gelen “İkinci Adam İnönü” şöyle demiştir:

“Toprak mahsulünü ancak bir şartla verir. Bu da toprağın işleyenin malı olmasıdır. Yurdumuzda topraksız çiftçinin sayısı her türlü tahmin ve tasarrufun üstündedir. Köylünün yarısına yakını topraksızdır. Köylüyü sonsuza dek topraksız bırakmayacağız.”

Ancak İsmet İnönü yasayı meclisten geçirememiştir. 1937’de Başbakanlıktan ayrılmış, yerine Celal Bayar Başbakan olmuştur. Celal Bayar da topraksız köylüler için şu konuşmayı yapmış, Toprak Reformu Yasası’nın çıkarılacağını söylemiş, şöyle demiştir:

“Topraksız köylü bırakmayacağız. (Şiddetli alkışlar) Topraksız köylü bırakmayacağız. Topraksız köylü bırakmamak prensibimizdir. (Alkışlar) Bu partimizin (Demokrat Parti’nin) programının 34. maddesine dayanır. Her Türk çiftçisini toprak sahibi yapmak, topraksız çiftçiye toprak dağıtmak için kanunlar çıkarmak 34. maddenin hükmüdür. Her Türk çiftçisinin (ailesinin) çalışabileceği bir toprağa sahip olmasını vatan için sağlam temel saymaktayız.”

Ancak ne var ki; Demokrat Parti toprak dağıtmayı bırakın, 1945 yılında İsmet İnönü’nün çıkardığı Toprak Yasası’na dokunmamış bile. Çünkü büyük “Toprak Ağaları”, “Toprak Beyleri” (Adnan Menderes gibi çiftlik sahipleri) toprak dağıtımına karşı çıkmışlardır. Meclisteki tartışmalarda “Kimin toprağını kime vereceğiz?” sorusu ortaya atılmıştır. Yeni kuşaklar bilmezler ama biz okullarda “Toprak Bayramı” yapardık, “Toprak Marşı”nı söylerdik. “Tek Adam”, “İkinci Adam”, “Toprak Uyanırsa”, “Enver Paşa”, “Adnan Menderes” gibi bir çok kitabın sahibi olan, SUYU ARAYAN, Edirneli Şevket Süreyya Aydemir bir yazısında “Toprağın Hikayesi”ni anlatmıştır. Bu yazı için Şevket Süreyya’nın 29.03.1971 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde çıkan yazısından yararlandım.

Şimdi yapısal bir değişikliğe uğramış olan Devlet Planlama Teşkilatı’nın yaptığı “Türk Köyünde Modernleşme Eğilimleri” araştırmasına göre; köylü için en önemli olan, elektrik, okul, yol ve su’dur. Köylünün yüzde 57’si bunları öne çıkarmıştır. Yine bu araştırmaya göre köylünün yüzde 18’i topraksız, yüzde 72.2’si ise toprak sahibidir.

Şevket Süreyya Aydemir, Türk topraklarının yorgun olduğunu söyler. Toprağın fabrikası yoktur. Toprak ölmez, onu insan öldürmedikçe. Tarımın makinalaşması bir çok çiftçiyi açığa çıkarmıştır. Bunların bir kısmı köyden, çiftçilikten kopmuştur. Bazıları şehirde oturmakta, köye gerektikçe gidip tekrar dönmektedir. Ankette köy muhtarı yeniliğin lideri olarak görülmektedir. Öğretmen ikinci sırada yer almaktadır. Ancak bugün köylerde bir anket yapılsa çok çarpıcı sonuçlar çıkacaktır.