Kırklareli Taş Tabya’da Niğdeli Ethem Onbaşı kahramanlığı

1912 Balkan Savaşı’ nda Kırklareli’ ni Mahmut Muhtar Paşa komutasındaki 3, Kolordu  savunacaktı. Osmanlı Genel Kurmay’ ı böyle uygun bulmuştu.

Mahmut Muhtar Paşa, Gazi Ahmet Muhtar Paşa’ nın oğlu olarak çok tanınıyordu. 3.Kolordu 30 ni kişilik bir kuvvetti. Bütün birlikler mevzilerine yerleşmişlerdi. Gerçi Ordu’ nun seferberliği tamamlanmış değildi ama 30 bin kişilik bir kuvvet de az değildi.

21 ekim’de Türk ve Bulgar ileri karakolları arasında çatışma çıktı. Daha sonra Bulgarlar Erikler ve Polos (YOĞUNTAŞ) üzerinden taarruza geçtiler.

İlk aşamada Osmanlı Ordusu Birlikleri iyi bir savunma yapmışlardı. Polos, Erikler, Bedre (Kayalı), Karahamza ve Eriklice’yi savunan birliklerin komutanı Rıza Paşa bir kısım birliklere gece taarruzu emri verdi.

Gece taarruzu ilk defa oluyordu. Gecenin karanlığında, soğuk bir havada, yöreyi bilmeyen birlikler ayrı kollardan düşman arıyorlardı. Ancak düşman yerine karşılarına karanlıkta yönlerini kaybetmiş birlikler çıktı ve çatışma başladı. Türk birliklerinin birbiriyle savaşması biden panik yarattı, bozguna sebep oldu. Asker ve siviller gecenin bir yarısında kaçarken, Bulgarlar’da Polos, Bedre üzerinden Kırklareli’ ne yürüyorlardı. Amaçları ilk aşamada Eriklice’ deki TAŞ TABYA’ yı ele geçirmekti.

[inset side=right]Niğde’li Ethem Onbaşı 3 arkadaşı ile birlikte, 250 kişilik Bulgar Birliğine 2 saat karşı durdu ve Tabya’ yı teslim etmedi.[/inset]

Ordu bozulmuş, halk panik içinde kaçarken Bulgarlar bilmiyordu ki, Taş Tabya çoktan boşalmış.

Asker gün ağırırken Kolordu Komutanı Mahmut Muhtar Paşa’yı uyandırmıştı. Taş Tabya’ da sadece Niğdeli Ethem Onbaşı komutasındaki birkaç er kalmıştı.

Bulgarlar Taş Tabya’ya girmek ve teslim almak için 250 kişilik bir birlik tahsis etmişlerdi. Niğde’li Ethem Onbaşı 3 arkadaşı ile birlikte bu 250 kişilik Bulgar Birliğine 2 saat karşı durdu ve Tabya’ yı teslim etmedi. Arkadaşları şehit olmuş, Ethem Onbaşı ise ağır yaralanmıştır. İçeri giren Birlik Komutanı ”fesi yana yatmış, karayağız ve çocuk denecek bir çağda olan” bu yaralı Türk askerine, tercümanı yardımı ile “su” isteyip istemediğini sordu ve matarasını uzattı.

Yaralı Ethem Onbaşı gözlerini açtıktan sonra karşısında düşman subayını ve kendisine uzatılan matarayı görünce birden irkilir ve biraz sonra can verir. Ancak düşman komutan bu kahraman askeri tanımak ister. Ve koynunda kana bulanmış künyesini çıkartarak tercümana okutur.

Kahraman askerin 1893 doğumlu Niğdeli Ethem olduğu anlaşılır. Ethem onbaşı şehit olduğunda henüz 19 yaşındadır.

1944 yılında Kırklareli Ortaokulu Türkçe Öğretmeni Hüseyin Bey, Orta Anadolu yöresinde folklor araştırmaları yaparken, yolu Niğde’ ye düşer ve orada daha önce tanıdığı kunduracı Hasan Yıldız’ın dul eşi Şöhret Yıldız Hanım’dan aşağıdaki ağıtı dinler.

 

Bir mektup salaydım Kırkkılıse önüne
Varsa değse Etem’ imin eline
Ayrılığın acısını bilseydim
Sarılırdım zülüflerinin teline

Azrail geldi de kapımıza dikildi
Nice yiğit şehit oldu döküldü
Garip anaların boynu büküldü
Etem’ imin şanı geldi toprağına İl’ ine