İKTİSADİ ZAFERLERDE TÜCCAR’IN ROLÜ -2-

 

Dünya’ya örnek bir askeri zaferle sonuçlanan Kurtuluş Savaşından sonra Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni bekleyen sorunların başında ekonomik sorunlar geliyordu. Asker ve komutanlar üzerine düşen görevi fazlasıyla yapmış, yeni nesillere özgür bir ülke bırakmıştı. Fakat her şey şimdi yeniden başlıyordu.17.Şubat 1923 tarihinde ATATÜRK” Siyasi,  askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadi zaferle desteklenmezse payidar olamaz ,az zamanda söner” diye sesleniyordu,ülkenin tüccar ve esnafına.Bu sese ilk duyarlı tepki yine ilimizden gelmiş ve 1925 yılı eylül ayı başlarında KIRKLARELİ TİCARET ODASI kurulmuştur.O zamanlar sanayi ve sanayicimiz olmadığı için,Ticaret ve Sanayi Odası ismini daha sonra almıştır.

Odanın ilk kurucuları, bugün yayın hayatını başarı ile sürdüren YEŞİLYURT GAZETESİ sahibi ve kurucusu, ALİ  RIZA DURSUNKAYA, Tuhafiyeci Ali Rıza Efendi, Müteahhit Karahafız Zade Hüseyin Bey, Süpürgeci Esat Zade Zahireci Şevki Bey(GÜRE), Kavaf Emin Efendi. Ve 15 arkadaşı.

Burada dikkatimizi çeken olay kurucuların Kırklareli’nin ticaret hayatını ve faaliyet gösteren meslekleri belirlemesidir. Kurucular zahireci, manifaturacı, müteahhit ve gazetecidir. O günlerde tarıma dayalı basit bir Osmanlı kasabası olan Kırklareli’nin ticaret hayatı, köylünün tarımsal ürünlerini alıp değerlendiren zahireciler, askeriyeye erzak ve mühimmat tedarik eden müteahhitler.Müteaahhit deyince sakın yanlış anlaşılmasın,bu günün yap saçtı inşaat müteahhitleri  değildir söz konusu müteahhitler.

Askeri birliklerin ihtiyacı olan temel gıda maddeleri, istihkam taburları için kazma ve kürek, top arabalarını çeken hayvanlar için, hele o iri yarı cüsseleri ile iki beygir büyüklüğünde Macar KATANA atları, ot ve saman tedariki gibi yaşamsal ihtiyaçlar .Bu tür işleri yapan kişilere o zamanlar müteahhit veya halk deyimiyle,askeriye mütayidi.deniyordu.

Oda kurucusu gazeteci Ali Rıza Dursunkaya, kuruluş konuşmasında şöyle sesleniyordu” İstanbul’un yanı başında yaşıyoruz, bize ticaret faaliyetlerini kim temin edecek, bir İŞ BANKASI tahsisi için yapılan hareket neden tevakkuf etti.Ne için ticaret işlerimizde başımızdaki sermayedarlar ve tüccarlar bize yol göstermiyor. Körebe oyunu gibi hergün ortaya atılıp batan küçük esnaf ve tüccar zümresi neden himaye görmüyor?

Bu gidiş iyi bir gidiş değildir. Alakadar tüccarlarımızı vazife başına davet ediyoruz. Bunu da bir borç telakki ederiz.”

91 yıl önce Ali Rıza Dursunkaya’nın söylediklerinde ne kadar bir ilerleme kaydedildi. Bugünde körebe oyunu oynar gibi dükkanlar açılıp kapanmakta ve esnaf-tüccar hala bir ekonomik istikrar yakalayamamıştır. Şehrin en işlek caddeleri olan Karaumur Caddesi ve Fevzi Çakmak Bulvarı üzerindeki dükkanlar birkaç yıl veya bazen birkaç ayda bir kiracı değiştirmek zorunda kalıyor. Kırklareli Üniversitesinin açılması ile birlikte gelmeye başlayan öğrencilere hitap eden dükkanlar sadece hazır ve ucuz yiyecek sunabilmektedir. Bu körebe oyunu daha ne kadar sürecek bilemeyiz ama Ali Rıza Dursunkaya’ nın dediği gibi “ Bu gidiş iyi bir gidiş değildir.”

 

 

 

Mustafa Karaca