Kula Köyü

Bugün sizleri ilimize 40 km uzaklıkta, Bulgaristan sınırına yakın otantik mimarisi, sessiz sakin ortamı, eşsiz doğal mekanları güleryüzlü ve konuksever insanlarıyla Kula Köy’ üne konuk etmek istiyoruz.

Kırklareli – Kofçaz üzerinden 45 km, Kırklareli – Dereköy üzerinden 38 km uzaklıkta şip şirin bir orman köyü.

17 hane 40 nüfus, çavdar sapından çatılarıyla taş ve kerpiç evler. Köy’ e girerken tezek, keçi ve koyun kokusu belki ilk anda sizi rahatsız edebilir. Fakat alışınca oranın bir parçası olmak istemenin etkisiyle hissetmek gereği ortadan kalkıyor sanki.

Köy’ ün muhtarı Abdurrahman Sırcan. Güleryüzlü, babacan ve çelebi görüntüsüyle kucaklıyor sizleri. Uzun yıllar köyünden uzak kalmış, bayram ziyaretleriyle hasretini giderememiş ve kesin dönüş yapmış, çocukluk ve gençliğinin nostaljik anılarını yeniden yaşamak istemiş ve muhtar olmuş. Köyünü tanıtmak için büyük bir gayret gösteriyor.

 

 

HAMDİYE BEKAR

Biz sizlere bu köyde doğmamış, duymamış, yaşamamış birini tanıtmak istiyoruz.

Hamdiye Bekar, 40 lı yaşların sonlarında İstanbul’daki modern yaşamı terk ederek buraya yerleşmiş. Yerleşmekle kalmamış zevkini, kültürünü, enerjisini velhasıl tüm benliğinin ortaya koymuş, çıplak ayaklarıyla ve şimdiden nasır tutan elleriyle cennet gibi bir mekan yaratmanın uğraşına girmiş. Doğu Karadeniz’ in Serander Evi’ ni özgün çizgilerini koruyarak mekanın bir kenarına oturtmuş. Hemen yanında taş ahşap ve saman balyası ve çavdar sapı ortaklığıyla ortaya çıkan bir kombinasyon harikası bina, kendini göstermeye başlamış. Bittiğinde nasıl bir şey olduğunun tahminini sizlerin beğenisine bırakarak, tüm köy halkına ve bu sınır köyünü yeniden yaratan insanlara saygı ve sevgiler sunuyoruz.