Milli Mücadele’de Savaşanların Çocukları Nasıl Korundu?

584

-Kazım Karabekir Paşa’nın askerleri
-Dr.Fuat Umay’ın yetim çocukları

ÖZGÜRLÜK VE BAĞIMSIZLIK SAVAŞI’ nda “Biz yalnız düşmanı yenmekle yetinmedik. Düşmanla birlikte salgın hastalıkları, Arap ruhunu da yendik.” demişlerdir. Böyle bir tespiti dile getirenler Mustafa Kemal Atatürk’ ün yakın çevresinden Kırklareli Milletvekili Dr.Fuat Umay ile Cumhuriyetin unutulmaz Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel söylemişlerdir. Ancak o sıra memleketin bir başka sorununu da çözdük demeyi unutmuşlardır, ya da başkalarının bunu söylemesini beklemişlerdir.

1920’de düşmanı memleketten kovmak birinci ve yaşamsal sorundu. Ancak bunun yanında başka sorunlar da vardı. Mesela savaş artığı çocuklar.

Osmanlı Devleti zayıf düştükçe büyük devletler bastırıyor, isteklerde bulunuyorlardı. İstekleri yerine gelmediği, amaçlarına ulaşamadıkları zaman bir takım uydurma gerekçelerle savaş açıyorlardı. Bu tür savaşlardan 4 tanesi 1828-1920 yılları arasında yapılmış, Osmanlı Devleti’nin Anadolu dışında tüm toprakları elden çıkmıştı. Yediden yetmişe herkesin asker olduğu bir zamanda evde kalan çocuklar ve hastalar, yaşlılar ne olur? Mustafa Kemal Atatürk’ün yanındaki paşalar Anadolu’ya geçtiklerinde, halkı yeni bir savaş için hazırlamaya başladıklarında böyle bir tablo ile karşılaşmışlardır. Yakınlarını kaybetmiş, yetim kalmış bu çocuklar aç ve çıplak saçak altlarında kurtarılmayı bekliyorlardı. Anadolu’da halkın nabzını yoklayan paşalar, Ankara Hükümeti’ne durumu rapor ediyorlardı. Bazı milletvekilleri de SAVAŞ ÇOCUKLARI’na sahip çıkılması bağlamında YETİMHANELER açılmasını, ki o sıralar bunlara DARÜL EY TAM, yani çocuk yuvaları, ya da çocuk barınakları deniyordu. İlk aşamada binlerce anasız babasız kalmış olan bu çocuklar buralara yerleştirildiler. Büyük çocuklar içinse Çırak Okulları açıldı. KAZIM KARABEKİR PAŞA bu çocuklara Baba gibiydi. Halk bu çocuklara “KARABEKİR’İN ASKERLERİ” diyordu.

Milli Mücadelenin ilerleyen zamanı içerisinde Türkiye’nin kimsesiz çocuklarının başına Kırklareli Milletvekili Dr.Fuat Umay getirildi. Bu çocuklardan 200 kadarı Kırklareli Yayla Mahallesinde Rumlar’dan kalma binalara yerleştirildiler. Tevfik Fikret Okulu’na karşı olan binalardan Yunanlıların Averof Zırhlısı’na benzediği için halk tarafından yıkılmak istenmiştir.

Yurt içinde çocukların yerleştirilmeleri, Çocuk Yuvaları yapıla dursun, Mustafa Kemal Dr.Fuat Umay’ı 1921 yılında şahsi temsilcisi olarak Amerika’ya gönderdi. Yeni Türkiye’ nin çocuk davasını Amerikalılar’a anlatmak ve yardım toplamak üzere Amerika’ya giden Dr.Fuat Umay’ın bu gezisi çok başarılı olmuştur.

Bildiğim kadar Mustafa Kemal, Dr.Fuat Umay’ı Çocuk Esirgeme Kurumu’nun başına getirmiştir. Dr.Fuat Umay Kırklareli’de Büyük Köseoğulları olarak anılan aile fertlerinden biridir. Bendeniz aileyi tanırım. Dr.Fuat Umay ile de birkaç kez görüşmüşlüğüm olmuştur. Kırklareli, Dr.Fuat Umay’ı yeterince tanımış değildir. “ÇOCUKLARIN KORUYUCUSU” anlamına gelen “UMAY” soyadını Atatürk vermiştir. Dr.Fuat Umay ayni zamanda kısa bir süre için Sağlık Bakanlığı yapmış, Mustafa Kemal’in nikah şahitliğini yapmıştır. Atatürk tarafından tutulması; Bolu İsyanı sırasında Bolu’da Hükümet Doktoru iken isyancılar tarafından ayaklarına zincir vurarak tutuklanmıştır. Dr.Fuat Umay’ın bu mücadelesi Hasan İzzettin Dinoma’nın yazdığı “KUTSAL İSYAN VE KUTSAL BARIŞ”  kitaplarında uzun uzun anlatılmaktadır.