Modern iş hayatından Lavanta Tarlasına bir başarı hikayesi; Aicha Lavanta, Kırklareli’yi mora boyadı

309

Ayça Özer, 2018 yılında lavanta işine merak sarmış. Bulgaristan ve Fransa’da lavanta tarlalarını gezip görmüş. Araştırmış, sormuş, sorgulamış, işin her yönüne çalışmış, hala da araştırmaya devam ediyor. Daha sonra da “ben bu işi yaparım” deyip, paçaları sıvamış ve dalmış tarlaya. Nihayetinde Kırklareli’nin Demircihalil köyündeki 82 dönümlük tarlasının 35 dönümlük kısmına 67.000 adet lavanta fidesi dikmiş. Hem de hiçbir yerden destek almadan, kendi özkaynaklarıyla. Sonra da şirketini kurup, Aicha Lavanta markasıyla her yeri mora boyadı. Hem de bunu çevreye zarar vermeden, doğadaki tüm canlıların yaşam hakkına ve yaşam alanına saygı duyarak, çok güzel bir şekilde gerçekleştirdi.

Ayça Özer, bu gün birçok kişinin hayalini kurduğu işi gerçekleştirdi. Lavanta tarlasının içinde gezerken, gözünüz morun her tonuna dalıp, o eşsiz lavanta kokularıyla mest oluyorsunuz. Tabi bütün bunlar bir çırpıda olmuyor. “Çok araştırdık, çok sorduk, dersimize de çok çalıştık ama işin içine girdiğimizde yine de öğreneceğimiz çok şey olduğunu gördük” diyor kendisi. Yola çıkarken topladığı bilgilerin uygulamada pek örtüşmediğini görmüş. “Lavanta çok uzun soluklu bir yatırım. Geri dönüşü zaman alan bir yatırım. Geri dönüşüm süresine kadar, hem emek çok yoğun, hem de bakım maliyetleri yüksek diyor. Bu işe gerçekten gönül vermeyecekseniz, emek vermeyecekseniz, lavanta çiçeklerinin cazibesine kapılıp, bu işe girmeyin diye de ekliyor. Ancak hesabınızı iyi yaparsanız ve gelecek planlarınızı iyi kurgularsanız, o zaman başarı elde edersiniz” diye vurguluyor.

Ayça Özer, Kırklareli’de çok güzel bir işi hakkıyla başardı ve hem kadınlarımız için hem de çiftçilerimiz/üreticilerimiz için bir rol model oldu. Kadınlarımızın ne kadar güzel işler yapabileceğini gösterdi, atıl ve kıraç arazilerin değerlendirilebileceğini gösterdi, ilimizde alternatif tarım ürünü, tıbbi ve aromatik bitki yetiştirilebileceğini örneğiyle gösterdi.

Ayça Özer’le sohbetimizde lavanta temelinde daha bir çok projeyi gerçekleştirmek istediğini heyecanla anlatıyor. Lavantanın sadece bir çiçek olmadığını, lavantanın sadece ekip biçmenin dışında, müthiş katma değer üretilebilecek bir sektör olduğunu belirtiyor. Bu sene, hem kendi çiçeklerini damıtmak, hem de bölgedeki diğer üreticilere hizmet vermek için, Kırklareli Yeni Sanayi Sitesinde,  500 kg.  Çiçek kapasitesine sahip distilasyon ünitesini  kurmuş bile. Bu iş için yola çıktığımda, 2. Senemizde distilasyon ünitemiz olması gerektiğini ön görmüş ve planlamıştık. Bu sene hedefimizi gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz diyor.

Asıl gönlünde eko-turizm ve agro-turizm yatıyor. Lavanta üretilen köyleri de bu işe dahi etmeyi, o köylerdeki kadınların da belirli standartlar ile yöresel ürünlerini üretmelerini, onların da üreten, kazanan kadınlar olmasını istiyor.  Lavanta ile ilgili tarla günleri düzenlemenin ötesinde, bölgedeki diğer üreticiler ile birlikte, Kırklareli’ye hem turizm faaliyeti yaratacak, bilimsel içeriği de olan seminerler festivaller düzenlemek istiyor. Yaşadıklarını,  yaşadığı süreçleri herkese anlatmak istiyor. “Bu yolda daha ilk adımlarımız. Yapacağımız, yapmak istediğimiz daha bir çok şey var. Bölgemize, çiftçilerimize, üreticilerimize, kadınlarımıza katma değer üretmek istiyoruz.” diyor.

Hikmet Metin – Sarantalı Köylüm Gazetesi