“Özgürlük Savaşçısı” SPARTAKÜS’ün Yaşadığı Yöreden İzlenimler

Bir süre önce Trakya Otocam İnsan Kaynakları Müdürü Sayın Talat Herhal, Yazar ve Tarihçi Selahattin Demiraco, TEMA Eski Genel Başkanı Hayrettin Karaca’nın gelini Dr. Alev Karaca ve ben tarihte “Özgürlük Savaşçısı” olarak anılan SPARTAKÜS’ün yaşadığı bölgenin köylerindeydik.

İki bin yüz yıl (2100) yıl önce yaşamış bir “Özgürlük Savaşçısı”nın izlerini ararken bilgisini öne çıkarmayı düşündük. Onun bu yüreden olduğunu benden önce Türkiye İşçi Partisi’nin ünlü Genel Başkanı rahmetli Doç.Dr. Behice Boran söylemiştir. Behice Boran sosyolog bir bilim insanıdır. Türkiye’de düşünce ve özgürlük mücadelesi yapmıştır. Onun için tarihte ilk özgürlük savaşçılarını biliyordu ve bunları parti üyelerine örnek olarak gösterip söylüyordu. SPARTAKÜS’ün de Kırklareli’nin İslambeyli-Poyralı köylerinden olduğunu Kırklareli’nde bir toplantıda söylemiştir. Ben bu bilgiyi bir adım daha ileri götürmüş, onun Poyralı’da yaşamış olan PARPARA KAVMİ’nden olduğunu ileri sürmüştüm.

Poyralı’nın Kaynaklar Mevkii’nin batısında bulunan KUŞTEPE düzlüğünde eski bir yerleşim ve küçük bir taş oyma manastır bulunmaktadır. Poyralı Dere’yi takiben birkaç kilometre kuzeydeki düzlükte İSLAMBEYLİ (RUMBEYLİ) köyü bulunmaktadır.

Rumbeyli, Romalıların yaşadığı bir köydür. Birkaç yıl önce bu yörede taş oyma bir mezar bulunup, Kırklareli Müzesi’ne konmuştur. Poyralı sınırları içinde, Demirköy yolu üzerinde, Balkan Savaşı’ndan kalma adı ile anılan MUSABİN TEPESİ, köylülerin AKTEPE dedikleri ve bana göre yapay bir tepe bulunmaktadır. Bu bir tümülüs ya da çevreyi kontrol merkezi gibi bir hizmetin eseri olabilir. Romalılar, Spartaküs’ün buralarda sığır çobanlığı yaptığı sıralarda Türkiye Trakyası’nı işgal etmiş, kendilerine bağlı bir eyalet haline getirmişlerdir. Spartaküs o zamanlar Romalılar’a köle olarak satılmış, Roma’ya götürülmüştür.

Biz bu yöreyi gezerken Talat Herhal arabayı kaynaklar mevkiinde durdurmuş, Demiraco, Alev Karaca ve Talat Herhal yöre hakkında, özellikle oraya çok yakın olan PARPARA KAVMİ hakkında bilgi sahibi olmuşlardır. PARPARALI’lar orman içinden kaynaklara ve dereye uzanan bir vadinin içinde yaşamışlardır. Güneyden gelip kuzeye geçmek isteyenler PARPARALI’ların iznine tabi olmuşlardır. Bu yüzden PARPARALI’ların yaşadığı bu yere PARPARA GEÇİDİ denmektedir. Poyralı Köyü de burada kurulmuştur. Yunanlılar’ın buralara gelip ticaret yaptıkları, burada bulunan “İoanya Parası”ndan anlaşılmaktadır. Ancak, PARPARALI’lar bir veba salgınında tümden ölmüşler, köy daha sonra bir iki kilometre kadar daha güneye kurulmuştur. SPARTAKÜS buralarda çobanlık yaparken Romalılar’ın eline düşmüştür.

Üzerinden yüzyıllar geçmiş her kahramanın hayatında bir masal vardır. Böyle bir masalın sahibi çok olur. SPARTAKÜS için de bu böyledir. Bulgarlar, Yunanlılar SPARTAKÜS’ün kendilerinden olduğunu ileri sürmektedirler. Oysa SPARTAKÜS’ü köle olarak alanlar, özgürlük savaşında onu karşılarında gören Romalılar, onun “UZAK TRAKYALI” olduğunu söylemektedirler ki Roma’ya göre UZAK TRAKYA Türkiye Trakyası olmaktadır. Bu nedenlerle SPARTAKÜS bu toprakların insanıdır. Biz bu gezimizde onun izini bir bilim insanı olan Doç.Dr. Behice Boran’ın dediği yerde aradık. Sanki SPARTAKÜS’ü Poyralı Kaynakları çevresinde, Parpara Geçidi’nde, İslambeyli düzlüğünde sığırlarını otlatırken Roma’ya kafa tutmayı düşündüğünü hayal ettik.

SPARTAKÜS’ün kaydını Kırklareli’ne yapmayı düşündük. Kırklareli’nde bir yere büstünün konmasını tasarladık. Yani gerçekle hayal arasında gidip geldik.