Ölümünün 37. yılında Aşık Ali Tanburacı

1001

Nihat Özge – Aşık Ali Tanburacı 1899 yılında Kırklareli’de doğdu. Babası Rasim Ağa annesi Pembe Hanım’dı. İdadi Mektebince okurken öğretmeni Niko Tavridis’ten ders almış, ustası Halil Çavuş’tan bir çok Rumeli Türküsü öğrenmişti. Balkan Savaşlarından sonra işgal edilen Edirne’de çarpışan askeri grup içerisinde yer aldı. Yunanlılara esir düştü. Ve Milos’a sürgün giderken trenden atlayıp Bulgarlara sığındı. Vidin’de 2 yıl tutsak kaldı. Bu sürede kendi yaptığı tanburasıyla o yöredeki Rumeli türkülerini derleyerek küçük bir kitapçığa kaydetti.

1924 yılında tanburasıyla yarattığı hoşgörüden yararlanarak Türkiye’ye kaçtı. Vahit Lütfü Salcı Bey’le birlikte “Kırklareli Halk Musikisi Cemiyeti”ni kurdular. Aynı yıl Kırklareli’de bulunan Süvari Alayı’nda askerliklerini yapan değerli müzik adamları Yesari Asım Ersoy, Hafız Numan Bey, Tanburi Selahattin Bey ve Naci Tekyay Beylerle tanıştılar. Bu değerli müzik insanlarıyla Rumeli Türküleri üzerine çok değerli çalışmalar yaptılar.

İlerleyen yıllarda Neyzen Tevfik, Refik Fersan ve Tanburacı Osman Pehlivan gibi üstatlarla birlikte çalışma şansı elde ettiler. Ve Rumeli Türkülerinin açığa çıkmasına katkı sağladılar.

Aşık Ali Tanburacı, Mesude Hanımla evlendi. Huriye adına bir kız çocuğu oldu. 35 yıllık bir evlilikten sonra eşinden ayrıldı. Kızı Huriye ve torunu Rasim Savaş Ergüven’le birlikte yaşamaya başladı. Bu arada Kepirtepe Köy Enstitüsünde bağlama ve tanbur dersleri vermeye başladı. Ankara Radyosu sınavlarına girdi ve kazandı. Fakat memleket hasretine dayanamayarak Kırklareli’ye geri döndü. Doğu Mahallesinde çiftçilik ve kahvecilik yaparak hayatını kazanırken, mahalle muhtarlığı görevini de üstlendi.

7 Mart 1981 tarihinde bir çok sanatçının katıldığı jübilesinde Kırklareli halkına son kez seslendi.27 Ocak 1982 tarihinde kaybettiğimiz bu değerli tanbur üstadını 37. ölüm yıl dönümünde rahmet ve saygıyla anıyoruz. (Kaynak: Hüseyin Yaltırık- Aşık Ali Tanburacı)