Onurlu İnsanların Köyü, Terzinin Köyü ve TBMM

496

17-25 Aralık 2014 tarihleri arasında yaşanan olaylar bir yıldır ülke gündemini her geçen gün artan bir rahatsızlık dozu ile meşgul ediyordu.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin 4 bakanı yolsuzluk ve rüşvet suçlamaları ile suçlandı. Bazı medya yazarlarına göre bu olay hükümete karşı düzenlenmiş bir darbe girişimi, bazılarına göre ise yolsuzluk ve rüşvet çarkının suçüstü yakalanması idi.

Mecliste açılan soruşturmalar neticesi gün geldi YÜCE DİVAN oylamasına. Oylama öncesi muhalefet parti liderleri eski bakanlar hakkında en ağır hakaretler ile suçlamalarda bulundu. Bu üslup seviyesi TBMM kutsal çatısı altında yakışıksız kaçsa da siyaset ve ifade özgürlüğü çerçevesinde her türlü hakaret kayıtlara geçti. Yıllar sonra meclis kayıtları bu tutanakları yayınlarsa ve birileri araştırmak durumunda kalırsa küfür defterine çok önemli kazançlar yazacaktır.

Muhalefet liderleri sayısal azınlıkları dolayısıyla Yüce Divan kararı çıkmama ihtimaline karşılık AKP Milletvekillerinin ONURLARI VE VİCDANLARI’ na hitap eden konuşmalar yaptılar. Netice değişmedi ise de AKP önemli ölçüde fire verdi. Şimdi muhalefet bu fire üzerine ince hesaplara başladı.

HIRSIZLIK OLAYI

Bu olay bize yıllar önce Kırklareli Kofçaz İlçesi Terzidere Köyünde yaşanan bir hırsızlık olayını anımsattı. Terzidere köyünde o yıllarda bir hırsızlık olayı olur. Köyde bu güne kadar böyle bir hırsızlık olayı yaşanmadığı için herkes şaşkındır ve kendini suçlu hissetmektedir. Olay bölgenin kolağasına anlatılır. Kolağası “ hırsıza bir şans tanıyalım, çaldığını yerine koymasını isteyelim, olmazsa bulup cezalandıralım “ der. Bu fikri herkes beğenir ve hırsızın çaldığını yerine koyması için duyurular yapılır, çevre köylere haberciler gönderilip, davullar çalınır. Hırsız görülüp tanınmasın ve ailesi, çocukları üzülmesin diye tüm köy o gece evlerine kapanır ve kimse sokağa çıkmaz. Köylü sabah uyandığında çalınan malın yerine konduğunu görüp rahat bir nefes alır.

TERZİ’ NİN ONURLU DAVRANIŞI

Ancak bu olayı köyün terzisi kabul etmez. “ Ben hırsızların olduğu, hırsızlık yapıldığı bir köyde artık oturmayı onuruma yediremem” diyerek köyü terk eder.  Köyün bugünkü yeri olan dere boyuna gelip kendine bir eve yapar ve bir daha eski köyüne gitmez. Ancak köylünün terziye ihtiyacı vardır ve köylü ona gitmek zorundadır.  Gidenler adres olarak Terzinin dere’ yi söyledikçe köyün adı belli olur. TERZİ DERE.

Terzi nin bu onurlu davranışı kısa sürede köyde yaşayan herkesi etkiler ve içlerinde bir hırsızın yaşadığı köyde kimse yaşamak istemez,  tüm köy terzinin dere boyuna taşınır, hırsız hariç. Hırsız da daha fazla oralarda yaşayamayacağını anladığı için köyü terk eder.

HIRSIZLAR ONURLU İNSANLARIN YAŞADIĞI BİR TOPLUMDA YAŞAYAMAZ

Kıssadan hisse dersek eğer, nasıl bir ders çıkarıp,  hissemize ne düştüğünü nasıl öğreneceğiz. Muhalefet liderleri öylesine ağır hakaret ettikleri kişilerle ayni çatı altında nasıl çalışacaklar. İnsanlara “ HIRSIZ- RÜŞVERÇİ-AHLAKSIZ-ONURSUZ…” gibi ağır hakaret içeren sözcükler sarf edip, sonra ayni çatı altında bir birlerinin yüzlerine nasıl bakacaklar, merak ediyorum doğrusu. Genel seçimlere daha altı ay zaman var. Bu süreç için milletvekilleri istifa etmeyi düşünmezler mi? Bu altı aylık süreçte maaş almasalar ne olur.  Onursuzluk, rüşvetçilik ve hırsızlıkla suçladıkları kişilerle beraber olmak zorunda kalmak dünya’ nın en zor işi olsa gerek. Onları bu zor ve sıkıntılı durumdan nasıl kurtaracağız bilemiyorum.

MİLLETVEKİLLERİ İSTİFA ETMEYİ DÜŞÜNÜYORLAR MI ?

Belki Terzidereli Terzi onlara bir örnek olabilir diye düşündüm ve bu kısa olayı anlattım. Başkasını onursuzlukla suçlayan insanlar kendilerini onurlu kabul ettiklerine göre yazık değil mi onlara?

Bu olaya bir son vermek gerekirse eğer Terzi örneği ideal bir örnektir.  Koskoca milletvekilleri bir terzi kadar olamadı dedirtmezler kendilerine diye düşünüyorum.

SARANTALI KÖYLÜM