OYALARDA HAYVAN MOTİFLERİ.

 

Türkiye gündeminin % 99 luk kısmını meşgul eden PKK Terörü, FETO Terörü, Ekonomik Terör, hayatın bir parçası haline gelmiş olan Maganda Teröründen bıkan insanlar, yaşamın temel amacının sevgi ve sanat ile değer bulacağına inanarak hayatın içinde güzellikler de var diyerek, 26.11.2016 günü İstanbul Galatasaray’ da ARKEOPERA’ nın düzenlemiş olduğu Cumartesi sohbetleri toplantısında bir araya geldiler.

Sohbet toplantısının konusu

“ ALIŞILAGELMİŞİN DIŞINDA OYALARDA HAYVAN MOTİFLERİ “

konuşmacı

EMİNE SEMRA ERKAN oldu.

Emine Semra Erkan çok yönlü bir sanatçı. Kısa özgeçmişi başarılarla dolu. 6 dil bilip, Almanya Bonn Büyükelçiliğinde memuriyet, turist rehberliği, Alanya Turistik eşya dükkanı işletmeciliğinden sonra bir kültür elçisi olarak yaşamımızın önemli bir kültür zenginliği olan OYA’ lar ile tanışmış. Oyalar ile bu zengin tanışıklığını bazı sanatçılar gibi kendine saklamamış ve sanata ilgi ve sevgi duyan herkes ile paylaşmak üzere yola koyulmuş.

 

İLETİŞİM ARACI OLARAK  “OYA”

Göçebe hayatımızın devam ettiği, yazılı bir yaşam ve kültürümüzün olmadığı yıllarda “ OYA” lar toplumsal bir iletişim aracı olarak kullanılmış. Bugünkü iletişim imkanları olmadığı için, mesaj çekemeyen, tiwit atamayan, facebook ta haberleşemeyenler ne yapmış, derdini ve mesajlarını oyalara işlemiş. Oyalar insani hislerin, sevgi ve nefretin dili olmuş. Evin gelini kaynanası il olan geçimsizliğini BİBER OYASI işleyerek açığa vurmuş. “Kaynanam ile aram iyi değil, biber gibi acıyız” diyebilmiş ancak. Kaynana da durur mu onunda cevabı “ seni biber gibi yerim” olmuş.

Erkekler ise başlarında taşıdığı EFE OYASI ile, anası, karısı ve bacısına “ size olan sevgim ve saygım başımın üstündedir “ diyerek mesaj göndermiş.

Evlenecek gelinlik kızın çeyizinde 40 oyası, 40 gömleklik bezi, olmazsa olmaz çeyiz eşyaları olarak kabul edilmiş.

 

 

 

 

HAYVANLARIN HAYATIMIZDAKİ ROLÜ VE YERİ

KAZ :

Göçebe toplumların hayatı dağlarda doğa, bitki ve hayvanlar ile devam ettiğinden bu motifler oya işlemelerinde geniş yer ve anlam bulmuş. Dilekler hep bolluk, bereket, sevgi ve saygı üzerinde durduğu için seçilen hayvan motifleri de bolluk ve bereketi simgeleyen hayvanlar olmuş. Oğuz Türklerinde çok sık görülen KAZ AYAĞI işlemesi, Kaz’ a duyulan güven ve sevgiden kaynaklanmış. Zor günlerinde engelleri aşmak için bir kaz sürüsü Oğuz Türklerine rehberlik yapmış. Bu sebepten Kaz, yol gösteren, haber getiren, önderlik eden bir rol model olarak kabul edilmiş ve yüzlerce yıl saklanacak kültür değerimiz Oyalara işlenmiş.

ARI- FARE VE TAVŞAN

Bolluk, bereket ve çalışkanlığın sembolü olan arılar ayni zamanda hiyerarşik bir düzende yaşadıkları için, beraber çalışıp, beraber üretmenin ve bunu bir düzen içinde yapmanın anlamını açıklamak için motifler işlenmiş. Keza balık, tavşan ve farelerde bolluğun ve çok üremenin sembolü olmuş. Her ne kadar insanoğlu balık gibi binlerce larva bırakamasa da, fare veya tavşan gibi bir batında 9 doğuramasa da üremek zorunda olduğunu kabul etmiştir.

 

KELEBEK-KUŞ

 

Dağlarda özgürce gezen insanlar için en önemli özgürlük sembolü elbette

Özgürce uçan kelebekler olmuştur. Bazen biz de kelebekler ve kuşlar gibi özgürce uçabilmeyi, istediğimiz zaman bir yerlere konup sohbet etmeyi istemezmiyiz?.

 

 

 

 

 

HOROZ’ un YERİ BAŞKA

 

 

Bolluk, bereket ve bolca üremeden bahsettik. Tek başına hiçbir canlı üreyemeyeceğine göre bir bilmece ile soralım horuz kardeşi.

 

Pırtık pırtık urbası var

Rengarenk atkısı var

Abdessiz ezan okur

Nikahsız karısı var ?

Bilin bakalım kim????

Oyaları her ne kadar kızlarımız el emeği, göz nuru olarak işledi iseler de horoz konusu bizim formatımıza aykırı gelmektedir. N o öyle bir sürü nikahsız karı, abdessiz ezan okumalar. Adamı kesip tencere de bir güzel kaynatırlar, kaynatamazlarsa atkısını pırtık pırtık yolarlar. Kimse horozlara imrenmesin, onlar için hayat kim bilir ne zorluklar ile geçiyordur. Bırakın oyalarda ki güzellikte kalsınlar.

 

İşte böyle güzel bir günde yolları sanatta ve sevgide buluşan insanlar bazen kelebekler gibi özgürce uçup, tavşan gibi dokuz doğuramasalar da, oyaların rehberliğinde güzel bir sanat sunumu izlemenin zevkini aldılar. Bu etkinliği düzenleyen Arkeopera’ ya, sunumu gerçekleştiren Emine Semra Erkan’a ve tüm katılımcılara saygı ve sevgilerimizi gönderiyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mustafa Karaca

Sarantalı Köylüm

 

26.11.2016 İstanbul