PAVLİ PANAYIRI-POMAK BAYRAMI

PEHLİVANKÖY PANAYIRI

15-18 Eylül 2016

Bu yıl 107.si düzenlenen Pehlivanköy Panayırı ilginç görüntüler eşliğinde büyük bir katılım ile gerçekleşti. 107 yıldır her türlü şart altında düzenli olarak Eylül ayının ilk haftasında düzenlenen panayır bazen şartlara göre tarih sapması ile 2. veya 3.hafta düzenlenerek bugünlere kadar panayır özelliğini koruyarak gelmiştir. Trakya’ nın bütün ilçeleri bu tür panayırları düzenlemesine rağmen zaman içinde ekonomik ve sosyal şartların dengesine göre panayır özelliğini kaybetmiş güncel pop şarkıcılarının boy gösterdiği festival havasına bürünmüştür. Ancak Pehlivanköy panayırı bu özelliğini koruyarak bugünlere ulaşmış tek panayır olarak kalmıştır.

Pehlivanköy panayırı 22.Ocak 1908 tarihli Padişah 2.Sultan Hamit’in İrade-i Seniyye’ si ile kuruluşuna karar verilmiştir.  Ancak o günlerin siyasal çalkantıları içinde saltanat 5.Mehmet Reşat’ a geçince, ancak 1910 yılında resmi olarak panayır olmaya başlamıştır.

Panayır’ a bölgenin özelliğinden dolayı POMAK BAYRAMI’ da denilmektedir. Bölge 1877-78 Osmanlı- Rus Harbinden sonra evlerini ve köylerini terk etmek zorunda kalan Rodop ve Deliorman Pomaklarının yoğun olarak yerleştiği bölge olduğu için çeşitli yerlere dağılmış Pomakların yılda bir defa tanıdık ve akrabaları ile buluştuğu bir bayram havası içinde yaşanmaya başlamıştır.

Bölge ayrıca daha önce ikamet eden Pavlikanlardan dolayı PAVLİ olarak anılmaktadır. Bu sebeple PAVLİ GÜNLERİ veya PAVLİ PANAYIRI da denilmektedir. Pavli konusuna kısaca değinecek olursak eğer karşımıza ilginç bir aşk hikayesi veya dramı çıkar. Adına bugün Akarca Köprüsü denilen köprünün halk arasındaki ismi Pavli köprüsüdür. Ergene’ nin deli aktığı günlerde geçit vermediği için bir köprüye ihtiyaç duyulmuş. Ancak köprü bir türlü akan suya karşı direnç gösteremeyip yapılan ayakları yıkılıyormuş. O günün kahinleri karar vermiş “ İLAHLAR KURBAN İSTİYOR”. Ancak kimin kurban edileceği konusunda kim karar verecek? Ulu kahinler karar vermiş. Köprüye ilk gelen kurban edilecek. Bu kurbanda köprü ustası Pavli Ustanın genç karısı olmuş. Kadını köprü ayağına diri diri gömmüşler. Kadının Pavli, Pavli diye yakarışları yıllarca köprüden geçenlerce duyulmuş.

 

 

Yılmaz Erdoğan olayı şiirleştirerek şöyle anlatmış.

 

PEHLİVANKÖY- ELENKA YA DA PAVLİ KÖPRÜSÜNE SONE..!!

( BU ŞİİRİ YILLAR ÖNCE “PAVLİKANİZM” KONUSUNU İNCELERKEN YAZDIĞIM BİR DESTAN-BİR AĞIT GİBİ..ESKİ ADIYLA “PAVLİKÖY” KIRKLARELİ’NE BAĞLI BİR İLÇEMİZDİR)

ERGENE üstüne

Köprü koymaya başlandı gitti

Bizans isteğine

PAVLİ ustanın gücü mü yetti..?

Suçu mu-günahı mı sorun

Taş taşa eklendi

Akıntısı kesilmez öfkeli suyun

Orta ayağında Pavli de umut tükendi..!!

Ergene köpürerek köprü

Yol olup karşı yakaya

Geçmez dedi ve öykü

Bağlandı Pavli’de rüyaya..

Orta ayak ancak insanla

İzinliydi temele

Gömülmeliydi taşların altına canla

Usta asker ya da amele..!!

Pavli’nin gördüğüydü bu

Dedi ustalar o zaman sabah

Kimin karısı ilk yemek getirirse sonu

Canlı temel olmaktı ve yoktu ah-vah..

İşini erken bitirmiş kendini dışarı atmış

O çok güzel kadın dedikleri ELENKA

Küçük kızını uyutup beşikte bırakmış

PAVLİ dermiş iş-aş sonra fiyaka..

Kader mi bu Pavli usta..?

Bak sevgili karın Elenka bu işte

Geliyor kurbanlık olarak en başta

Ve anlamıyor hüznünü her iç çekişte..

Pavli usta yüzüğünü düşürmüş bilerek

Temel taşlarının arasına

Bakmış bulurum diye ELENKA eğilerek

İtmiş Pavli bakmadan kadının ağlamasına..!!

Taş kapak hızla üstüne kapanmış

Elenka. Pavli demiş Pavli şakayı bırak

Teknede hamur beşikte çocuğum kalmış

Biri uyanacak diğeri kabaracak..

Çıkar beni Pavli çıkar sevgilim

Diye diye ağlatmış Ergeneyi

Hadi deyin ben PAVLİ değilim

İstemem boş bir söz ile öldürmeyi..

Yolunuz Pehlivanköy’e düşerse

PAVLİ KÖPRÜSÜ nün ortasında durun

ELENKA diye seslenin nefesiniz yeterse

Ve onun PAVLİ diye cevap verdiğini duyun..

Yazık kime şimdi ölene kalana

Çocuğa Köprüye suya mı..?

Yazık umutlarımızı aş için çalana

Ayıp kime şimdi Tanrıya mı duaya mı..?

22 Aralık 2014

Panayırlar, pagan ve Helen toplulukların belli zamanlarda bir araya gelip, eğlenceler düzenleyerek ticari mal alışverişlerinde bulundukları önemli aktiviteler olarak bilinmektedir. Bu bilgi ışığında, Pavli Günleri çok daha eski tarihlere kadar gidebilecek tarihi bir seyir göstermiştir. Ancak bizim yazılı tarihimizde 1910 yılı esas alındığı ve 1908 tarihli ..Abdlhamit’ in İrade-i Seniyyesi referans verildiği için bizim tarihimiz 1910 yılında başlamıştır. Panayır, Yunanca’ da “Panegrysis” kelimesi ile ifade edilir ve büyük toplantı, kurultay, festival, kalabalıklar gibi anlamlar içermektedir.

Herhalde 2. Abdülhamit bu bilgilerden hareketle bölgeye yeni yerleşen Pomaklara bir moral vermek ve yaşanan acıları unutturmak amacı ile bu panayırı canlandırmak istemiştir. Tarihi Pavli günleri olmuş Pomak Bayramı ve nihayet Pehlivanköy Panayırı.

Panayır gerek alan olarak gerekse bu alanda açılan çeşitli stand zenginliği açısından Türkiye’ nn en büyük panayırı olma özelliğini taşımaktadır. Bu kadar çok çeşitli esnafı bir araya toplamak ve onlara güven vermek ve bu standları gezip esnafı memnun edecek alış veriş müşterisini oraya toplamak büyük bir organizasyon gerektirir ve Pehlivanköy Belediyesi bu işi hakkıyla başarmış.

Panayırda yok yok denilecek kadar zengin çeşitlilik vardı. Çocuklar için eğlence yerlerinden büyükler için alış veriş ve eğlence yerlerine kadar çok zengin imkanlar vardı. Eski panayırlardan özlediğimiz halka ile sigara almaktan tutun, kaleye gol atma yarısına kadar her türlü eğlence vardı.

Alış veriş tezgahları Mahmut Paşa’ yı aratmayacak zenginlikte ve uygun fiyatlarda idi. Panayırların olmazsa olmazı KUZU TANDIR yapan onlarca işyeri lezzetli kuzu tandır ile binlerce kişiyi ağırlıyordu.

 

 

 

 

 

 

 

POMAKLARIN “P” HARFİNE KOYDUKLARI AMBARGO

 

Yöre Pomakları nedense bilinmez, belki de bilinen önemli bir sebebi vardır, P harfini çok severler. Yaşadıkları yerlerin tamamı “P” harfi ile kurulmuş yerlerdi. Pavli, Pehlivanköy, Plevne, Prilop, Provadya, Paragişte liste uzayıp gidiyor. Anlaşılan o ki Pomak, Kaçamaksız ve P siz yapamaz. Aslında Kaçamak için de neden Paçamak demezler, vardır bir sebebi elbet. Kökler Peçenek Türklerine kadar gittiğine göre sonuna kadar “P”.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Pehlivanköy Belediye Başkanlığını ve bu büyük organizasyonu yapan yetkilileri tebrik ediyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

16.Eylül.2016 Pehlivanköy

MUSTAFA KARACA