Ramazan Ayında edilen dualar

9

“Kimlerin duaları kabul olmasın”

İslam Dünyası için kutsal kabul edilen ve 11 ayın Sultanı diye anılan Ramazan ayını oruç ve teravi namazları ile kutlamaya başladık.

Ramazan ayı’ nın en önemli özelliği olan ORUÇ insanın kendi nefsi ile imtihanıdır. Burada kul ile Allah arasında geçen ve kimsenin bilmemesi gereken veya bilemeyeceği tek olay kişinin oruç tutmasıdır. Oruç tutmayı kişinin nefsi ile imtihanı olarak kabul edebiliriz. Burada kopya çekmek, yapıyormuş gibi yapıp yapmamak veya tutuyormuş gibi yapıp tutmamak gibi bir durum söz konusu değil. Oruç tutmak kişinin kendi kendini bilmesi, nefsi ile imtihanı olduğu için önünde içebileceği su varken içmemek, hele uzun ve sıcak geçen haziran ayında, önünde yiyebileceği yemek varken yememek gibi nefis mücadelesi gereken hassas konularda kişinin kendine hakim olabilmesi çok önemlidir.

Oruç kişinin kendi özeli olduğu için kimse ile paylaşması gerekmez ama, oruç açma ve teravi namazları topluluk ile kılınmaya başlayınca olay toplumsal bir olaya dönüştü. Hele son zamanlarda siyasilerin, iş adamları ve özellikle belediyelerin düzenlediği toplu iftar çadırları büyük şova dönüştü. Belediye başkanları binlerce kişiye kamu bütçelerinden vermiş oldukları iftar yemeklerinden siyasi rant elde etmeye başlayınca işin dini ve toplumsal boyutu siyasi şov boyutun dönüştü. İşte yanlışlıklar burada başladı gibi. Açlara ve fakirler ramazan ayında iftar vermek sevap olduğu için bu sevabın kendi bütçesinden karşılanması gerekirdi. Halbuki masraf faturaları ertesi gün belediye muhasebesine gidiyor. Peki bu durumda sevaplar kime yazılacak ? Sevap sorusu açık kalsa da siyasi, kazanç belediye başkanları ve siyasilere gidiyor gibi.

İşin birde namaz ve dua kısmı var. Orucunu açan kişiler kıldıkları namaz sırasında Tanrı’dan günahlarının bağışlanmasını diliyorlar. “ Bak ben bütün gün aç kaldım, şimdi namaz kılıyorum, bunların karşılığı günahlarım af olsun.” Bazı iyi niyetli ve temiz kalpli insanların duaları elbette kabul olacaktır buna kimse itiraz edemez. Fakat bazıları var ki bunların duaları ne Tanrı katında ne de kul katında kabul görmesi gerekir. Bütün yıl boyunca rüşvet ye, kul hakkı ye, devlet bütçesinden israf yap, öksüz ve yetimlere karşı kötü davran, 6 yaşında maksumlara nikah kıyılabilir diye fetva ver, 8-10 yaşında erkek çocuklarına tecavüz et sonra da kalk “Allah’ım, oruç tuttum, namaz kılıyorum, devlet kesesinden iftar yemeği veriyorum benim günahlarımı affet” diye camilerde boy göster. Allah’ın sopası yok derler ya, işte sopa bu kişilere bugünlerde lazım. Ancak Allah’ ın adaleti geç olsa bile mutlaka tecelli eder ve bu tür insanları aramızdan mutlaka temizler.

Bizde bu ramazan ayında dualarımızı, işlediğimiz günahların (varsa) af olması için değil,  ülkemizin birlik ve bütünlüğü, yeryüzünde yaşayan tüm canlıların huzur, mutlu ve barış içinde yaşaması, ancak böyle katil, hırsız, tecavüzcü ve rüşvetçilerin, kişisel çıkarları için ağaçları kesenlerin, doğayı acımasızca tahrip eden gözü dönmüşlerin dualarının ise kabul olmaması için yapalım.

Mustafa Karaca – SARANTALI KÖYLÜM