Rantın Pençesindeki Tarım

488
Necdet Göç

İçinde bulunduğumuz zamanda ülkemizin birçok sektörü sıkıntılı bir süreçten geçmektedir. Tüm sektörlerin yanında sıkıntıdan en büyük payı tarımın aldığını düşünüyorum. Çünkü gidişat değişmediği durumda sonucun yıkım olma ihtimali oldukça yüksek.

Malum, toplumun duyarlı kesimleri sürece kendi pencerelerinden müdahil olmaya çalışmaktadırlar. Çünkü tarım sadece üretenlerin geçim kaynağının yanında toplumun tamamının en temel ihtiyacı olan gıdayı üretmektedir.

Atasözleri ve deyimleri sever ve önemserim. Çünkü tamamında bir yaşanmışlık, bir deneyim vardır. “Bir musibet bin nasihatten daha iyidir” atasözü de anlamı ile içerisinde hayat dersi barındırmaktadır. Yanlış yoldan gidenlere ne kadar doğru yolu gösterseniz de bildiklerini okuyanlar, bu yanlış yolda başına gelenlerden ders çıkararak nasihatle olmasa da musibetle doğru yolu seçer. Bu durum genelde böyle olmakla beraber musibetten ders almayanlar için de vahim sonuç kaçınılmaz olmaktadır.

Tarım sektörü, üreticisiyle, çalışanıyla, tüketicisiyle, toplumun tamamını ilgilendirdiğinden birçok kişi ya da kuruluş tarafından değişik fikirler ile değerlendirilmektedir. Tarımın sorunları nelerdir diye sorulduğunda çok geniş kitleler tarafından değişik görüşler belirtilmektedir. Ben de buradan tarımın sorunu ya da sorunları nelerdir diye bir soru sorsam eminim birçoğunuz değişik fikirlerinizi beyan edersiniz.

Eğitim ve çalışma yaşamım ile birlikte 40 yılın üzerinde içerisinde bulunduğum tarım sektörünün sorunlarını saymaya kalksam sayfalar ile yazabilirim. Bunların öncelikleri de değişik etkenlere göre de farklı olabilir. Bazı sorunların çözümü öncelikli olabilir bazılarının çözümü de zamana bırakılabilir. Ama öyle sorunlar vardır ki zamana bırakılamaz. Zaman geçtikçe derinleşir ve çözümsüz olurlar. İşte bu sorunlardan biri de tarımı pençesine almış olan rant’tır.

Bir malın, mülkün, ya da paranın belirli bir süre sonunda hiç emek verilmeden sağladığı gelir diye tanımlanan RANT, amiyane tabirle AVANTA diye de tanımlanabilir.
Peki rant nasıl tarımı pençesine alarak tehdit etmektedir?

Çok uzağa gitmeden, içinde bulunduğumuz ortamı yaş itibarıyla hatırlayabilenler yaşadığımız yerden çevrelerine bir baktıklarında topraklarımızın ne hale geldiğini görebilirler. Bir zamanların üretim aracı olan topraklarımız alım satım ile ticarete konu olmuş, üretim değil de yapılaşma, sanayi vb. yatırımlarının bulundukları yere göre değer biçilmektedir. Bu durum ilk bakışta doğal karşılanabilir, ancak toplum belleğinde tarım toprakları kısa vadede üretim aracı olarak değil de yatırım aracı olarak görülmesine neden olmaktadır. Tabi bu durum tarım topraklarının satışını ve el değiştirmesini hızlandırmaktadır. Bu sorunu ortaya koyduğumuzda “ne var bunda toprak yine yerinde duruyor alıp gitmiyorlar ya” gibi söylemler ile karşılaşmaktayız. Evet topraklar yerinde duruyor bir yere gitmiyor. Ancak bu şekilde el değiştiren her toprak üretim aracı olmaktan çıkıyor, avanta gelir etme aracı olarak elden ele dolaşıyor. Oysa gerçek şu ki rant amacı ile satılan her toprak bilin ki üretim dışına çıkmaktadır. Özellikle sermaye birikiminin yüksek olduğu başta İstanbul olmak üzere bu tür şehirlere yakın olan illerde ranta tarım topraklarını acımasızca pençesine almaktadır.

Tarım yapılan araziye her çıktığımda bir arazinin etrafının beton direk ve kafes tel ile çevrilmesi içimi burkmaktadır. Yine bir tarım toprağı yaşamdan koparılmak üzere ranta kurban edilmektedir. Çünkü bu toprakta bundan sonra tarımsal üretim değil de arazinin bulunduğu yere göre, gelecekte ya arsa, ya da değişik yapıların planlandığı bir arazi düşüncesi hakim olacaktır. Yani üretim yine bir darbe almış olacaktır. Bu durum nereye kadar devam edecektir. Görünüşe bakılırsa rant iştah kabarttığı sürece durum böyle devam edeceğe benziyor ve sonuçları telafi edilemeyecek bir yola gidiyoruz.

Uzun zamandır kamuoyunda tartışılan ve birçok kişiyi de tedirgin eden Hobi Bahçeleri ile ilgili yasal düzenleme mecliste kabul edildi. Sözde verimli araziler üze-rinde kurulan hobi bahçelerine düzenleme ve müeyyide getiriyor. Özünde verimli tarım arazilerinin kollanmasını içeren düzenleme, tarım topraklarının rantın pençesine iten günümüz uygulamaları ile de derin bir çelişki içermektedir.

Sonuç olarak bu rant sorununu ortadan kaldırmak için ne yapılmalı? Yapılması gereken çok basit tarım topraklarının rant amacı olarak satılması önlenerek üreticilerin üretim aracı olarak kullanması sağlanmalıdır. Evet bu anlayış hakim kılındığında yazımın başlığı bu sefer “TARIMIN PENÇESİNDE RANT” olarak kaleme almam en büyük arzumdur.