Rumeli’ni alıp götüren savaşlar

ATATÜRK’ ü nasıl unutursun?

Altıyüz yıllık Osmanlı Devlet’i bu süreçte 300’ ün üstünde savaş yapmıştır. Bu demektir ki insanlarımız savaştan başka bir şey yapmamışlardır. Yapma imkanı bulamamışlardır. Bu yüzden ne okumuşlar, ne okutmuşlar, ne bir şey yaratabilmişler, ne de fazla bir şey öğrenebilmişlerdir. Savaş dönemini Mustafa Kemal kapatmıştır. Düşmanları yurttan temizledikten sonra “ YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ” demiştir. Türk halkı bu sayede 87 yıldan beri doğrudan savaş yapmamış, barış içinde yaşamıştır. Tabii Mustafa Kemal tarihi bildiği,savaşların ne gibi felaketlere yol açatığını bizzat yaşadığı için Türk halkına içte ve dışta barış vadetmiştir.

Osmanlı Devleti’ nin Avrupa’ da yani Rumeli’ de olan topraklarını iki büyük savaş alıp götürmüştür. Bunun biri halkımızın, yaşlılarımızın “ 93 HARBİ “ dediği 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ dır. Diğer büyük savaş ise 1912-1913 Türk-Bulgar Savaşı dediğimiz BALKAN SAVAŞI, yada BALKAN BOZGUNU’ dur.

93 HARBİ ve BALKAN SAVAŞI hakkında çok kitaplar yazılmıştır. Mesela yakında çıkan elimize yeni geçen EROL HAKER’in “93 HARBİ” BU YAZILAN KİTAPLARDAN  biridir. Erol Haker Kırklareli kökenli bir ailenin çocuğudur. Bu kitapta Balkanlar’ da savaşlar dolayısıyle Osmanlı insanlarının yaşadıklarını hikaye etmiştir. Bu bağlamda Plevne Savaşlarını ve halkın gördüğü ve yaşadığı 93 Harbi faciasını anlatan Zağra Müftüsü’ nün yazdığı “TARİHÇE-İ ZAĞRA” kitabını yani, Tarihte Zağra tarihini zikretmek gerekir.

[inset side=left] “ANADOLU’NUN SALGINI , İSTANBUL’ UN YANGINI, RUMELİ’NİN BOZGUNU”  meşhurdur. [/inset]1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ nı, Osmanlı Devleti Ruslar’ la yapmıştır. Bu savaşta Ruslar Balkanlar’ dan sarkarak, İstanbul Yeşilköy’ e kadar gelmişlerdir. Rus işgali bir yıul kadar sürmüş, ama geride büyk mal ve can kaybına uğramış bir halk, yanmış yıkılmış Osmanlı toprakları kalmıştır. Halk o kadar büüyük eziyet çekmiştir ki Ruslar’a “MOSKOF GAVURU” diye bir ad takmıştır. Bu sıfat sonraları halk arasında baskıcı,aksi, gaddar, acımasız insanlar için kullanılmıştır. Bu savaşta Kırklareli Vyesle Paşa tarafından geri alınmıştır. Osmanlı Devlet’ i bu savaşta Bulgaristan’ ı kaybetmiştir.

1912 Balkan Savaşı ise Osmasnlı Devleti’ nin Avrupa’ dan tamamen tasfiyesine yol açmış, ŞAHANE RUMELİ bu savaşta tamamen kaybedilmiştrir.Bulgarlar bu savaşta aÇatalca’ ya kadar gelmişlerdir. Bulgar işgali de bir yıl sürmüştür. Ama bu savaşta Arnavutluk, Karadağ, Yunanistan, Sırbistan tümüyle Osmanlı’ nın elinden çıkmıştır. Artık Balkanlar’ dan göç ve göçmenlik başlamıştır. Tarihler bu göçmenlik sırasında yollarda 5 milyonun üzerinde insanımızın soğuktan, açlıktan, düşman baskınlarından öldüğünü yazmaktadır. Ben de bu savaşı “ŞAHANE RUMELİNİN ÖLÜMÜ” aadı altında 1974 yılında Cumhuriyet Gazetesine yazıp anlatmıştım.

Bugün ülkemizde “ Balkanlaradan göçmen olarak gelmemiş” pek az insan vardır. Türk’ ün yazgısı göçte doğmak, gurbette ölmektir. Tarik Türk’ ün Balkanlar’ dan dönüşünü şöyle formüle etmiştir. “ANADOLU’NUN SALGINI , İSTANBUL’ UN YANGINI, RUMELİ’NİN BOZGUNU”  meşhurdur.

Tarih ders almak içindir. Ders alınmazsa tarihte yaşanmış olaylar yine yaşanabilir. Onun için devletler arasında ebedi dostluk yoktur. Şüphesiz ebedi düşmanlık ta yoktur. Var olan ebedi menfaattır. Hiç bir devlet bir başka devleti çıkarı olmadıkça övmez, dostluğundan söz etmez. Türk’ ün dostu yine Türk’ tür. Ulusun dili, ulusun kimliği,ulusun vatanı birlik, beraberlik ve dirlikle ayakta durur. Balkanlar’ dan “ HAYDİ KEMAL’ E GİDELİM” diyenler elbet savaşın acılarını daha çok çekmiş olanlardır.Geçmiş gelecek için ders vericidir. Bunu unutmayalım.