SABAHATTİN ALİ 110 YAŞINDA

 

Türk edebiyatının unutulmaz ismi SABAHATTİN ALİ 110 Yaşında. 25 Şubat 1907 tarihinde Bulgaristan (EĞRİDERE ) bugünkü ismi ARDİNO’ da doğan Sabahattin Ali 41 yıl süren kısa hayatında Türk edebiyatına unutulmaz eserler bırakarak 1948 yılı nisanında Kırklareli dağlarında hayattan koparıldı.

Şiirleri ünlü şarkıcılarca seslendirildi, toplumun geniş kesimlerinde kabul gördü ve hala klasik eser olarak meydanlarda söyleniyor.

Sabahattin Ali yaşadığı dönemin iyilik ve güzelliklerini yansıtan güzel eserlere imza attığı gibi, toplumda yaşanan yozlaşmayı, zayıf ve yoksul insanların sömürülmesini, ezilmesini ve bu yozlaşmayı yapan düzenbazları yeren yazı ve şiirler yazdığı için dönemin bürokrasi ve siyasilerince defalarca hapis cezalarına çarptırılarak hapishanelerde yatmıştır. Bütün bu zor ve olumsuz koşullara rağmen üretmeye devam etmiş ve onlarca şiir ve kitap yazmıştır.

Sabahattin Ali şiirlerinde yaşamının nasıl geliştiğini ve sonlanacağını anlatır gibidir. Bir şiirinde ;

Göklerde kartal gibiydim.

Kanatlarımdan vuruldum

Mor çiçekli dal gibiydim,

Bahar vaktinde kırıldım.”    Diye sitem ederken nasıl ve neden kırıldığına işaret etmektedir.

 

Sinop Cezaevi

 

 

 

 

 

 

Sinop Cezaevinde yazmış olduğu “ALDIRMA GÖNÜL” şiirinde yaşadığı haksızlıklara rağmen aldırma diyebiliyor ama, gel gör ki biz aldırmadan edemiyoruz işte. Şiir şarkı olarak bestelenmiş ve hala dillerde. Gel de aldırma şimdi.

Sabahattin Ali’ nin Sinop Cezaevinde kaldıuğı koğuş

 

 

 

“Başın öne eğilmesin

Aldırma gönül aldırma

Ağladığın duyulmasın

Aldırma gönül, aldırma

Dışarda deli dalgalar

Gelip duvarları yalar

Seni bu sesler oyalar

Aldırma gönül, aldırma

Görmesen bile denizi

Yukarıya çevir gözü

Deniz dibidir gökyüzü

Aldırma gönül, aldırma

Dertlerin kalkınca şaha

Bir sitem yolla Allah’a

Görecek günler var daha

Aldırma gönül, aldırma

Kurşun ata ata biter

Yollar gide gide biter

Ceza yata yata biter

Aldırma gönül, aldırma”

 

Sinop Cezaevi şiirini yazdığı odası

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kızı Filiz Ali, 26.Sabahattin Ali Kültür Etkinliği için geldiğinde Sabahattin Ali’ nin mezarı başında

 

 

 

 

 

 

Kırklareli Dağlarında öldürülmeden önce yazdığı şiirinde gelecekteki adresini tarif ediyor gibidir.

“başım dağ saçlarım kardır

deli rüzgarlarım vardır

ovalar bana çok dardır

benim meskenim dağlardır dağlar

dağlardır dağlar, dağlardır dağlar…

şehirler bana bir tuzak

insan sohbetleri yasak

uzak olun benden uzak

benim meskenim dağlardır dağlar

dağlardır dağlar, dağlardır dağlar…

kalbime benzer taşları

heybetli öter kuşları

göğe yakındır başları

benim meskenim dağlardır dağlar

dağlardır dağlar, dağlardır dağlar…

yarimi ellere verin

sevdamı yellere verin

yelleri bana gönderin

benim meskenim dağlardır dağlar

dağlardır dağlar, dağlardır dağlar…

bir gün kadrim bilinirse

ismim ağza alınırsa

yerim soran bulunursa

benim meskenim dağlardır dağlar

dağlardır dağlar, dağlardır dağlar…”

Nebil Özgentürk-68 liler Vakfı Başkanı Özgür Targan-Filiz Ali-Mustafa Karaca-Erdoğan Kantürer

26.Sabahattin Ali Kültür Etkinliği -2016

 

 

 

Sabahattin Ali’ nin adresini soranlara tarifimiz Kırklareli Üsküp’ ten “Sazara” Çukurpınar Köyü’ ne doğru giderseniz yolun soluna sapın ve 3 km içeride orman içinde bir taşın dibinde bulabilirsiniz. Istıranca dağlarının esen deli rüzgarları her yıl nisan-mayıs aylarında kuşlarla birlikte Sabahattin Ali’ nin türkülerini söylemektedir.

Kırklareli dağlarında misafir olarak bulunan Sabahattin Ali anısına her yıl “SABAHATTİN ALİ KÜLTÜR ETKİNLİKLERİ” düzenlemektedir.

Mezarı başında kır çiçekleri her yıl türküler eşliğinde açmaya devam ediyor.
Mustafa Karaca
Saranta Haber