Siz olsanız çalışır mısınız?

116

Halkımızın büyük bir kısmı (ki bu kesim çok büyük bir sayıyı ifade ediyor), seçimdi, siyasetti bunlarla ilgilenmezken sadece ve sadece işini gücünü yapmaya, ailesine, evine bir parça ekmek götürmeye çalışıyor.

Bunun yanı sıra hem geçinmeye hem de borçlarını ödemeye çalışıyor. Halkımızın çok büyük bir kısmı ya kredi ya da kredi kartı borçlusu.

Bu evine ekmek götürmek, ailesini geçindirmek için çalışanlar çeşitli sektörlerde zor şartlar altında çalışıyorlar. Geçtiğimiz günlerde Soma’da yaşanan faciada hayatını kaybeden kömür işçileri gibi. Ülke olarak hepimiz yasa boğulduk.

Kömür işçileri göçük altında kalıyor, yangında hayatlarını kaybediyorlar.

Tersane işçileri ya düşüyor ya da üzerlerine bir şeyler düşüyor, hayatlarını kaybediyorlar.

Sağlık sektöründe çalışanlar ya saldırıya uğruyor, ya da her daim bir şeyler bulaşma riskini yaşıyorlar.

Gazeteciler, muhabirler görevlerini yaparken çoğu zaman saldırıya uğruyorlar.

Taşeron adı altında birçok sektörde çalıştırılanlar düşük ücretle çok iş yapıyor, yeri geldiğinde büyük sorumlulukların altına giriyorlar.

İnşaat işçileri kaldıkları yerlerde çıkan yangınlarda ölüyor, yüksek yerlerden düşerek hayatlarını kaybediyorlar.

Tekstil işçileri zor şartlarda yaşam mücadelesi veriyor. Belli bir süre sonra da kimyasal kaynaklı hastalıklara yakalanıyorlar.

Güvenlik sektöründe çalışanlar zaten her daim görevleri gereği risk altında çalışıyorlar.

Enerji sektörü, ağır makine sanayi ve daha sayamayacağımız bir sürü sektörde çalışan işçiler her zaman risk altında çalışıyorlar.

Peki çok mu zor bu ölümlerin önüne geçmek ya da güvenlik önlemlerini almak? Zor değil ama maliyetli. İşverenlere iş ve işçi güvenliğine yatırım yapmak maliyetli geliyor. Ama insan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. O ölen işçilerimizin de aileleri olduğu unutulmamalı. Onları evlerinde bekleyen bir aileleri olduğu unutulmamalı. Zaten daha güvenli bir iş bulsalar sizce o zor şartlarda, yaşam riski altında çalışırlar mı? Siz olsanız çalışır mısınız?

SARANTALI KÖYLÜM