Spartaküs Köyü ve Spartaküs Festivali – Tarih ve hayal her zaman satar

296

Kırklareli’de her kesimin ortak bir görüşü hakim. Mehmet Siyam Kesimoğlu Atatürk Evi ile Kırklareli’de bir ilke imza attı. Atatürk Evi’ni açıldıktan bu yana yerli – yabancı binlerce ziyaretçi gezdi. Fakat bu ziyaretçilerin büyük çoğunluğu günübirlik ziyaretçilerdi. Bir yörede turizm olabilmesi için ziyaretçilerin en az 1 gece konaklaması gerekiyor. Bunun için de yapılacak projelere bu yönde düşünmek gerekiyor.

31 Mart seçimlerinde belediye başkanı kim olursa olsun; en az Atatürk Evi gibi bir proje gerçekleştirmek zorunda. Buna bir örnek verebiliriz.

SPARTAKÜS KÖYÜ ve SPARTAKÜS FESTİVALİ

Rahmetli Araştırmacı Yazar Gazeteci Nazif Karaçam hocam, Özgürlük Savaşçısı Spartaküs’ün Kırklareli’li olduğuna dair bir makale yayınlamıştı. Ve bunu her konferansında dile getirip Kırklareli’de bir Spartaküs heykeli dikilmesi gerektiğini söylerdi. Şimdi biz bunun üzerine biraz daha koyup “SPARTAKÜS KÖYÜ” yapılabilir önerisini yapmak istiyoruz.

Peki bu Spartaküs Köyü’nde neler yapılabilir sırayalım.

– Spartaküs Köyü’nün meydanı tarihi dokuyu yansıtacak biçimde (Roma dönemine uygun) dizayn edilebilir ve bu meydana göze çarpan bir Spartaküs heykeli dikilebilir.

– Meydanın etrafına tarihi dokuya uygun dükkanlar yapılabilir. Örneğin tarihi savaş aletlerini görsel olarak yapan bir demirci, orada kılıç, kalkan üretip satabilir. Zamanın kıyafetlerini üreten bir terzi olabilir. Hatta deriden kıyafetler, sandaletler, zırhlar, bileklikler yapabilir.

– Tarihi havayı yansıtacak bir amfi tiyatro yapılıp, orada çeşitli gösteriler yapılabilir.

– Ziyaretçilerin gece konaklayabilecekleri tarihi Roma evleri yapılabilir.

– Spartaküs Festivali düzenlenebilir. Festival ve gösteriler özellikle akşamüzeri veya gece düzenlenmeli ki; ziyaretçiler gece konaklamalılar.

– Tarihi atmosfere uygun at gezileri, atların çektiği roma arabalarıyla gezi turları düzenlenebilir.

Bunlar kısıtlı bilgimiz ile aklımıza gelen sadece birer öneri. Tabi ki bu proje çok ciddi bir şekilde ele alınıp turizmcisi, tarihçisi, mimarı tüm sektörleri ile ele alınmalı.

Bulgaristan’ın Sklave köyü Spartaküs’ün köle olarak satıldığı bilinen eski bir köle pazarı. Burada her yıl Spartaküs Festivali düzenleniyor. Spartaküs’ün sadece köle olarak satıldığı bir köy bu durumu değerlendirip, sayısız turist çekebiliyorsa; Spartaküs’ün doğduğu yer olan Kırklareli en kısa sürede bu tarihi aktörü onurlandırmalı ve bunun nimetlerinden faydalanmalıdır. Herkes tarafından bilinen bir gerçek vardır ki; “Tarih ve hayal her zaman satar.”

Hikmet Metin – 12/02/2019 – KIRKLARELİ

Nazif Karaçam Spartaküs’ün Kırklareli’li olduğuna dair ilk beyanı;

10 Mart 2011 – Kırklareli Kültür Varlıkları Derneği ve Kırklareli Hareketi Derneği ’Spartacus Kırklarelili mi?’ konulu panel düzenledi. Panele konuşmacı olarak Spartacus’un Kırklareli’de yaşadığnı öne süren gazeteci-yazar Nazif Karaçam ile İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İlk Çağ Tarihi öğretim üyesi Prof.Dr.Hamdi Sayar katıldı. Kırklareli Vali Yardımcısı İsmail Gültekin, Belediye Başkanı Cavit Çağlayan ve çok sayıda kişi de paneli izledi.

Kırklareli’nin tarihi konusunda birçok kitap ve makale yazan araştırmacı gazeteci yazar Nazif Karaçam, şöyle dedi:

“Spartacus, dünya çapında özgürlük mücadelesi veren ve dördüncü hareketi ve ihtilali başlatan bir liderdir. Tarihin ve bir takım yazılı kaynakların belirttiği gibi Trakya’da yetişmiş, fakat büyük Roma İmparatorluğu’nun temellerini sarsmış bir özgürlük savaşçısıdır. Spratacus, İ.Ö. 73 yılına kadar geçmişi bilinmeyen, nerede doğduğu ve ailesi hakkında bir bilginin olmadığı bir kişidir. Trakyalı olduğu yazılmaktadır. Roma’ya göre uzak Trakyalı şimdinin Türkiye Trakya’sı olmaktadır. Coğrafyada 3 Trakya vardır. Türkiye Trakya’sı, Yunanistan Batı Trakya’sı ve Bulgaristan Trakya’sı. Yazılı kaynaklar da Spartacus’un Bulgaristan Rodop Bölgesi’nde doğduğunu söylüyor. Yunanlılar, Makedon olduğunu söylüyorlar. Fakat Türkiye Trakya’sından bahseden bir yazar görmedim. Bu akşam Spartacus’un Türkiye Trakya’sından olduğunu sizlere söylüyorum.”

Nazif Karaçam’ın Spartaküs ile ilgili 11 Nisan 2015 tarihli köşe yazısı;

Karısı ve kendisi Trakyalı köleydiler

Kölelik tarihte çok eski bir kurumdur. Güçlüler, soylular ve ekonomik koşullar bu kurumun doğuşunda en büyük etken olmuşlardır. Mısır’ın Tanrı Kralları Firavunlar ölümsüzlük simgesi olan Anıt Mezarları’nın yani Piramitlerin yapımında yüzbinlerce köle çalıştırmışlardır. Tarihte Roma İmparatorluğu Köle Sistemi’ne dayalı bir cihan devleti olmuştur. Osmanlı’da da kölelik vardı.

Çağlar boyunca varlığı bilinen köleliğin günümüze kadar gelen çizgisinde önemli iniş ve çıkışlar olmuştur. Eski Yunan’ın “özgür İnsan”ı yanında alınıp satılan, karın tokluğuna çalıştırılan, ağır işlere koşulanlar daha iyi koşullarda yaşamak isteyenlerin ayakları altında ezilenler. Mülkiyet sahibi arzusu taşıyanların ikinci istedikleri köle sahibi olmaktı. Köle, efendisine hizmet etmenin ötesinde ona ait bir mal gibi kabul edilirdi.

Tarihe birçok KÖLE HAREKETİ olmuştur. Bunlardan en önemlisi Romalılar zamanında Trakyalı Spartacus (Spartaküs’ün) önderliğini yaptığı eylemdir. Köle Spartacus’un Roma’ya kalkışması İsa’dan önce 70 yıllarında meydana gelmiştir. O yıllarda Romalılar, Trakya’ya kadar uzanmışlar, Trakya’yı egemenlikleri altına almışlardı. Hatta bu yıllarda merkez Vize olmak üzere Trakya Valiliği’ni kurmuşlardır. Trak kabileleri o sıralar ne yapıyorlardı, bilmiyoruz. Fakat Romalıların öteden beri fethettikleri yerlerde (köle sayısını artırdıkları, şehirlerde, tarım alanlarında, madenlerde, yol ve köprü yapımında köle çalıştırdıkları ve hatta KÖLE ÇİFTLİKLERİ kurdukları bilinmekteydi.

Romalıların en büyük eğlencesi stadyumlarda aç bırakılmış aslan ve kaplanlarla köleler arasında cereyan eden vahşi mücadeleyi seyretmekti. Yırtıcı hayvanlarla köle Gladyatörlerin güreşleri büyük coşkuya neden olurdu. Bütün bu ve buna benzer hareketler Trakya’da akıllı bir köle olan SPARTACUS’un eylemde bulunmasına neden olmuştur. Spartacus, Trakya’dan Roma’ya kadar uzanan etkili bir hareketin içinde bulunmuştur. İçinde değil, başında yönetici ve yönlendirici olmuştur. Roma Devleti’ne zor anlar yaşatmıştır. Yetmişbine ulaşan taraftarıyla girdiği birçok savaşı kazanmıştır. Tabii “su testisi su yolunda Kırılır” derler ya, Spartacus’un da sonu öyle olmuştur. Sonunda sosyal mücadeleyi kaybetmiştir.

Spartaküs tarih ve zaman içerisinde ve özellikle Sosyal Mücadele Tarihi’ne önemli bir konu olmuştur. Hakkında kitaplar yazılmıştır. Filmler çevrilmiştir. Zamana meydan okuyan kişiliğiyle özgürlüğün simgesi olarak ortaya çıkmıştır. Peki bu Trakyalı Spartaküs kimdir ve Trakya’nın neresindedir?

Spartaküs’ün Kişiliği kökeni ve mücadelesi hakkında birçok bilgiler ve görüşler ileri sürülmüştür. Bazı yazarlar Bulgaristan Trakyası’ndan olduğunu belirtmişlerdir. Bizim elimizdeki bilgilere göre ise Spartaküs, Türkiye Trakya’sının Kırklareli İli’ndedir. Şu an hangi köyden olduğunu dahi söylemek mümkündür. Ancak mensubu olduğu No-mad Kabilesi’nin bu tarihi köyde yaşayıp yaşamadığı noktasındaki tereddütler giderilinceye kadar Spartaküs’un köyünün adını vermeyi doğru bulmuyoruz.

“Kaderin Köle Yaptığı” bu insanın ne yazık ki eşi de köleydi. Hatta karısının KIR ve ŞARAP TANRISI DİONY-SOS dinine mensup olması nedeniyle bir rahibe hizmeti gördüğü bilinmektedir. Fakat kesin olan Spartaküs ve eşinin Istranca eteklerinde bir köy çiftliğinde çalışan köle olduklarıdır. Burada daha önce Trak Kabileleri’nden hayvancılıkla geçinenler yaşamıştır. Onların “Bal Yiyen Trak Kabilesi” olduğu da söylenmektedir. Biz, Spartaküs’ün köyü olduğu söylenen bu köyün çevresinde eski uygarlık eserleri bulunduğunu bilmekteyiz.

Yeni tarih anlayışı ve yazımına göre “Yerel Tarih” ile ilgili bilgiler büyük önem taşımaktadır. Bir takım eli kalem tutan bilgisizler Yerel Kültür ve Sanat adamı Kırklarelili Karagöz’ü de ‘çingene ve Yunanlı’ diye reddetmişlerdir. Hatta bunlar (tabii cahil olduklarından) Alman, Hristiyan Azizleri’nden Aya Nikolos’un (Noel Baba’nın) mezarının Babaeski’de olduğuna ilişkin bilgilerini de kabul etmemişlerdir. Niye etmemişlerdir? “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi” olmak istedikleri için yazılanlara tepki göstermişlerdir.

Bilgi ve fikir yoksulu bu zavallılar ihtimal ki Spartaküs’ün Trakyalı ve de Kırklarelili olduğuna karşı çıkacaklardır. çıksalar da gerçek değişemeyecektir. çünkü Galila’nın dünyası, fikrin tekerleği dönmektedir Karagöz’ün heykeli’de Kırklareli’ndedir. Birgün Spartaküs’da Kırklareli’nin bir köyünden ortaya çıkacaktır. – Nazif Karaçam – 11 Nisan 2015 Gazete Trakya

Haberin Linki : http://www.gazetetrakya.com/Haber-Karisi_ve_kendisi_Trakyali_koleydiler-699075.gazetetrakya