Spor ve Nostalji – 17 – Sunallar

Spor ve Nostalji yazıları için yaptığımız araştırma ve çalışmalarda çok ilginç saptama ve gerçeklerle karşılaştık. Bunlardan biri ve belki de en önemlisi, bugünkü yazımızın ana teması olan ilimizde “Sporcu Aileler”.

İlimizin spor tarihini incelerken şu an inebildiğimiz derinlik; 1935’li yıllar. Güreş, futbol, atıcılık o dönemlerin popüler sporları olarak karşımıza çıkıyor.

1923’te kurulan Gençlikspor, 40’lı yıllara damgasını vuran Başakspor, 1951 yılında ağırlıklı olarak Demirtaş Mahallesi gençleri tarafından kurulan Güneşspor (daha sonra ismi Trakyaspor oldu), 1958 yılında yine Doğu Mahallesi gençleri tarafından kurulan Özgüvenspor, şehrimizde büyük bir rekabetin başlamasına yol açtı.

1950’li yıllarda ailenin içinden çıkan bir sporcu, o ailenin rol modeli olarak diğer kardeşlerin de spor camiasının içersine katılmasına sebep oldu. Adeta spor fabrikası gibi çalışan yaklaşık 20’ye yakın     aileye ulaştım. Örnek vermek gerekirse; Murat Hersekli ile başlayıp, Selami, Sedat, Vedat ve Barış Hersekli ile devam eden bu tip aile tablosuna Faik, Refik, Turan ve Yalçın Doğangün’leri, Tahir, Yunus, Fevzi ve Tezer Zinet’leri, Gazep sülalesi olarak Ahmet, Rıza, Erdoğan ve Şeref Eşiyok’ları, Taktak Mustafa, Taliga Mehmet ve Yusuf Gerez’leri, Enver, Savaş ve Cengiz Bağdan’ları, Fikret, Cemal, Kemal ve Hakan Yamaner’leri, yakın tarihimizden Ali, Davut, Tamer Koç’ları, Mehmet, Hüseyin, Sedat Güçlü’leri eklemek gerekir.

Bugün yukarıdaki durumu çok güzel ifade eden Sunal ailesinin spor bireylerini sizlere tanıtmak isti-yorum. Ailenin rol modeli Sedat Sunal, 1937 doğumlu. Ali-Hayriye Sunal çiftinin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Ziraat teknisyeni Ali Coşkun, Enver Bayar, Cengiz Bayraktaroğlu, Orhan Bayraktaroğlu, Behçet Kespiç ve Zeki Kahyaoğlu’nun kuruluşunda aktif rol oynadığı Güneşspor’da, 1955 yılında futbola başladı. Döneminin en iyi orta saha oyuncuları olan Yeşil Trakya Hasan, Yavru Bülent ve Süleyman Sarıdoğan’la aynı dönemi paylaştı. Yüksek top tekniği, çalım ve asist özellikleri ile Güneşspor’da uzun yıllar oynadı. 1959 yılında Güneşsporla maç yapmak için şehrimize gelen Beşiktaş’lı idarecilerin dikkatini çekti. Fakat aileden izin çıkmayınca bu transfer gerçekleşmedi. Sakatlık nedeniyle futbolu bıraktıktan sonra aile şirketi olan şekerleme sektöründe çalışmaya devam etti.

1944 doğumlu Tufan Sunal; ağabeyi Sedat’la birlikte Güneşspor’da forma giydi. O da ağabeyi gibi şanssızdı. Baba Ali Suna’lın “önce iş ve ekmek” sözüyle futbol hayatı kısa sürdü.

Ali Sunal (1914) ve eşi Hayriye Sunal (1916) mübadele sonrası Yunanistan’ın Drama kazasının Lebaton Köyü’nden Kırklareli’ne gelerek, şehri-mizin ticaret hayatına yön veren ünlü esnaflarından biri olarak şehrin hafızasına kazınmış simge isimleri-mizden biridir.

Melahat (1934), Hikmet (1935), Sedat (1937), Saniye (1939), Tufan (1944), Reyhan (1950) sırasıyla dünyaya gelen evlatları, ailenin 65 yıllık itibarını korumanın ve daha da yükseltmenin gayreti içinde bulunmaktadırlar.

Sunal ailesinin diğer bir kolu da 1916 doğumlu Veli Sunal, toptan gıda ve bakkaliye sektöründe uzun yıllar hizmet vermiş, 1950’li yıllardan itibaren  Demokrat Parti, Adalet Partisi ve Doğru Yol Partisi’nde kurucu başkanlık yapmış, politik kimliği ile ticaret ve sanayi odaları ve belediye meclis üyeliği ile şehrimizde önemli görevler üstlenmiş diğer bir simge isimdir. Eşi Sabriye Hanım’la 1944 yılında evlendi. Sevinç (1946), Zafer (1947), Mehmet (1948), Aziz (1951), Serpil (1955), Metin (1958) dünyaya geldiler.

Veli Sunal’ın en büyük oğlu Zafer Sunal, ilkokulu Ziya Gökalp’te okuduktan sonra lisede futbola başladı. Kuzenleri Sedat ve Tufan’la birlikte Güneşspor’da oynadıktan sonra sırasıyla; Gençlikspor, Başakspor ve Özgüvenspor formalarını giyerek ilimizde bu takımlarda oynayan ilk ve tek sporcu oldu. İstanbul Eczacılık Fakültesi’ni kazandıktan sonra Feriköy semtinin en popüler kulübü Altınay’da forma giydi. 1970 yılında kendi adını verdiği eczanesini açtı. 2009 yılına dek Kırklareli’nde sağlık alanında hizmet verdi. Sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri ve bir ara politika ile ilgilenerek bu kurumlarda üst yöneticilik yaptı.

Emeklilik sonrası resim ve ebru sanatları ile ilgili kurs ve eğitimlere katıldı. Atölyesinde kendisini ziyaret ettiğimde ürettiği eserleri zevk, beğeni ve hayranlıkla izledim.

Ailenin 2 numaralı sporcusu Mehmet Sunal, lisede futbola başladı. Gençlikspor’da lisans çıkardı. Mükemmel ve güçlü bir fiziği vardı. Sağ kanadı boydan boya kullanır, uzun mesafeli ve isabetli şutları ile amatör kümenin gelecek vaat ededen oyuncularından biri olarak anılırdı. Ağabeyi Zafer Sunal’la birlikte Altınay’da oynamış, İstanbul’un ünlü kulüplerinin takibine girmesine rağmen Kırklareli’nden kopamamıştı.