Spor ve Nostalji – 20 – Dizmanlar

Bu sayımızda Spor ve Nostalji sayfamıza çok yönlü, çok geniş ve kuşaktan kuşağa geçen, spor geleneğinin yaşatıldığı bir aileyi konuk ediyoruz. Üstelik aileye katılanlar da sporcu olma özelliğini taşıyor.

Dizman ailesi 1924 mübadelesi ile Yunanistan’ın Drama şehrinden gelen geniş bir sülale. Benim babaannem de bu sülalenin üyelerinden biri.

Baba Ali Dizman (1920) anne Muzaffer Hanım (1923) ile 1940 yılında evlendi. İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı sıkıntı, yokluk ve kıtlık seneleri. Tütün ekiciliği ve çiftçilik Kırklareli’de halkın tek geçim kaynağı. Aileye 1942 yılında Hatice, 1944’te Mümin, 1947’de Sabri, 1951’te Hasan, 1955’te Orhan katıldı.

Mümin Dizman’ın spor yaşamı Cumhuriyet İlkokulu bahçesinde başladı. 1961 yılında Kırklareli Başakspor’da oynarken, Alpullu Şekerspor’un dikkatini çekti. 1963-68 yılları arasında Alpullu Şekerspor’un defansının her bölümünde oynayarak takımına katkı sağladı. 1969 yılında Edirnespor’la profesyonel olarak anlaştı. 1973 yılında Babaeskispor’da antrenör-oyuncu olarak görev yaptı. 3 Mart 1969 yılında Gürsel Hanım’la evlendi. 1970 yılında Murat, 1975 yılında da Fırat dünyaya geldi. Murat, Babaeskispor’da orta saha oyuncusu olarak uzun süre görev yaptı. Fırat ise Beden Eğitimi Öğretmeni olarak görev yaparken triatlonda milli takım seviyesine ulaşma başarısını gösterdi. Halen ulusal ve uluslarası yarışmalara katılarak spor yaşamına devam ediyor. Fırat Dizman’ın eşi Çiğdem Hanım, Beden Eğitimi Öğretmeni. Şirin ilçemiz Babaeski’de açtığı Form&Fit Spor Merkezi’nde fitness, aerobik, step, vücut geliştirme, modern dans ve halk dansları konusunda eğitmenlik yapıyor.

Sabri Dizman, ağabeyi Mümin Dizman’ın peşinden giderek, atletizm ve futbolu birlikte sürdürdü. Okullar arası atletizm yarışlarında Marmara Bölgesi Okullar Üçüncülüğü’nü kazandı (1964). Ticaret Lisesi’nde okurken, Kırklareli Gençlikspor’da forma giydi. 1966 yılında Babaeski Doğanspor’a transfer oldu. Askerlik dönüşü Kırklarelispor ile sözleşme imzaladı. Fakat iş yoğunluğu ve antrenmanlara katılamaması yüzünden profesyonel futbol hayatı kısa sürdü. 1973 yılında Nezahat Hanım’la evlendi. 1975’te Oya, 1981’de Nur dünyaya geldi. Her ikisi de jimnastik öğrencim oldular. Oya, daha sonra tekwando branşına yöneldi. İl, bölge ve Türkiye şampiyonalarında madalyalar kazandı. Oya eşini de spor camiasından seçti. Kırklarelispor’un kaptanlığını da yapan Gürkan Tuna ile hayatını birleştirdi. Oğlu Yiğit, ilmizin basketbolunun yıldız adaylarından biri olarak üçüncü jenerasyonunu temsil ediyor.

Hasan Dizman, 70’li yıllarda en popüler sporumuz olan basketbolun güç, kuvvet ve hızlılık sembolü olarak hatırlanır. Gençlikspor’da Zeki Tosun, Selçuk Aladağ, Kemal Us ve Melih Türkdoğan’la birlikte oynadı. 1975 yılında Ayşe Hanım’la evlendi. Bu evlilikten Cem ve Burak adında iki erkek evladı dünyaya geldi. Kısa süren spor hayatına rağmen basketbol camiasında kendine saygın bir yer edindi.

Ailenin son bireyi olan Orhan, yine ağabeylerinin peşinden giderek basketbola merak sardı. Okul takımında ve Gençlikspor’da forma giydi. Üzüntüyle söylemek gerekirse spor hayatı gibi ömrü de çok kısa sürdü. Askerliğini yaparken yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamadı. Ailesini ve bizleri perişan eden bu zamansız ölüm belleklerimizde derin acılar ve izler bıraktı.

Spor ve Nostalji yazılarımız bizi sadece geçmişe götürmüyor, geçmişten günümüze spor tarihimize bir ışık tutarak, eski anılarımızı ve yaşanmışlıkları, bazen de acılarımızı anımsatarak yeni kuşaklara aktarma görevini üstleniyor.

Yaşamını kaybeden tüm sporcularımızı rahmet ve saygıyla anıyoruz.