Spor ve Nostalji – 26 – Fil Hamdi

Spor ve Nostalji yazılarımızın odak noktası olan 1950 ve 1960’lı yıllara baktığımızda şehrimizin adının tüm Türkiye’de duyulmasına ve anılmasına neden olan iki spor branşının ön plana çıktığını görürüz; yağlı güreş ve futbol.

Daha sonra ayrıntılı bilgi vereceğimiz çalışma ve araştırmalarımızın devam ettiği ilimizdeki güreş faaliyetlerine kısaca değinmek gerekirse; ilimiz bu zaman diliminde serbest ve yağlı güreşte ülkenin sayılı merkezlerinden biri haline geldi. Salih Erhan’ın çalıştırdığı serbest ve greko-romen takımlarımız Türkiye şampiyonalarında adından sıkça söz ettirirdi.

Yağlı güreşte ilimiz merkezinden Emin Çiftlik, Vize’den Şaban Filiz, Babaeski’den Nazmi Uzun, Kırkpınar Başpehlivanlığı’na uzanan, başarılara imza atarak, şehrimize onur ve gurur kazandırdı.

Yine bu dönem şehrimizin yetenekli gençlerinin il sınırlarını aşarak, Türk futbol arenasından kendilerine yer bulmak mücadelesine katıldıkları, parlak bir geleceğe adım attıkları bir süreç olarak hatırlanır. Örnek vermek gerekirse; Refik ve Turan Doğangün kardeşler, Vefa ve Galatasaray’da oynayarak, tüm Trakya’daki oyunculara öncülük etmişlerdir.

Futbol bu yıllarda bir çok yetenekli genç için iş bulmak, aileye katkı sağlamak, hayata atılmak kısacası geleceğini sağlama almak için bir ekmek teknesiydi. Bu iş için de en elverişli koşullar müessese takımları olarak nitelendireceğimiz, Pınarhisar Çimentospor, Alpullu Şekerspor ve Edirne Suspor takımlarıydı. Şehrimizin ve Trakya’nın en yetenekli gençleri bu takımlara transfer olur, uygun bir pozisyonda işe başlar ve futbol oynardı.

Bu sayımızda sizlere tanıtacağımız Hamdi İşbırakmaz, 1953 yılında Başakspor’da futbola başladığında, 1.90 boyunda, iri kıyım, 17 yaşında bir delikanlıydı. Sol bek mevkiinde kısa sürede takımdaki ve il karmasındaki yerini sağlamlaştırdı. Uzun boyu, güçlü fiziği ve dayanıklılığı ile bağlantılı olarak spor camiası ona “FİL HAMDİ” lakabını verdi.

1962 yılında Alpullu Şekerspor’a, 1963 yılında Edirne Suspor’a transfer oldu. Edirne DSİ teşkilatında teknik eleman olarak çalışırken, Suspor’da futbol oynadı. 1966 yılında Suspor, Edirnespor ve Meriçspor’un birleşmesiyle kurulan Edirnespor Profesyonel Takımı’nda 2 yıl kesintisiz oynadı.

1968 yılında amatörlüğe dönerek, Edirne mahalli liginde Özgüvenspor’da antrenör-oyuncu olarak yer aldı. Futboldan hiç kopmadı. 1970-1985 yılları arasında takım arkadaşı, Kırklareli’den hemşehrisi ve yakın dostu Zamora Mustafa (Kolcular) ile Edirnespor altyapısında görev yaptı. Edirne amatör karmasıyla Trakya çapında büyük başarılar elde etti.

1959 yılında Remziye Büyükyakalı ile evlendi. Oğlu Güven, 1961 yılında, kızı Kadriye, 1962 yılında dünyaya geldi.

İşbırakmaz aile tablosuna baktığımızda bu ailenin Trakya’daki tüm ailelerle benzerliklerini ve ortak yaşamışlıklarını görür gibi oluruz. Baba İbrahim ve anne Vezire Hanım, Priştina doğumlu. Her ikisi de Balkan ve 1.Dünya Savaşı’nın başladığı yıllarda dünyaya gelmiş. 1926 yılında Kırklareli’nin Karakaş Mahallesi Şeref Sokağı’na geldiğinde çiftçilik özellikle tütün ekiciliğiyle uğraşmışlar, bir taraftan da ağaçtan tarım aletleri yapımıyla da meşgul olmuşlardır. İbrahim ve Vezire Hanım, 1934 yılında evlendikten sonra ilk oğulları Hamdi, 1936 yılında dünyaya gelmiş. Onu Cafer (1939), İsmail (1941), Tahir (1945) takip etmiş. Kaderin cilvesine bakınız ki; baba ve anneden sonra bu kardeşlerin payına da 2.Dünya Savaşı’nın yokluk ve yoksulluk yılları düşmüş.

Soyadlarından aldıkları güçle olsa gerek, çalışarak, çabalayarak bu gün şehrimizin geniş ve saygın bir aile modeli olarak aramızda yaşamaya devam ediyorlar.