Spor ve Nostalji – 29 – Nazmi Uzun

1039

Gazetemizin Şubat ayı Spor ve Nostalji sayfasında rahmetli Emin Çiflik Pehlivanı konuk etmiştik. Aldığımız olumlu tepki ve beğeniler, mesaj ve internet üzerinden yapılan övgüler bizi cesaretlendirdi ve sevindirdi. Bu kez Trakya’ya son kez “Kırkpınar Başpehlivanlığı”nı (1969) getiren rahmetli Babaeskili Nazmi Uzun’u huzurlarınıza getiriyoruz.

Nazmi Uzun,1937 yılında Nazire-Esat çiftinin oğlu olarak Babaeski-Minnetler Köyü’nde doğdu. Büyükleri, hısım ve akrabaları 93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi’nden sonra, Bulgaristan’ın Deliorman bölgesinin Şumnu Kazası, Barak Köyü’nden Trakya’ya göç ederek Minnetler Köyü’ne yerleşti. Deliorman Bölgesi bilindiği gibi Koca Yusuf’un, Kel Aliço’nun, Kazıkçı Karabekir’in, Şamdancı Kara İbo’nun, Kavasoğlu İbrahim Pehlivan’ın doğup büyüdüğü, serpilip geliştiği “kutsal pehlivan toprakları” olarak anılır.

Bu yazımızda hamuru bu topraklara dayanan, ruhunu, gücünü, inancını bu topraklardan alan ve burada yetişen cihan pehlivanlarından alan Nazmi Uzun’u, elde edebildiğimiz bilgiler ışığında, rahmetle anarak tanıtmaya çalışacağız.

Ankara’da TBMM’ni koruyan askeri birlikte görev yaparken güreşle tanıştı. Askerlik dönüşü (1959) Alpullu Şekerspor güreş kulübünde, serbest ve greko-romen stilde güreşmeye başladı. 1.81 boyunda, 105 kg ağırlığında, çok güçlü ve dayanıklı bir güreşçi olarak, sayısız başarılar elde etti. Güreş Milli Takım seçmelerine çağrıldı. Fakat gönlü yağlı güreşteydi. Yakın köy düğünlerindeki güreşlerde boy göstermeye başladı. Kısa sürede Pehlivanköy, Sinanlı, Büyükmandıra, Uzunköprü, Hayrabolu, Kırklareli, İpsala güreşlerinde ödüller aldı. Minder güreşinden, zeytinyağı kokan güreş çayırlarına geçmek O’nun için bir avantaj oldu. Fakat yağlı güreşin bir çok farklı oyunu ve incelikleri vardı. Çok şanslıydı. Köyünün hemen 1 km. yakınlarındaki Ertuğrul Köyü’nde yaşayan, 1943 ve 1945 yılları Kırkpınar Başpehlivan’ı İbrahim Erdi ile tanıştı ve onunla çalışmalara başladı. Usta-çırak ilişkileri içerisinde yağlı güreşin bütün tekniklerini kısa sürede öğrenerek kavradı.

Nazmi Uzun’u 1963 yılında Kırkpınar başaltı finalinde Soma’lı Tarzan Mehmet ile görüyoruz. Şanssız bir şekilde yenilerek 2. olan Nazmi Uzun, ertesi yıl Kırkpınar Başpehlivanları arasında yer almaya başladı. 1963 yılından 1979 yılına değin (1972 ve 1975 hariç) Kırkpınar’da ve diğer yeşil çayırlarda 42 yaşına kadar güreşti,    Devamı Sayfa 5’te… yarıştı, sayısız ödül ve övgüler aldı. İlk kez katıldığı Kırkpınar Başpehlivanlık Güreşlerinde 1964 yılında 6. oldu. 1967, 1968, 1970 yıllarında 4’üncü, 1978 yılında 3’üncü, 1974 yılında İzmir’li Kara Ali Çelik’e pes ederek 2’inci oldu. Kırkpınar’la birlikte Türkiye’nin en köklü ve prestijli güreş alanları olan Çanakkale-Çardak, Antalya-Elmalı, Bursa-Panayır Köyü, İpsala-Kel Aliço Pehlivanköyü güreşlerinde birincilikler aldı.

Nazmi Uzun ve biz hemşehrileri için 1969 yılındaki 609. tarihi Kırkpınar Güreşleri’nin büyük bir önemi ve anlamı vardır. 16 Haziran 1969 Cuma günü başpehlivanlık güreşlerine, 16 güreşçi ile başlandı. Nazmi Uzun, ilk turda, Göçmen Recep’i rahat geçti. İkinci turda karşısına, ilerde adından çokça bahsedilecek, Akhisarlı Arap Mustafa Yıldız çıktı. O’nu da otuz dakikada saf dışı bıraktı. Yarı finaldeki rakibi ise, 1961 ve 1964 Kırkpınar Başpehlivan’ı Sındırgılı Mehmet Ali Yağcı oldu. Kendisi gibi 1937 doğumu olan rakibi ile 3 saat adeta boğuştu. Mehmet Ali Yağcı, hakem heyetine başvurarak sonucun kura ile belirlenmesini istedi. Hakem heyeti kabul etmeyince Mehmet Ali Yağcı alanı terk etti. Yarı finalin diğer güreşinde ise Ordulu Mustafa Bük, rakibi Hüseyin Yiğit’i 10 dakikada pes ettirerek dinlenmeye çekilmişti. Nazmi Uzun sadece 15 dakika dinlenerek başpehlivanlık final güreşine çıktı. Nazmi Uzun pehlivanlığının doruk noktasındaydı. Önüne geleni yenmiş bazılarını alandan kaçırmıştı. Şansının pek tutmadığı Ordulu Mustafa karşısında çok dikkatli olmalı ayağına gelen tarihi fırsatı değerlendirmeliydi. 2 saat 33 dkika güreştikten sonra bu kez Ordulu Mustafa Hakem heyetine başvurup sonucun kura ile belirlenmesini istedi. Kabul edilmeyince güreş 2 saat 7 dakika daha devam etti. 21 kez yağlanma ve su molası verilen ve tam 4 saat 40 dakika süren mücadeleden sonra Ordulu Mustafa güreşi bırakıp hakem heyeti-ne dönerek; “Ben Nazmi’yi yenemedim. Nazmi benden gençtir. Başpehlivanlığı O hakediyor. Başpehlivanlığı O’na bırakıyorum.” dedi. Ve Nazmi Uzun’a dönerek; “Nazmi, elimi öp, sana kemeri ben takacağım. İnşallah 2 sene sonra da altın kemer senin olur.” diyerek büyük bir centilmenlik örneği gösterdi.

Babaeskili Nazmi Uzun’u 1965 yılında Kırklareli’de yapılan “Kırklar’dan Kırkpınar’a” güreşlerinden çok iyi hatırlıyorum. Bu yıllarda Haziran ayının ilk haftasonunda Cumartesi ve Pazar günleri Türkiye’nin heryerinden gelen pehlivanlar, Kırkpınar öncesi Kırklareli’de kapışırlar, rövanş güreşlerini de Kırkpınar’a bırakırlardı. Şimdiki şehir stadının o zamanlar tek seyirci tribünü vardı.Tribün dolar, seyircilerin büyük kısmı güreşleri stadın içinden seyrederlerdi. Yarı çim yarı toprak zeminde, kıran kırana yapılan mücadeleler zevkle izlenirdi. Güreşçiler davul zurna eşliğinde şehir içinde dolaşırlar, halkla haşır neşir olurlardı. Otellerde yeterli yer olmadığından Karaumur ve Borsa Caddesi’ndeki hanlarda kalırlardı. Hatta çok iyi hatırlıyorum, güreş bitiminde, toz, toprak, çamur ve yağ içinde kalan güreşçiler, şehir hamamına giderken, güzel ve hoş görüntüler ortaya çıkardı.

İbrahim Karabacak, Kırklareli seyircisinin en beğendiği pehlivan idi. Daha sonra hemşehrilerimiz Şaban Filiz ve Nazmi Uzun, O’nun yerini aldılar. Yine bu yıllarda Sındırgılı Mehmet Ali Yağcı, Adapazarlı Sezai Kanmaz, Hayrabolulu Süleyman Yener, İzmirli Kara Ali Çelik, Ordulu Mustafa Bük, “Kırklar’dan Kırkpınar’a” güreşlerinin müdavimiydi.

1 Haziran 2002 tarihinde kaybettiğimiz Nazmi Uzun’un, Yahya (1962-2013), Zekeriya (1962), Şevkiye (1971) adlarında üç evladı dünyaya geldi. Eşi Havva Hanım Minnetler’deki köy evinde acı ve tatlı anılarıyla yaşamına devam ediyor. Kendisine ve hayatta kalan evlatlarına sağlık ve esenlikler diliyoruz.

Kırklareli’nin yetiştirdiği ve unutulmaz simge başpehlivanlarımızdan Nazmi Uzun’u saygıyla ve rahmetle anıyoruz.