Spor ve Nostalji – 3 – Ömer Yazıcı

Spor ve Nostalji adı altında gazetemizin arka sayfasında sizlere sunduğumuz değerli sporcularımızı tanıtmaya devam ediyoruz.

Bu sayfada yer alabilecek yüzlerce kişi arasından seçimlerimizi dikkatle yapıyor, bazı kriterleri, etik değerleri, kişilik özelliklerini ön plana alarak sizlere sunuyoruz.

Kırklareli’nin spor tarihine yönelik kısa bir süre önce başlattığımız yolculuk büyük bir hızla ilerliyor. 1940 ve sonrası ile ilgili yüzlerce resim, anı, gazete kupürü ve canlı röportajlar, tarihe tanıklık etmeye, geçmişe ışık tutmaya hazır olarak masamızda duruyor.

Başakspor – Gençlikspor maçlarının günümüzdeki Galatasaray – Fenerbahçe rekabeti kadar önemli olduğunu sohbetlerimizden öğreniyoruz.

Yine Güneşspor (Trakyaspor), Özgüvenspor ve Akınspor (Gençlergücü) gibi kulüplerin ortaya çıkış nedenlerini ilginç hikayeleriyle dinliyoruz.

Federe olmamış fakat topluma mal olmuş bir çok mahalle takımının kurulduğuna tanık oluyoruz. Mezarlıkspor, Gümüşspor, Çamlıkspor, Yaylaspor takımları belleğimizden hala silinmemiş, ortak sohbetlerimizin tadı tuzu olaya devam ediyor.

Spor ve Nostalji yazı dizimizin bu bölümünde sizlere çok değerli bir Öğretmen, sporcu, hakem, futbol il temsilcisi, ve gözlemci gibi sıfatları bünyesinde barındıran bir spor duayenini tanıtmak istiyorum.

“Ömer Yazıcı”, Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda savaş yorgunu bir yörenin yoksulluk ve çaresizlikle mücadele ettiği bir dönemde 1926 yılında Büyük Mandıra’da dünyaya geliyor.

Ailesi çiftçilik ve birçok hayvanıyla geçinmeye çalışıyor. Emine ve Mehmet Yazıcı, prematüre doğan çocuklarının yaşamasının zor olduğunu düşünerek, ona 6 yaşına kadar kimlik cüzdanı bile çıkarmaya gerek görmüyorlar.

Ömer Yazıcı, çocukluğunu kah gülerek, kah ah çekerek bize böyle anlattı. O döneme o kadar çok anı sığdırdı ki; hangisini anlatalım…! Arkadaşlarından 4 sene sonra ilkokula başlayabildiğini, yine de Kepirtepe İlköğretmen Okulu’nu kazanarak en büyük düşü olan öğretmenliğe ilk adımını attığını öğreniyoruz. Çelimsizliğine ve fiziki yetersizliğine rağmen okulun hemen hemen her spor dalında forma giyme şansı buluyor.

Türkgeldi Çiftliği’nde yıl sonu yaptıkları spoortif faaliyetleri, izcilik etkinliklerini o anları yaşarcasına coşkuyla anlatıyor.

1949 yılında Vize’nin Küçükyayla Köyü’nde öğretmenliğe başlayan Ömer Yazıcı; sırasıyla 1950’de Yoğuntaş, 1954’de memleketi Büyükmandıra’da mesleğine devam ediyor. Öğretmenlik yaptığı her yerde sporun sevilmesi ve yayılması için önderlik yapıyor. Futbol yaşamının en güzel dönemlerini Pehlivanköy’de geçirdiğini öğreniyoruz sohbet esnasında. 1961 yılında Minnetler Köyü’nden Büyükmandıra’ya yeniden tayin olduğunda, en büyük emelini gerçekleştiriyor. Büyükmandıraspor 1961’de kuruluyor. Ağabey, öğretmen, kaptan olarak görev ve sorumluluk alıyor.

Ömer Hoca ile yaşamımızın kesiştiği yıl 1964 yılı oldu.

Ben Gençlikspor’da sol açık oynarken, O, Özgüvenspor’un kaptanı ve sağ bekiydi. Geçilmez bir defans oyuncusuydu. Yani eski bir futbol deyimiyle; “Top geçer fakat adam geçemez” sözü sanki onun için söylenmişti.

Özgüvenspor’dan sonra kısa bir süre Kırklarelispor’ın alt yapısında görev yaptı. Birçok yetenekli genci Kırklarelispor A Takımı’na taşıdı.

40 yaşına kadar futbol oynadıktan sonra sakatlandı. Uzun yıllar gözlemci ve İl Futbol Temsilciliği görevlerini 72 yaşına dek sürdürdü.

Dile kolay; spor içinde geçen 60 yıl. Spor sohbetlerinin vazgeçilmez simgelerinden biri olarak aramızda yaşıyor.