Spor ve Nostalji – 49 – Erol-Meryem Olgaç

122

Spor ve Nostalji yazılarımda 60’lı yıllardan söz ederken futbolun yanında basketbol, voleybol, atletizm ve jimnastik sporlarının da öne çıkmasında ve popüler bir spor haline gelmesinde Erol-Meryem Olgaç ikilisinin önemli bir rolü olduğunun altını birkaç kez çizmiş ve kendilerinden övgüyle bahsetmiştim.

1964 yılında Kırklareli Lisesi’nde başlayan öğretmenlik hayatlarının 27 yılını çok sevdikleri Kırklareli halkına, öğrencilerine ve spor hayatına adayan bu örnek çiftin temel direklerinden biri olan Erol Olgaç, ne yazık ki 7 Ekim Cumartesi günü kaybettik. Bizleri derin acı ve üzüntüler içinde bırakıp ebediyete göçen bu değerli büyüğümüzün cenaze törenine katılmak bize nasip oldu.

Ayvalık Yunus Emre Camiinde kılınan cenaze namazından sonra Ayvalık Mezarlığı’na defnettiğimiz Erol Olgaç Hocamıza akrabaları, komşuları ve öğrencileri olarak son görevimizi yapmanın onurunu yaşadık.

Erol Olgaç, 1937 yılında, Mehmet Naim ve Feride Nazmiye çiftinin ikinci çocuğu olarak Bergama’da dünyaya geldi. İlkokulu bitirdikten sonra Aydın Ortaklar Öğretmen Okulunu kazandı. 6 yıllık bir eğitimden sonra ilkokul öğretmeni oldu. Fakat içindeki spor aşkı ve sportif yetenekleri onu Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü, Beden Eğitimi bölümüne taşıdı. Mükemmel fiziğiyle özellikle basketbol ve voleybola yatkınlığı ile dikkati çekti. Gazi Eğitim Enstitüsünden 1964 yılında mezun oldu. İlk görev yeri olan Kırklareli Lisesinde çalışmaya başladı.

Otoritesi, disiplini ve sportif özellikleriyle Kırklareli Lisesinin spor hayatına yeni bir soluk ve canlılık getirdi.

1965 yılında Gazi Eğitim Enstitüsünden okul arkadaşı Meryem Yenigün’ün de tayini Kırklareli Lisesine çıkınca yaşamları ve kaderleri 26 Temmuz 1965 tarihinde mutlu bir evlilikle kesişti. İlk çocukları Orçun 1966 yılında dünyaya geldi.

Bizim de içinde yer aldığımız başarılı bir jenerasyonda okullar arası müsabakalarda büyük başarılar elde edildi.

25 Nisan 1969 tarihinde yaptığımız lise veda gecesindeki gösteriler hala en güzel anılarıyla belleklerimizde yaşıyor. Kız basketbol takımının Türkiye 2.liği, erkek basketbol takımlarımızın gruplardaki başarısı, atletizmde kırılan okul rekorları Erol – Meryem Olgaç birlikteliğinde gerçekleşti.

Erol Olgaç, 1971 yılında İsviçre’nin Basel şehrine gitti. Engelli hastalarla ilgili çalışmalar yapan bir kurumda jimnastikle tedavi ve fizyoterapi alanında emek verdi.

Meryem Olgaç da 1972 yılında eşinin yanına giderek Modern Kadın Yetiştirme Okulu’nda jimnastik öğretmeni olarak çalışmaya başladı. Bu arada 1 Mart 1975 tarihinde ikinci çocukları Burçin dünyaya geldi.

1976 yılında çalışma koşullarının zorluğu, vatan hasreti ve Kırklareli özlemiyle tekrar geri döndüler.

70’li yıllarda 60’lı yılların üzerine konularak daha coşkulu yaşanmaya başladı. 23 Nisan ve 19 Mayıs bayramları atletizm yarışları, jimnastik gösterileri ve toplu koreografilerle bir başka güzelliklerde sunulurdu. O dönemlerde hizmet veren diğer beden eğitimi öğretmenlerinden Mustafa Keleş ve İsmet Osmanoğlu öğretmenlerimizi de saygıyla anmak gerekir.

Meryem Olgaç 29 Ekim 1990, Erol Olgaç Şubat 1991’de emekliye ayrılıp İzmir’e yerleştiler. Ama arkalarında bıraktıkları güzel anılar, dostluklar ve sportif başarılar hala arkadaş ve dost meclislerinde anlatılır.

MERYEM OLGAÇ

Kırklareli Lisesi’ne attığı ilk adımdan itibaren yürüyüşü, tavırları, giyimi, disiplini ve prensipleriyle öğrencilerin ve genç öğretmenlerin örnek aldığı sembol bir öğretmen olan Meryem Olgaç’ı ilginç yaşam öyküsüyle tarihi bir süreç içerisinde sizlere aktarmak istiyorum.

Tarih 10 Kasım 1938. Lise son sınıf, tarih dersi, yer Polonya’nın başkenti Varşova. Dersin hemen başında Aleksandra Miminski adında bir genç kız hıçkırıklarla ağlamaya başlar. Öğretmen ve öğrenciler şaşkın ve çaresiz toplandılar etrafına. Öğretmen sevgiyle yaklaşarak, saçlarını okşayarak neden ağladığını sordu. Aldığı cevap çok ilginç; “Sizin haberiniz yok herhalde. Sabah radyodan dinledim. Türklerin büyük devlet adamı Atatürk öldü. O sadece Türklerin değil dünyanın kabul ettiği önemli bir liderdi. Türkler ve dünya için ağlıyorum.” Bu sözleri ile adeta öğretmenine ve öğrenci arkadaşlarına dünya tarihi ile ilgili güzel bir ders verir.

Yıl 1939. Yer yine Varşova. Maceraperest ve gezgin Türk genci Mustafa Yenigün ailesinin izniyle bütün Avrupa’yı dolaşarak Varşova’ya gelir. Burayı beğenir ve bir pastanede çalışmaya başlar. İşindeki başarısı ve sıcakkanlılığı ile kısa zamanda çevresinde güzel bir arkadaşlık ve dostluk çemberi oluşturur. Kaderin bir cilvesi olsa gerek  pastanenin hemen yanıbaşındaki bir tamirhanenin sahibinin güzel kızı Aleksandra Miminski ile tanışır. Atatürk sevdalısı, Türk dostu bu genç kızımızla Mustafa Yenigün bir yıllık bir arkadaşlıktan sonra 1940 yılında Varşova’da evlenir. 1941 yılında bu mutlu beraberliğin ilk meyvesi dünyaya gelir. Bu bizim sevgili öğretmenimiz Meryem’dir.

Mustafa Yenigün ve Aleksandra çocukları Meryem’le, Yenigün ailesiyle tanışmak için İstanbul’a gelir. Polonezköy’de kendilerine arsa ve ev teklif edilir. Fakat ailenin diğer büyüklerini görmek için Rize’nin Pazar kasabasına gidildiğinde fikirlerini değiştirirler ve Pazar’a yerleşirler. Doğanın tüm güzelliklerine sahip bu yerde mutluluk içinde yaşarken aile tablosu da büyüyüp güzelleşir. Polonya-Varşova doğumlu Meryem’in yanına Ayşe (1948), Yusuf Tekin (1947), Sabin (1950) kardeşleri gelir.

Meryem Yenigün ilkokulu Pazar ilköğretim okulunda bitirir. Fen ve matematik derslerinde çok başarılıdır. Öğretmen okulu sınavlarına girer ve kazanır. Beşikdüzü öğretmen okulunu bitirdikten sonra Hisarlıkaya köyünde öğretmenliğe başlar. Aynen Erol Olgaç gibi aklı fikri beden eğitimi öğretmenliğindedir. Sınavlara girer ve Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi bölümünü kazanır. Kısa sürede jimnastik ve basketbol takımlarının en değerli oyuncularından biri olur. Gazi’de okurken okulun son sınıf öğrencilerinden Erol Olgaç ile tanışır. Bu tanışma mutlu bir şekilde sonuçlanır.

7 Ekim 2017 Cumartesi günü kaybettiğimiz ulu çınar Erol Olgaç’ı rahmetle anıyor, değerli eşi Meryem Olgaç hanımefendi ve çocukları Orçun ve Burçin’e sağlıklı, mutlu, uzun ömürler diliyoruz.