Spor ve Nostalji -5- Kıni Mustafa

Spor ve Nostalji yazılarımızı hazırlarken kaynak bulma, anıları paylaşma, gözlem yapma ve en önemlisi doğru ve objektif olma ilkelerini ön plana çıkarmaya çalışıyoruz.

 

Bu yazıları yazmakta ve onları süsleyen resimleri elde etmekte zorluk çekmiyorum. Çünkü yaşım gereği onların dönemlerinin bir parçası olma şansına sahibim. Elimde onlarca değerli sporcunun resimleri ve yaşam öyküleri var. Kıdem esası ve aramızdan ayrılanların ayrıcalığını kabul etmek zorundayız.

Bu sayımızda yakından tanıdığım, değerli meslektaşım ve sporcu ağabeyim “Mustafa Çakın”ı rahmetle anarak huzurlarınıza getiriyorum.

Babası Hüseyin Bey, Selanik, annesi Gülsüm Hanım, Drama doğumlu. 1924 mübadelesinde Kırklareli’ne gelip yerleştikten sonra oluşan Çakın ailesinin, 3 kız evladından sonra 22 Mart 1941 yılında tek erkek evlat olarak dünyaya geldi. İlkokulu Kırklareli’de okudu. Babasının askerlik mesleği gereği ortaöğrenimini Erzincan’da, lise ve gençlik çağlarının bir kısmını Kars’ta geçirdi. Lise son sınıfta (1957) Kırklareli’ndeydi. Gezdiği, gördüğü, yaşadığı, değişik yörelerin ortak kültürlerini, sosyal ve sportif hayatına çok iyi yansıtmış olmalı ki; kısa zamanda sevilen, sayılan bir dost ve aranılan bir sporcu oldu.

Esasında Mustafa Çakın da çok şanslıydı. Çünkü Atatürk Lisesi’ne geldiğinde, kendini adeta bir “spor mabedi”nde buldu. Soysever Karakılavuz, Yalçın Levent, Hüseyin Gürver, Kayhan Dinçer, Mustafa Kolcular (Zamora), Erdoğan Ender, Sebahattin Babat sınıf ve dönem arkadaşlarıydı. Beden eğitimi öğretmeni ise Mehmet Öktem’di.

1958 yılında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’ni kazandı. Spor ve eğitimin bir arada olabileceğinin kanıtı iken, bilinmez bir nedenle 2.sınıfta fakülteden ayrıldı. Dışarıdan öğretmen okulu sınavlarına katılarak öğretmen oldu. İlk göz ağrısı ve görev yeri Dereköy yolu üzerindeki Koruköy’dü. Bu şirin orman köyünde özveriyle çalıştı. Daha sonra Kocahıdır, Atatürk ve Tevfik Fikret İlköğretim Okulları’nda görev yaptı.

1971 yılında hayatını Müzeyyen Hanım’la birleştirdi. 1972’de babasının adını verdiği oğlu Hüseyin dünyaya geldi. 1974’te Pınar, 1981’de Pervin, ailenin mutluluk tablosuna katıldı. 1992 yılında emekli oldu. Emekliliğin tadını yeni çıkarmaya başlamıştı ki; 1994’te kısmi felç geçirdi. Etrafına neşe ve enerji saçan biri olarak tanıdığımız Mustafa Çakın, üzülerek belirtmek gerekirse dostlarının, arkadaşlarının, özellikle ailesinin gayretlerine karşın, kendisi için gerekli sinerjiyi oluşturmadı belki de oluşturamadı!

O’nu 2005 yılında, 64 yaşında kaybettik. Mükemmel bir öğretmen, iyi bir yönetici, karizmatik bir lider ve örnek bir sporcuydu. Girdiği her ortamda yaptığı esprilerle dikkati çekerdi. Oyun ve yemek masalarının vazgeçilmeyen yüzüydü. “Kıni Mustafa” lakabını kuzeni “Kıni Mehmet”ten aldığını sanıyoruz.

Şehrimizin iki güzide kulübü Başakspor ve Gençlikspor rekabetinin yaşandığı dönemlerde bu iki kulüpte de oynama şansı elde eden nadir oyunculardan biri olarak hatırladığımız Mustafa Çakın’ı rahmet ve saygıyla anıyoruz.

{gallery}Kini Mustafa{/gallery}