Spor ve Nostalji – 77 – Mustafa İnce

141
Nihat Özge

Gazetemizin bu sayısında spor tarihi araştırmamızın en eski dönemine gidiyor, Mustafa İnce ile birlikte şehrimizin en eski ailelerinden İnce ailesini de tanıtmış oluyoruz.

Spor ve Nostalji sayfamızda ilk kez 1930’lu yıllara inerek, bu dönemi sosyal, kültüre ve sportif bir çerçevede ele aldığımızda; şaşırtıcı atılımlar ve güzelliklerle kapsıyoruz.

Bunlardan biri olarak Atatürk’ün talimatıyla 19 Şubat 1932 tarihinde kurulan Halkevlerinden bahsedersek; Kırklareli Halkevi, 24 Haziran 1932 tarihinde Yayla Mahallesindeki Türk Ocağı binasında faaliyete geçti.

Halkevleri, gençlerimizi sanat, kültür, spor ve çeşitli etkinliklerle sosyal hayatın içine sokuyor, çağdaş yaşamın gerekleriyle, nimetleriyle tanıştırıyordu.

İlimizdeki halkevi 9 ayrı dalda çalışmalar yapıyordu. En faal kolu olarak spor ön plana çıkıyor yüzlerce genç başta futbol ve güreş olmak üzere basketbol atletizm ve voleybol sporlarıyla uğraşıyordu.

O yıllarda ilimizde spor tesisleri ve alanları yoktu. Okul bahçeleri, mahalle aralarındaki boş arsalar ve Yayla Parkının bulunduğu alan gençlerin buluşma merkezleriydi. Daha sonraları Doğu Mahallesindeki Yanıkkışla askeri eğitim alanı, şimdiki Endüstri Meslek Lisesinin bulunduğu hayvan pazarı ve 30 Ağustos 1941 tarihinde açılan stadyum alanları mahalle ve şehirler arası maçların yapılmasına neden oldu.

Döneme ışık turan bu girişten sonra sayfa konuğumuz Mustafa İnce ve ailesini elde edebildiğimiz bilgiler çerçevesinde tanıtmaya çalışacağız.

1850’li yıllara giderek İzzet-Hümüş çiftine ulaşıyoruz. Yerli (Gacal) bir aile. Çiftçilik, bağcılık, esnaflık üçgeninde mütevazı bir yaşam. Daha sonraları Ethem İnce ile karşılaşıyoruz.

1890-1940) Ethem İnce 1913 yılında Şerife Hanımla (1893-1975) evleniyor. İlk çocukları Burhanettin (1915-1999) dünyaya geliyor. Arkasından sırasıyla Mustafa (1917-1986), Güzide (1920-1975), Mesude (1922-1976) ve Ali (1929-1977) İnce ailesine katılıyor.

Ethem İnce çok çalışkan, girişimci ve piyasa ekonomisini çok iyi bilen bir esnaf olarak Yağhane işini genişleterek oğullarının da yardımıyla susaman elde edilen Şırlan (Sırlağan) yağıyla ve tahin helvalarıyla Trakya ve İstanbul piyasasında kendine yer buluyor. Bir aile şirketi olarak 1950’li yıllara damga vuruyorlar.

Mustafa İnce, aileden farklı düşünüyor. Spora eğilimli ve çok yetenekli. Atletizm, futbol, voleybol, bisiklet sporlarıyla Kırklareli Halkevi sayesinde tanışıyor. Hepsinde başarılı ve Gençlikspor’da defansın göbeğinde oynayarak klüp ve şehirlerarası maçlarda ön plana çıkıyor. İri fiziği, sertliği ve bunun yanında tekniği ile takım arkadaşları Taliga Mehmet (Geres), Torlak Mustafa (Geres), Çiço Recep (Karakaya), Yavru Bülent (Şenyüksel), Kasap Sami Özturhan, Hasan Kıranşa, Ahmet Nurgül ve Tayfun Hekimoğlu ile Gençlikspor’un Trakya’da dönemin en iyi takımı olarak tanınmasına neden oluyor.

1942 yılında yine şehirlerarası bir maç esnasında ayağı 3 yerden kırılınca, çok sevdiği futbola genç yaşta veda etmek zorunda kalan Mustafa İnce, terziliğe merak sarıyor. Şehrin usta terzilerinin yanınad mesleğin tüm inceliklerini öğrendikten sonra 40’lı yılların ortalarında Cumhuriyet Caddesinde ilk dükkanını açarak terzilik mesleğine başlıyor.
İlerleyen yıllarda Zincirlikuyu Caddesinde açtığı yeni dükkanında işini büyütüp hizmete devam ediyor.

Futboldaki sakatlığının hemen ertesinde bilhassa anne Şerife hanımın gayretleriyle Karahalilli Mandıracı Hasan Ağanın kızı Remziye Girgin hanımla hayatını birleştirdi (18.04.1942) Aileye ilk katılan Serpil 1943 yılında dünyaya geldi. Onu Ethem (1945) ve Sevil İnce (1948) takip etti.