Suriye Dramı

417

BATI EMPERYALİZMİNİN UTANÇ VE ÇÖKÜŞ GÜNLERİ

Batının bombalarından kaçıp, batının yardımına sığınmak…

Bugün ülkemiz sınırlarında yaşanan mülteci dramı ve yaşanan ölüm oyunlarının düğmesine adına

“ ARAP BAHARI “ dediğimiz emperyalist tuzak ile basılmıştı.

Çökmekte olan batının emperyalist-kapitalist ekonomik düzeni çöküşün faturasını petrol zenginliğinden başka hiçbir geliri olmayan Arap Ülkelerine kesti. Güney sınırlarımızda yaşayan Araplar sınırları “Çölün Kızı” lakaplı İngiliz Casus-Arkeolog Madam GERTRUDE BELL tarafından çizilen yapay ve sorunlar yumağı olacak ülkelerde yaşamakta idi.

Avrupa ve Amerikan kapitalizmi Arap ülkelerinin doğal zenginliği olan petrol’ e çoktan göz koymuştu. Oluşturduklar uydu ve sınırları cedvel ile çizilmiş ve ilerde sorunlar yumağı olan ülkelere kendi çıkarlarını koruyacak yöneticilerini atamakta bir sakınca görmediler.  Yöneticilerine kimi yerde Kral, kimi yerde Şeyh, kimi yerde ise göstermelik demokrasilerini boyamak için Başkan veya Cumhurbaşkanı ünvanlarını bol keseden hediye ettiler. Tabii bu alicenaplıkları da karşılıksız kalmadı. Ülkelerin petrol gelirleri ve paraları batı bankalarına aktı.

Tüketime dayalı çılgın bir gelişme gösteren batı kapitalizmi bu bolluk günlerinin bir gün sona ereceğini elbette biliyordu. Ne zaman ki bir batılı lider açıklama yaptı “ ABD, Arap petrolünü satın alarak mı, yoksa işgal ederek mi daha ucuza mal edebilir “ işte o gün bugün yaşananların dramı yazılmıştı. ABD’ nin sudan ve uydurma sebeplerle Irak’ ı işgal edip petrol gelirlerine ve petrol kuyularına el koyması gecikmedi. Saddam Hüseyin rejimi bu gelecek günleri görememiş, petrol gelirlerinden elde ettikleri miyar dolarları halkın eğitim ve kalkınması için kullanacağı yerde çılgın bir silahlanma harcamasına yöneldi. Yöneticilerin zengin, halkın fakir ve hiçbir ciddi ürün üretemeyen ülkelerin başına gelebilecek en kötü senaryolar yaşanmaya başladı. Bugün Irak’ ın durumuna baktığımızda milyonlarca insan evinden ve köyünden olmuş, yüz binlerce kadına tecavüz edilip öldürülmüş, milyonlarca çocuk evsiz, anne ve babasız kalmış veya öldürülmüş.

Bu kaos ortamından faydalanan emperyalist sömürgenler Irak’ ın doğal zenginliklerini yağmalamakla meşguller.  Yağma sadece maddi zenginlik ile kalsa iyi. Ancak Irak’ ın binlerce yıllık kültür birikimleri ve zenginlikleri de bu arada yağmalanmaktadır. Binlerce yıllık Bağdat Kütüphanesi ve müzesi bu acı yağmadan en çok etkilenen yerler olmuştur.

Irak’ ta oynanan oyun başarılı olunca sıranın komşu ülke Suriye’ ye geleceği kesindi. Ancak yaşanan acılardan ders çıkaran Esad yönetimi Saddam gibi kolay teslim olmadı. Bugün yaşanan iç savaşın ve oluşturulan insan göçünün sebeplerinin başında bu işgal duygusu yatar. Suriye halkı ve rejimi Batının oynamak istediği bu oyuna dur demek suretiyle haklı bir mücadele başlattı. Ancak yaşananları birlikte üzüntü ile izliyoruz. Ülkelerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca insan ve yaşanan insanlık dramları.

Batının bombaları ile bombalanan , yakılıp yıkılan şehirler, ölen ve ülkesini terk etmek zorunda kalan milyonlarca insan. Acaba bu insanlar nasıl bir duygu içindeler. Ülkelerini ve evlerini bombalayan batının bombalarından kaçıp, bu dramlara sebep olanların ülkesine ve insafına sığınmak nasıl bir duygu fırtınasıdır. İnsanlar düşünme duygularını mı kaybetti. Bu felaketlere sebep olan Hıristiyan batıdan medet umup, onların ülkelerine sığınmaya çalışmak. Anlamak mümkün değil elbette ama yaşananları gördükçe elbette üzülüyoruz. Göç  ve batıya sığınmak için ölümü göze alıp, binlerce kilometre yol yürümek  ve inanılmaz zor koşullara, aşağılanma ve hakaretlere boyun eğerek batıya sığınma nasıl izah edilebilir. Bu insanlar ülkelerinde kalsa ve batı emperyalizminin çirkin tuzağına karşı dirense idi belki daha kolay olurdu.

Bombalar batıdan geliyor ve insanların ülkelerini, evlerini yakıp yıkıyor ve bu insanlar batının sınırlarına dayanmış onlardan acıma ve yardım bekliyor. Çok çirkin, karmaşık ve tehlikeli bir oyun. 2015 Dünyasının yüz kızartıcı çıkar senaryosu. Kim yazdı ise çok kötü yazmış. Elbet bir gün bu oyunda sona erecektir. O zaman oyuncuların gerçek maskelerini görebileceğiz, diye umut ediyorum.  Çünkü sırasının bize yaklaştığını görmemek için…

Mustafa Karaca – Saranta Haber