Tanrı Dağlarındaki Kazakistan Elma Ormanı

34

Elma gülgiller familyasından bir meyve türüdür. Eski Türkçede adı “alma”dır. Meyvenin adı “al” (kırmızı) renginden geliyor. Elmanın ilk olarak Kazakistan’ın Tanrı Dağlarındaki Almata Elma Ormanından dünyaya yayıldığı bilinmektedir. Almata adı elmanın atasının toprakları anlamına geliyor.

Biyolog Nikolai Ivanovich Vavilov’in keşfi olan teoriye göre, çeşitliliğin en fazla olduğu yer, o sebze yada meyvenin ana vatanıdır. Bu durum, elma için de geçerlidir. Elma gen havuzunun tamamı, Kazakistan’ın eski Başkenti Almata şehrine 30 km uzaklıkta ki Bel Bulak Elma Ormanında bulunuyor.

Bu zengin çeşitlilik, bölgede 6.000 yıl boyunca hakim olan izolasyon nedeni ile oluşmuştur. Kazak hükumeti, elma ormanını koruma altına almıştır.

Elma ormanının tanınmasında Alman-Estonyalı botanikçi (1786-1851) Carl Frederich von Ledebour’un tespitleri öncesinde, dünyanın büyük bir kısmı bu elma ormanından habersizdi.

Kazakistan Elma Ormanı Hastalıklara Dayanıklı;

Kazakistan Devlet televizyonu’nda doğal yaşamla ilgili program yapan botanik uzmanı Yuri Anatolyev’e göre 150 milyon yıl geçmişi olan elmaların bu türüne “Malus Sieversi” (Çiçek Elması) deniyor.(1) Bu cins elmalar kendi içinde tatlı, acı, ekşi, sulu veya susuz, de gül kokulu olanlarını barındırıyor. Renkleride çok çeşitlilik gösteriyor. Hastalık ve zararlılara karşı çok dayanıklı oluyorlar.

Malus Sieversi (Çiçek Elması) türünün 56 yabani formu, bilim insanları tarafından kayda geçirilmiştir. Bunların 26’sının en küçük ekolojik sınıfa ait olduğu, diğerlerinin ise yarı yabani olduğu, ormanda yaşayan insanlar ve hayvanlar tarafından evcilleştirildiği düşünülmektedir.
Bugün manav ve marketlerde satılan elmalar15 çeşit iken, Almata Elma ormanında 7098 çeşit elma olduğu tahmin ediliyor.

Besin değeri çok yüksek olan elma meyvesinden günümüze kadar kültür çalışmalarıyla 1000 farklı elma çeşidi üretilmiştir.(2)

Uzmanlara göre Avrupa ve Amerika’da çapraz dölleme ile yetiştirilen elmalar hastalıklara karşı dirençlerini yitirdikleri halde binlerce elma çeşidinin ana vatanı olan Almata Elma Ormanında elma ağaçlarına hastalık ve böcekler de zarar veremiyor. Kazak Botanik Enstitüsünden Tatyana Salova, bu elma ormanının bütün elma endüstrisinin geleceği için hayati önem taşıdığını söylüyor.

Tanrı Dağlarında İnsanlığa Hediye Gelen Elma’nın Besin Değeri;

Araştırmalar elmanın, prostat ve akciğer kanseri riskini azalttığını göstermiştir.Diğer birçok meyve gibi elma da yüksek miktarda C vitaminine eşdeğer olan fenolik bileşenler ve kanser riskini ve DNA hasarını azaltan değerli antioksidanlar içermektedir. Bundan ayrı olarak, zengin lif içeriği kalın bağırsak faaliyetlerine yardımcı olmasının yanında kalp hastalıklarında, kilo vermede ve kolesterolün kontrolünde etkili olduğu, içeriğindeki bazı kimyasallar parkinson ve alzheimer gibi beyin hastalıklarından koruyucu olduğuna inanılmaktadır. Kabuklu tüketilen taze elmada bulunan bazı antioksidanlar, beyin hücrelerini oksidatif stresten kaynaklanan nörotoksiditeden koruduğuna inanılmktadır.

Elma yiyenlerde akli bozuklukların ve solunum yolları rahatsızlıklarının azaldığı ve diş çürümesi nisbetinin % 30’dan daha az olduğu tıbbi kaynaklarda belirtilmektedir. Elmanın % 83-85’i su, 0,40’ı protein, 8,35’i invert şeker, 1,60’ı sakkaroz, 0,07’si tanen, 1,32’si ham lif, 0,41’i kül, mangan, bakır, flor, magnezyum, kalsiyum, potasyum vs. maddeleri ve 100 gramında 59 kalori içerir.(3)

Elmanın tüm dünyaya Tanrı Dağlarından insanlar için Tanrı nimeti ve Tanrı Hediyesi olarak yayılması çok anlamlı.

Kaynaklar :

(1) Bbc.comTürkçe
(2) Wikipedia.org
(3) Wikipedia.org