Tarihte Yolculuk – 500 Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi

Yolum bu kez Türkiye’de, İstanbul’da ve Karaköy’de bir müzeye düştü. Müze 500. Yıl Vakfı tarafından topluma Türk yahudilerinin gelenekleri ve tarihi açısından bilgi sunmak amaçlı kurulmuş bir kültür merkezidir.

25 Kasım 2001 ‘de açılmıştır. 500. Yıl Vakfı 1989’da 113 Yahudi ve Müslümadan oluşan Türk Vatandaşları tarafından Sefarodların 500 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu’na gelişini kutlamak için kuruldu. Müze fikri şu anda müzenin müdürü olan Naim Güleryüz tarafından ortaya atıldı ve Kamhi ailesinin maddi destekleriyle açıldı.

Eskiden Zülfaris Sinagogu olan bina restore edilerek müze yaratılmaya uygun hale getirildi. Bu sinagogun 1671’de varolduğuna dair delil bulunmakla beraber temeline bakıldığında Ceneviz Cumhuriyeti dönemine ait başka bir yapının inşa edildiği de görülür. Bazen “Galata’nın Kutsal Sinagogu” veya “Kal Kadoş Galata” diye kayıtlarda görünen bu sinagog “Zülfaris”  adını Farsça’da “Gelinin perçemi” anlamına gelen “Zülf-ü Arus’tan aldığı düşünülür. Fakat ana bina 19.yy. da (muhtemelen 1824)’te orjinal temelinden tekrar inşa edildi.

Türk Musevileri Müzesi’nde Yahudi ve Müslüman Türklerin iç içe girmiş kültürlerini simgeleyen etnografik tasrımların yanı sıra Yahudilerin İspanya’dan Türkiye’ye gelişlerindeki tarihsel etkenler bulunur. Girişteki demir kapılar avluya açılır ve burada Nadia Ardittiİ’ye ait olan heykel bulunur. “Yükselen Alev Heykeli” isimli eser Balkan, Morea, Kafkasya, Filistin, Trablusgarp, Çanakkale, Kore ve Kurtuluş Savaşlarında ölen Türk Yahudilerin anısına dikilmiştir. Sekizgen olan giriş katında Zülforis Sinagogu’nun tarihi, Hamam başlık, İstanbul ve Anadolu’daki Yahudilerin günlük yaşamlarıyla ilgil bilgilerin yanı sıra mektuplar, haritalar, tallitler ve fermanların bulunduğu tarihi kalıtlar vardır. Lozan Antlaşması da gösterilen parçalar arasındadır. Bu anlaşmayla Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı tanınmış ve azınlıklara özel haklar sunulmuştu fakat azınlıklara tanınan bu özel hakları, Yahudi cemaati, Türkiye’nin hakkaniyetine aykırı alacağından tanımamıştır. Ehal’de iki adet Tora bulunmaktadır. Müze’de sunulan bir başka bilgi ise II. Dünya Savaşı’nda Avrupa’dan Türkiye’ye kaçan Yahudi akademisyenler ve aralarında Uluslararası Dürüstlerin de bulunduğu Holokost’ta Yahudilere yardım eden Türk diplomatlardır. Sinagog zamanında kadınlara ayrılan bölüm olan balkonda yerel Yahudi cemaatinin günlük yaşamından kesitler resimleştirilmiştir. Bu girişteki  bölümde Prof. A. Ainstein’in mektubunu,  2. Dünya savaşı sırasında diplomatlarımız Selahattin Ülkümen, Behiç Erkin, Necdet Kent, Paris konsolosu Namık Kemal Yolga’nın resimleri vardı. Lozan anlaşmalarının olduğu camekanda dr. Nesim Koridi (l856-1924) Belediye doktoru’nun resmi , kılıç, kemer, madalyaları yer alıyor. Parlamento’da Türk Yahudileri meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde zaman zaman yerlerini aldılar. Bunlardan bazıları T.B.M.M. 23.4.1920 Dr. Samuel Abrevaya, Prof. Abraham Galanti, Salamon Adato, Hanri Soryano, İsak Altabev, Yusuf Salamn, Erol Dilek, Cefi V. Kamhi, dir.  Yürüdükçe karşımıza çıkan bir bölümde udi, Mısırlı İbrahim, Dini günlerde söylenen dua veilahi çoğu klasik Türk musikisi makamında bestelenen besteler bulunuyordu. Türk yahudi basını bölümünde daktilo, bülten, dergi, gazete,…Matbaa bölümünde 1493 Davit ve Samuel İbn Nahmias Kardeşler, İlk matbaayı kurdular. 1530 İtalik hurufat sayfa düzeni gibi yenilikleri matbaayı kazandıran Sonsino İtalya’dan İstanbul’a gelip yerleşti. 1727 ilk Osmanlı matbaasını kuran İbrahim Müteferrika hakkında yazılan yazılar yerlerini almışlar. 1735’te Yakob ben Meir Kuli’nin yayınlamaya başladığı 20. yy.  Başında tamamlanabilen ME-AM LO’EZ isimli doğu sefaradların ansiklopedisi, PAROHET-TİK EHAL,   KAN HATIRALARININ YAZILI OLDUĞU BÖLÜM. Levililer 17:24. İberik yarımadasından Osmanlı İmparatorluğuna goç yollarınını gösteren haritasını gördükten sonra tahta merdivenlerden yukarı çıktık, merdiven çıkış süresince duvarlara asılmış bohçalar arasında yürüdük. 500. yıl vakfı ve 1992 yılı etkinliklerini izledik. Duvarda KETUBA asılıydı. Düğün sözleşmesi. Dini kanunlara göre boşanma erkek tarafından gerçekleştiğinden sözleşme yapılıyordu. Gelinlik, 1870 yılına ait Rosa Bensal’ın gelinliği, çeyiz sandığı, makas, dikiş makinası, hamam tası, uzun bir ömür için uzun elbiseler, çocuk  odası, kırlentler dönemini anlatıyordu…

Tarihte yolculukta bir başka mekanda görüşmek dileğiyle…