Tarihte Yolculuk – Ali Rıza Efendi Kültür Evi

475

Memleketim Kırklareli’ne gittiğimde Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu’nu ziyarete gittik. Yeni kültür projelerinden bahsetti ve bu da hayata geç irdiği en güzel projelerinden biridir.

Projenin amacı; Bölgenin sosyal, ekonomik yaşam seviyesi ve imkanlarının geliştirilmesi suretiyle rekabet gücünün arttırılmasına hizmet etmek, Kırklareli ili ve Trakya Bölgesi ölçeğindeki turizm hareketliliğinin artışına doğrudan katkı yapmaktadır. Ali Rıza Efendi Kültür evinin açılışının yapılmasıyla birlikte yerli ve yabancı turistlere şehrimizin tarihi, kültürel özellikleri yansıtılmaktadır.

İl merkezinde “Kentsel Sit alanı” olarak tescil ettirilerek koruma altına alınan Yayla Mahallesi kentin eski yerleşiminin bulunduğu “Kepek yayla” olarak anlatılan en önemli geleneksel mahalledir. Kırklareli’nin medeniyet beşiği oluşturan bu tarihi mekanın ihtişamlı geçmişi ve yapıları şimdilerde üzerine serpilen toprağını azimle atarak, genç nesillerde tarih bilincini oluşturmaya devam etmektedir. Yayla Mahallesi’nde koruma altına alınmış 18 adet sivil mimari örneği yapı bulunmaktadır. Bunlardan birisi Ali Rıza Efendi Kültür evidir.

Ali Rıza Efendi Kültür Evine girdiğimde salon ve salondan odalara açılan kapılar var. Salonda tam karşıda Mehmet Siyam Kesimoğlu tarafından bağışlanan aksesuarların olduğu konsol bulunmaktadır. Burada gümüş kolyeler, tarihi bekçi saati, eski traş makinası vardı. Duvarda terzi Abdullah Kılıç’a ait 1930 yılına ait fotoğraf yer almaktadır.

Salondan açılan bir kapıdan girdiğimde Yunanistan odası. Yunanistan odasının en büyük özelliği, içinde bulunan bütün parçaların Kırklareli ile bir ilgisinin bulunmasıdır. 1900’lü yıllarda evlenmiş bir Rum kızın giymiş olduğu gelinlik, Belinde kırmızı ip bağlı. Sevgi, sadakatın simgesi. Gitsem de hep yanındayım anlamında. 1914 yılında Kırklareli’nde 9000 Rum, 6000 Kırklareli’li 4000 Bulgar, 1000 yahudi yaşıyormuş. Rakı damıtma imbiğinde 1897 Kırkklise yazıyordu. (Kırklareli’nin Rumca ismi) Rum  bayan yazara ait gözlük, çanta, elbise. (1907) Kırkklise mühürleri o döneme ait. Kuyumculuk yaptığı sandık, kemer tokaları, pasaportlar.

Aynı salondan açılan diğer kapıdan Karadağ Odasına girdik. Karadağ odası içerisinde de diğer odalarda olduğu gibi çok değerli objelerle karşılaşıyoruz. Odaya girdiğimizde hemen karşımızda canlı renkleriyle dikkatleri üzerine çeken yöresel kıyafetleri görüyoruz. Balkan müziğinin vazgeçilmez enstrümanlarından “Gusli”yi görüyoruz. Hemen devamındaki bölümde, tarihi 1930’lu yıllara dayanan kök boyasıyla renklendirilmiş  hiç  bir alet kullanılmadan dokunmuş bir kilimle  karşılaşıyoruz. Duvarda ise Karadağ’da doğal yapısıyla hala varlığını koruyan Ribnika, Podgorica bölgesinden fotoğraflar dikkatimizi çekiyor. Yerlerde  günlük kullanılan bakır kaplar, ortada sofra üzerinde cezve ve fincan, Karadağ’daki soydaşlarımızdan birinin İstanbul’a gelirken getirdiği 70 yıllık çocuk beşiği. 70 yıl saklayıp buraya armağan etmiş. Beşiğin Başındaki çiçeği, güneş ışığı. Hayırlı evlat olsun anlamında. Kaymağını almak için içine süt dökülen Süt teknesi. 1950 yıllara ait dokuma tezgahı. Yayık, bakır, küçük büyük dikiş makinası, kömür ütüsü. Yün tarağı, el matkabı bulunuyor.

Yine salondan açılan bir odada Bulgaristan odası. Ali Rıza Efendi Kültür evi içesinde, ortak kültürümüzü yansıtmak ve kardeşlik duygularımızı pekiştirmek amacıyla, teşhir ve tanzimi yapılmış odayı tarıyor gözlerimiz. Silikon heykeller üzerinde yöresel giysiler, o dönemde kullanılmış bakır kaplar, çeyiz sandığı, Bulgar kadınlara ait takılar. Duvarda ikon asılı. İkonun sahibi 1901 yılı Kırklareli Kavaklı köyü doğumlu Atanas Kostadinov’dur. Hastalıklı bir çocuk olarak büyüyen Atanas her gün Tanrı Anaya dualar okurmuş. Ailesinin Sozopol şehrine göç etmesi esnasında on üç yaşındaki Atanas bu ikonu yanına alarak götürmüş. 87 yaşında ölümüne kadar ikon onun odasının duvarında asılı durmuştur.

Türk odaları ve Fatma Efe Koleksiyonunu geziyoruz. Üst kata çıkarken ayrı odalarda ayrı odalarda Fatma Efe tarafından bağışlanmış eşyaları incelemeye başladık. Fatma Efe adını daha önce ziyaret ettiğim Lüleburgaz Ertuğrul köyü müzesinde görmüştüm. Müzeyi gezdikten sonra arasında bir yol olan eve gittik. Evi ve bahçesi mini bir müzeydi. Ali Rıza Efendi kültür evine de bir çok eşya bağışlamış. Burada gözüme ilişenler duvarda topuzlu kantar, ortada sini, Burada Zafer Aldemir armağanı yazıyor. Aldemir ailesi çok iyi tanıdığım emekli öğretmen İlker Aldemir’in ailesinin kullandığı objeler. Bu bölümde testi, oklava, sepet, saç ayağı, bakırlar, cezve, çömlek, güğüm, hamur teknesi, tahta sofra, havan.  Fatma Efe armağanı bir başka bölümde yine Aldemir Ailesinden Namık Kemal Aldemir bağışı havan. Diğer bağışları yapanların isimleri ; Sevim Özen Diribaş, Lütfiye Akın, Ayşe Korkmaz. Bağışları bakır kaplar, taş değirmen. Buradan içeriye bir odaya geçiliyor. Bu odada fiskos masası örtüsüyle, saat, radyo, fener, yöresel giysi, su kabağı bakır, postaki, yatakta uzun yastık, kaneviçe işler, etamin üzerine kaneviçe işlemeli örtüler, dantel kırklentler, yazmalar, lüks (aydınlatma aracı)grep, şoşan, tülbentler, duvar halısı, işlemeli sedir örtüsü, dantel oda takımları, yöresel giysi, dokuma önlük (fıta), dokuma çanta, yağlıklar, yelek, dantel perdeler, dokuma gömler, duvarda asılı gaz lambası bulunmaktadır.

2. kata çıkarken ara boşlukta Semiray Engin, Arda Arıkan, Fatma Efe, Eyüp Manav, bağışları yazılı. Bulunan objeler ise, çarık,çıkrık, ellik, yapak tarağı, eye, tırmık, koyun kırkma makası, dokumada kullanılan taraklar, merdivenleri çıkınca, Aldemir ailesinden Şener Aldemir bağışı, Fahriye Remzi Irak tarafından bağışlanan objeler bulunmaktadır. Bunlar bindallı, yöresel erkek giysisi, radyo, gelinlik, ütüler.

Girişin tam karşısında Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu bağışı olan konsol. Konsolda çatal kaşık takımı, fotoğraf makinası, ve silahlar bulunmaktadır. Yine aynı katta sol tarafta oturma odası. Yöresel giysili kadın, erkek ve çocuk. Sedir, kahve tepsisi ve kahve fincanları bulunmaktadır. Odadan odaya girişte içerideki odalarda Canan Karagöz bağışı, ördek soba (çabuk ışınan zor soğuyan), yatak, yorgan, duvar halısı. Gülay Erel bağışı objeler. Gülzade Baharlı bağışı çeyiz sandığı, içinde şoşan, yağlıklar mevcuttur. Pirinç kaplama karyola, beşik bulunmaktadır.

Tarihte yolculukta bir başka mekanda görüşmek dileğiyle.

HATİCE OPAK BİLGİN