Tarihte Yolculuk Feyhaman Duran Evi Müzesi

Feyhaman Duran (1886–1970)

Güzin Duran (1898–1981)

Tarihi dokunun çok fazla olduğu Süleymaniye’de İletişim Fakultesinin yanı başında kırmızı aşı boyalı ahşap bir yapı: Feyhaman Duran Kültür ve Sanat  evi : Atatürk portresiyle tanınan ressam Feyhaman Duran ve eşi Güzin Duran’ın 1969 yılında İstanbul Ünivestetisene bağışladıkları ev, 200l Haziran ayından bu yana müze olarak hizmet vermektedir. Önce Feyhaman Duran kim , Güzin Duran kim….

Sanatçı bir aileye mensup olan Feyhaman Duran Mekteb-i Sultani’de (Galatasaray Lisesi) eğitim gördüğü yıllarda resim yapmaya başladı. Bir süre Bab-ı Ali’de çalışan sanatçı daha sonra aynı okulda resim öğretmenliği yaptı. 1911 yılında Abbas Halim Paşa tarafından Paris’e resim eğitimine gönderildi. Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda anatomi dersleri , Academie Julian’da Jean Paul Laurens ve Albert Laurens ile 1913-14 yıllarında Fernand Cormon atölyesinde resim çalıştı. Kendi birikimlerine yeni değerler katan sanatçıyı en çok etkileyen akım ise o yıllarda akademik bir kimliği olan Empresyonizm oldu. I. Dünya Savaşının çıkması ile Pariste’ki atölyelere devam eden Türk ressamları ile birlikte yurda döndü. İstanbul’da 1916 yılında başlayarak Osmanlı Ressamlar Cemiyetinin açtığı Galatasaray Sergilerine katıldı.  1917’de  Harbiye Nezareti tarafından kurulan Şişli Atölyesinde çalıştı. 1919 yılında İnas Sanayi-i Nefise (Kızlar Güzel Sanat Okulu) resim öğretmenliğine başladı. 1922 yılında öğrencilerinden Güzin Duran ile evlendi. 1927 yılında birleştirilen “Sanayi-i Nefise Mektebi’nde (Güzel Sanatlar Akademisi) öğretmenliğe atandı. 1938’de CHP tarafınadan düzenlenen Yurt gezileri kapsamında Gaziantep’te çalıştı. 1944-47 yılları arasında Topkapı Sarayı’nda gerçekçi nitelikte iç görünümler yaptı. 1951 yılında emeli oluncaya kadar atölye şefi  olarak birçok öğrenci yetiştirdi. Emprosyonisme yaklaşan yaklaşık portre türüne önem veren sanatçı portrelerinde fiziksel özelliklerin yanı sıra kişinin iç dünyasının karakter özelliklerini yansıtmaya çalışmıştır.

Feyhaman Duran’ın ön  çalışmalar yapan bir sanatçı olması çok sayıdaki poşadları ve yağlı boya eskizlerinden anlaşılmaktadır. Sanatçının duygusal kişiliğini onun peyzajları yansıtır. Natürmort türünde de eser veren sanatçının çiçek ve meyvelerinden oluşan düzenlemeleri daha çok son dönemlerindeki çalışmalardır. 1914 kuşağı ressamlarından olarak tanınan Feyhaman Duran yaşamını kendisi gibi ressam olan eşi Güzin Duran ile birlekte resim yapmaya vermiş, hat sanatı ile de ilgilenmiştir. “Sanatkar kendi işinin kaidesini kendi yaratabildiği zaman orjinaldir.” Diyen sanatçı sanatı yalnız görüneni aktarma olarak düşünmemiş, görünenin ardındaki anlamı kavrayama çalışmıştır. Feyhaman ve Güzin Duran, Süleymaniye’deki evlerini ve atölyeyi tüm eşyası ile ve koleksiyonları ile birlikte İstanbul Üniversitesi’ne bağlamışlardır.

Güzin Duran’ın 1981’ yılında vefatından sonra ayrıntılı bir envanter çalışması yapılmış ve oldukça yıpranmış olan evin restarosyana geçilmeden odaların ve eşyaların düzeni belgelenmiştir. Arzu Gül tarafından bir Doktora Tezi hazırlanmış ve 2001 yılında ev ve atölyelerin restarosyanından sonra özgün eşyası ile düzenlenmiş ve ziyaret açılmış ve ziyarete girdiğimde ev Osmanlı’dan kaldığı için haremlik selamlık olarak kullanılıyor. Evin içinde geçişler var. Dolap içinde kançalar ve raflar  mevcut. Servis odası gibi kulanılan bir bölüm, mutfaktan bahçeye çıkış  olduğunu görüyoruz.  Mutfağında çaydanlık, huni, rende, kahve makinası, termos, kitaplık duruyor. Üst katta namaz odası ve odada keçe üzerine sırma işli seccade duvarı süslemiş , namaz sonrası dinlendikleri bir yatak duruyor kenarda. Yüklük odası, ve daha üst kat yaşam katı olarak adlandırılmış. Banyo, ve Güzin Duran’ın kullandığı makyaj malzeleri, takma dişleri, el işi fil oyuncak, hat odası, hat odasında hattat malzeleri, Feyhaman Duran’ın yaptığı hatlar, ahşapla uğraşmışlar, desen çalışmaları var masanın üstünde Duvarlarda dededen kalma hatlar, sulu boya resim çalışmaları, Güzin Duran’ın terziliği olduğu için dikiş malzemeleri,  kemik ve boynuzdan yapılmış kaşıklar , zemzem takımları,  karagözle ilgilenmiş karagöz resimleri, yatak odasına geçtiğimizde  pencereli ve o dönem kullandığı bütün eşyalar yerli yerinde duruyor, yaşanmışlıklar sinmiş her yere …çok yönlülüklerini hayranlıkla izliyoruz,  yerde takunyaları, soba, yataığın  yanındaki duvarda tuval üzerine pastel büyük bir tablo duvarı süslüyorduu. (Güzin Duran portresi)

2. dünya  savaşı zamanında Topkapı Sarayı kapatılmış özel izinle sarayda çalışmışlar. Bakıcıların kaldığı odayı dolaştık, selamlığa indik. Hilye-i Şerif merdivenin karşısında yerini almş. Evden dışarı çıktığımızda arsanın ayrı bir bölümünde atölyesi var. Resim dersi verdiği geniş bir atölye. İsmet İnönü’nün Feyhaman Duran’a verdiği imzalı fotoğraf, duruiyor.  buraları gezerken görevli bayan Duran’ın çok hızlı resim yaptığını söylüyor. Empresyonist sanatçıların özellikleri dışarıda küçük resim yapıp evde büyütüyorlar. Arazi için küçük sandalye ve şövalesi, bir kenarda boyalarını koyduğu kutusu, kutusu da edirne işi ahşaptan yapıp üstüne resim çizip boyamış, sonra gomalakla cilalamış. Aldığımız bilgilerle müzeden ayrılıyoruz. Ressam çiftin mutlu ve başarılı bir ömür geçirdikleri evden hüzünle ayrılıyoruz. Hafızalarımızda bizler için bıraktığı evin izleri kalıyor. Tablolar geçiyor gözlerimizden birer birer…… rengarenk,,,,, mutlu çiftin duyguları, gözlerinden yüreklerine akan, fırça darbeleriyle bu güne kalan anlar… anılar…..

Tarihte yolculukta bir başka mekanda görüşmek dileğiyle….