Tarihte Yolculuk – Galata Kulesi

Galata Kulesi; İstanbul’un Galata Semtinde bulunan ve şehrin en önemli sembollerinden biri olan 528 yılında inşa edilmiş bir kuledir.

Bu kuleyi arkadaşım Ülker Eroğlu ile birlikte 05.08.2014 tarihinde ziyaret ettik. Kule büyüklüğünden dolayı İstanbul’”un birçok yerinden görüllmektedir ve ben daha önceleri uzaktan defalarca fotoğrafını çektim ama içine girip yaşanmışlıkları hissetmek başka bir arzuydu.  Galata kulesine girince önce yukarıya asansörle çıktık. Kulenin dört bir yanını dolaştık. Kuleden İstanbul boğazı, Haliç ve İstanbul Panoromik olarak izlenmektedir. Güneşli harika bir günde pırıl pırıl masmavi deniz, gözlerimizin önüne serildi. Unkapanı köprüsü, Galata köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Boğaz Köprüsüne merhaba dedi gözlerimiz. Bir yana baksak Sarayburnu’nda dalgalanan ay yıldızlı  şanlı bayrağımız, gözlerimizi biraz uzaklara salsak Sultanahmet Camii, Ayasofya, Beyazıt Camii, Beyazıt kulesi, Topkapı Sarayı, Süleymaniye Camii bütün ihtişamıyla cevap verdi gözlerimize.  Galata kulesinin etrafında herkes bir tur yaparken biz bir türlü ayrılamadık bir tur daha yaptık. Fotoğraf makinalarımızla Galata kulesinden İstanbul manzaralaranı fotoğrafladık. Zengin enstantanelerle tarihi merdivenlerden aşağılara indik.  Bir katta Osmanlı kıyafetlerii giyip bir de fotoğraf çektirdik. Osmanlı dönemini tarihi mekanda Osmanlı kıyafetleriyle yaşamak istedik.

Galata Kulesi dünyanın en eski kulelerinden biri olup, Bizans İmparatoru Anastosius tarafından 528 yılında Fener kulesi olarak inşa ettirilmiştir. 1204 yılınldaki Haçlı Seferinde geniş çapta tahrip edilen kule, daha sonra 1348 yılılnda “İsa Kulesi” adıyla yığma taşlar kullanılarak “Cenevizliler” tarafından Galata surlarına ek olarak yeniden yapılmıştır. 1348 yılında yeniden yapıldığında kentin en büyük binası olmuştur. Galata kulesi 1445-1446 yılları arasında yükseltilmiştir. Kule Türklerin eline geçtikten sonra hemen her yüzyıl yenilenmiş ve tamir edilmiştir. 16. Yüzyılda Kasımpaşa tersanesinde çalıştırılan Hırıstiyan Savaş Esirlerinin barınağı olarak kullanılmıştır. Sultan III. Murat’ın müsadesiyle burada muraccim Takiyuddun tarafından bir rasathane kurulmuş, ancak bu rasathane 1579 yılında kapatılmıştır.

17. yüzyılın ilk yarısında IV. Murat döneminde Hezarfen Ahmet Çelebi, Okmeydanında rüzgarları kollayıp uçup talimleri yaptıktan sonra, tahtadan yaptıırdığı Kartal kanatlarını sırtına takarak 1638 yılında Galata kulesinden Üsküdar Doğancılar’a uçmuştur. Bu uçuş Avrupa’da ilgi ile karşılanmış, İngiltere’de bu uçuşu gören gravürler yapılmıştır. 1717’den itibaren yapgın gözleme kulesi olarak kullanılmıştır. Yangın; ahalinin duyabilmesi için büyük bir davul çalınarak haber verilmekteydi. III. Selim döneminde çıkan  bir yangında kulenin büyük bölümü yapmıştır. Onarılan kule 1831 yılınlda başk’te başlayıp 1967’de bitirilen son onarımda kulenin bu günkü görünümü sağlanmıştır.

Kulenin çatısının ucuna kadar olan yüksekliği 69.90 metredir. Duvar kalınlığı 3.75 m. iç çapı 8.95 metredir. Dış çapı da 16.45 metredir. Yapılan statik hesaplamalara göre ağırlığı yaklaşık 10.000 ton, kalın gövdesi moloz taşındandır. Derinliğinde bulunan çukurların altındaki kanalda birçok kafatası ve kemik bulunmuştur. Orta boşluğun bodrumu zindan olarak kullanılmıştır. Kulenin tarihinde bazı intihar olayları kağıtlara geçmiştir. 1876 tarihinde, bir Avusturya’lı, nöbetçinin dalgınlığından faydalanıp kendini kuleden aşağı atmıştır. 06.06.1973 günü ise ünlü şair Ümit Yaşar Oğuzcan’ın 15 yaşındaki oğlu Vedat kuleden atlayarak intihar etmiştir. Oğuzcan bunun üzerine Galata Kulesi adlı şııri yazmıştır. Bununla beraber Galata  Kulesi konulu en uzun şiir 2009 yılında Aydın Meriç tarafından yazılmıştır.

Tarihte yolculukta bir başka mekanda görüşmek dileğiyle…..