Tarihte Yolculuk – Halı Müzesi

Halı müzesi İstanbul’un Sultanahmet meydanında Ayasofya imaret binasında bulunmaktadır.

Halı müzesin koleksiyonunda 394 tarihi halı 412 etütlük halı olmak üzere 806 eser bulunuyor. Halılar yüzyıllar öncesinden bugüne kadınların el emeği göz nuruyla geliyor. Kimi evleri, kimi camileri güzelleştiriyor. Kilimler ve halılar dokunurken kadınlar  yüreklerinden dökülenleri manilerle ve türkülerle harmanlıyorlar.

Bu güzel halılara ev sahipliği yapan  Ayasofya İmareti, Ayasofya’nın kuzeydoğu tarafına 1742-1743’te dönemin padişahı I. Mahmut tarafından inşaat ettirildi. İmaretin doğusunda, Topkapı Sarayının ön giriş kapısı güneydoğusunda III. Ahmet çeşmesi, İmaret Avlusu ile Ayasofya arasında ise Bizans yapısı olan Hazine Dairesi bulunuyor. Yuvarlak ve üstü kubbeli bu yapı Doğu Roma Döneminde dini ritüellerde kullanılan kutsal eşyaların saklandığı yer olarak bilinirken bazı araştırmacı ve tarihçilere göre IV. Y.y. bazı araştırmacılara göre V. VI. Y.y. da yapıldığı ileri sürülüyor. Yapı I. Mahmut döneminden itibaren ağırlıklı olarak imaretin erzak-kiler deposu olarak kullanıldığı ve bu işlerini XIX. Y.y. son çeyreğine kadar sürdürdü. Bu dönemden sonra bir süre arşiv binası olarak hizmet verdi. İmaret binası 1777, 1871, 1884, 1893’te onarım gördü. 2010’da ise Müze teşhir Tanzim uygulaması yaptırılarak halı müzesi olarak işlevlendirildi.

Dünya’nın en zengin halı koleksiyonlarından birine sahip “Vakıflar Halı Müzesi Koleksiyonu” Selçuklu ve Osmanlı döneminde eski bir islam geleneği ile camilere, türbe ve külliyelere bağışlanan tarihi ve sanatsal değere sahip haklardan oluşuyor. Halı ve kilim bağışları, vakfeden ya da ölen kişinin sevap kazanması için yapılan dini amaçlı bağışlar olduğundan zerafet, estetik ve sanatsal özellikleriyle ayrı bir değer taşıyor. Koleksiyonun en nadide eserlerinden seçilen 46 halı ve seccade, kronolojik sırayla ve desen gruplarına göre uygun olarak 3 galeride sergileniyor.

Galeriye girdim.  Girişteki levhada:” Halı müzesi koleksiyonu Dünyanın en zengin halı koleksiyonlarından birine sahip olan Vakıflar Müzesi koleksiyonunda; eski bir islam geleneğiyle cami ve mescitlere bağışlanan tarihi ve sanatsal değerlere sahip halılar yer alır. Halı ve kilim bağışları vakfeden ya da ölen kişinin sevap kazanması için yapılan dini amaçlı bağışlardır. Özellikle camiler için dokunan bu halılar zarafet, estetik ve sanatsal özellikleriyle ayrı bir değer taşır. 14. Yüzyıldan 20 y.y. kadar kendi yörelerine özgü desenler ile Anadolu’nun çeşitli dokuma merkezlerinde dokunan halı ve halı seccadeler İran ve Kafkas halıları müze koleksiyonunda yer alan eserlerdir. Koleksiyonun en nadide eserlerinden seçilen halı ve seccade örnekleri kronolojik sırayla ve yöresel desen gruplarına göre müzenin her üç galerisinde sergilenmektedir. 1. Galeri Beylikler dönemi, erken ve klasik Osmanlı Dönemi Anadolu Halıları. 2. Galeri Osmanlı Dönemi Orta ve Doğu Anadolu halı ve seccadeleri, 3. Dönem galeri Osmanlı dönemi büyük boyutlu Uşak halıları ve saf halı seccadeleri “ yazan yazıyı okudum ve dolaşmaya başladım.

1. Galeri : Galeride halılar muntazam bir şekilde duvarlara yerleştirilmiş. Burası İmaretin yemek yenen bölümü. Halıların yanlarında Beylikler dönemi, Anadolu Halıları 14. 15. Y.y.  342 x 202 Divriği Ulu  Cami,  diğer halının başına gittiğimde kırmızı ağırlıklı harika desenlerinin yanında 14. Y.y. 213 x 180  Yöre Doğu Anadolu, geldiği yer Divriği Ulu Cami,  yazıyordu, hemen yanındaki halı da 14. Y.y. 211 x 157 ölçülerinde, yine yanındaki halı da 15. Y.y. 224 x 153 yöre Doğu Anadolu,

Erken Osmanlı bölümünde 14.15.y.y. 240 x 154 yöre Uşak geldiği yer Divriği Ulu Cami, 16. Yy. 226 x 150 cm. yöre Uşak Geldiği yer Divriği Ulu Cami,   adım adım yürüyorum gözlerim halılarda 16. 17. Yy. 173 x 119 ölçülerinde yöre Orta Anadolu Geldiği yer İstanbul Teberruat deposu, 16. Y.y. 230 x 168 Batı Anadolu Yöresi, geldiği yer Divriği Ulu Cami,

Klasik Osmanlı Dönemi olan halıların yanında 16. Y.y. 281 x 108 Uşak yöresi Geldiği yer İstanbul Teberruat Deposu, yazıyor hemen bitişiğinde yine 16.y.y. 240 x 148 cm. Yöre Uşak Geldiği yer Ankara Vakıf Galerisi, 17. Y.y. halısı 190 x 126 cm. Uşak yöresine ait Geldiği yer İstanbul Teberruat deposu.  Halı 16. Y.y. 146 x 126 Batı Anadolu Geldiği yer İstanbul Teberruat deposu, Hallı 17. Y.y. 232 x 165 Uşak, Geldiği yer İstanbul Teberruat Deposu, Halı 17. Y.y. 134 x 138 Uşak yöresi Geldiği yer Bursa Dutteri Şerif Camii, Halı, 14. 15. Y.y. 394 x 231 Doğu Anadolu  Geldiği yer Divriği Ulu Camii. Birinci galeriyi dolaştıktan sonra binanın dışına çıkıp ikinci galeriye geçtim.

2. Galeri:  Galeriye girip sağ taraftan başladım. Burası İmaretin yemek pişen bölümü. İlk halıda 16. Y.y. 333 x 198 Doğu Anadolu yöresi, geldiği yer Divriği Ulu Cami, Halı 16. 17. Y.y. 238 x 167 Yöre : Doğu Anadolu, Geldiği yer Divriği Ulu Cami, 16. 17. Yy. 224 x 183 Doğu Anadolu, geldiği yer Divriği Ulu Cami, Halı 16. 17. Y.y. 239 x 185 Doğu Anadolu yöresi, geldiği yer Divriği Ulu Cami,  Halı 17. Y.y. 328 x 194 Doğu Anadolu yöresi, geldiği yer Divriği Ulu Cami, Halı 16. Y.y. 210x 184 Doğu Anadolu yöresi Geldiği yer Divriği Ulu Cami, Halı 16. Y.y. 320 x 194 Doğu Anadolu yöresi, geldiği yer Divriği Ulu Cami, Halı 17. Y.y. 205 x 163 Konya Karapınar yöresi, geldiği yer Divriği Ulu Cami, Halı, 16. Y.y. 215 x 120 cm. Konya yöresi, geldiği yer İstanbul Teberruat Deposu,  Halı, 15. 16. Y.y. 213 x 142 Doğu Anadolu yöresi, geldiği yer Divriği Ulu Cami, Halı 15. Y.y. 187 x 156 Doğu Anadolul yöresi, geldiği yer Divriği Ulu Cami. Halı seccade 18. Y.y.  Muğla Milas yöresi, geldiği yer istanbul Teberruat deposu, halıların arasında pirinç 17.y.y. 22,5 x 85.5 cihangir camiinden,  halı seccade 19.y.y.  176 x 112 Hereke yöresi, geldiği İstanbul Sirkeci Mustafa Cami,  pirinç 19.y.y. 32 çap 137 boy Balıkesir Bölge Müdürlüğü,  Halı seccade 18. Y,y. 176 x 135 Manisa Gördes yöresi, geldiği yer İstanbul Teberruat deposu, prinç 17. Y.y. 22.5 çap 85.5 boy Cihangir Camii, Halı seccade 17. Y.y. 160 x 122 Konya Karapınar Ankara Vakıf galerisi, prinç 19. Y.y. 32 çp 137 boy Balıkesir Bölge Müdürlüğünden gelen halıları gördükten sonra binanın dışından üçüncü bölüme geçtim.

3. Galeri : Bu galeride halılar çok büyük ebatlılar. Burası da İmaretin fırınlarının olduğu bölüm. Birinin yanına geldim. Halı 18. Yy. 472 x 298 Uşak yöresi, Geldiği yer Süleymaniye Camii, Halı, 18. Y.y. 698 x 272 Uşak yöresi, geldiği yer Süleymaniye  Camii, Halı 18. Y.y. 580 x 370 Uşak yöresi, geldiği yer Edirne Eski  Camii, Halı 16. Yy. 660 x 300 Uşak yöresi, geldiği yer Divriği Ulu Camii, Saf halı seccade 17. Y.y. 640 x 365 Uşak yöresi, geldiği yer Süleymaniye, Saf Halı Seccade 560 x 260 Uşak yöresi, Sultanahmet Camii,

Müzede en fazla Divriği Ulu Cami’den halı gelmiş müzeye.  Anadolu’daki görkemli Selçuklu mimarisi Divriği Ulu Camisi ve Şifahanesi yapıldığı dönemden itibaren görenlerin hemen daima hayranlığını çekmiş, son kertede dünyanın en önemli mimari eserlerinin içinde yer aldığı UNESCO  Dünya  mirası listesinde yerini almıştır.  Cami ibadetten başka birçok kişinin farklı amaçlarla ziyaret ettiği de bir mekan. Mesela : YEŞİL SERME: Bir muradı olanların örneğin oğlum sağ salim askerden gelirse camiye yeşil sereceğim  vaadinde bulunan bir anne, oğlu döndükten sonra muradı yerine geldiği için çarşıdan aldığı bir metrelik yeşil ipekli kumaşı şehitlikteki kabirlerden birine kendi elleriyle senalarla, dualarla serer.  YEDİ CUMA ULUCAMİYE GİTMEK : Çocuk sahibi olmak isteğiyle, evlenme, isteğiyle, ev sahibi olma isteğiyle yedi cuma üst üste camiye gidilip dua edilir. Orada yatanların yüzüsuyu hürmetine Cenabı-Hak Allahtan istenir. İstek gerçekleştikten sonra tekrar gidilir. DİL AÇMA : 4-5 Yaşına geldiği halde konuşamayan çocuklar camiye getirilir hoca anahtarı çocuğun ağzına sokarak kapı açıyormuş gibi çevirir. Bu hareketle dilin çözüleceği umut edilir.  BAHT AÇMA : Yaşı geçince artık evlenme ihtimali kalmamış kızların başvurduğu bir çaredir. Cemaatin az olduğu bir vakitte utanmaması için alaca çadıra iyice bürünüp  caminin eşiğine oturan kızı gören camiinin hocası durumu anlar.Kızın başının üstünden kapıyı açar. Bu mubarek yerin yüzü suyu hürmetine kızın bahtının açılacağı ümit edilir.  Halılarda da tıpkı oyalarda olduğu gibi aşklar, sevdalar, özlemler dokunur ve bu halılara da öyle çok yaşanmışlıklar sinmiştir ki her santiminde kimbilir neler gizlenmiş ve Divriği manileriyle yazımızı da sonlandıralım.

Divriği’de dört oda

Ay giriyor buluta

Neyleyim öyle yari

Gide beni unuta

 

Köprü altında ırmak

Su akar parmak parmak

Benim muradım olsun

Divrili’liye varmak.

Tarihte yolculuğumuzda bir başka mekanda görüşmek dileğiyle…

HATİCE OPAK BİLGİN