Tarihte Yolculuk – Kırklareli Müzesi

Memleketim olan Kırklareli’ndeki müzeyi birkaç kez ziyaret etme imkanım oldu. Kırklareli müzesinin bulunduğu yapı Mutasarrıf Neşet Paşa ve o dönemin belediye başkanı Hacı Mestan Efendi tarafından 1894 yılında Belediye Binası olarak yaptırılmıştır.

Bodrum dışında iki katlı betonarme olarak yapılan yapının girişinde dört sütun üzerine oturmuş bir cumba bulunmuktadır. Atatürk 20 Aralık 1930’da Kırklareli’ni ziyaret ettiği zaman bu yapıyı da incelemiştir. Bu yapı 1962 yılına kadar belediye olarak kullanılmış, 1970 yılında terk edilmiştir. Bundan sonra 1983 yılında başlayan ve çeşitli aralıklarla devam eden resterasyon çalışmaları 1993 yılında tamamlanmıştır. Müze olarak düzenlenen yapı 14 Ocak 1994 tarihinde de Kırklareli Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

Müze binası bodrum katı dışında iki katlı betonarme olarak yenilenmiş, dört cephesine kemerli pencereler konulmuştur. (orjinaline uygun) Binanın girişinde dört sütunun taşıdığı bir cumba bulunmaktadır.

Kırklareli müzesi arkeoloji, etnografya, kültür ve tabiat salonları olmak üzere üç ayrı bölümden meydana gelmiştir. Müzenin giriş katında Kültür ve Tabiat varlıkları sergi salonu, üst katında da arkeoloji ve etnografya bölümleri bulunmaktadır. Kültür ve Tabiat Varlıkları salonunda 76 türden 102 çeşit canlı örneği tahnit edilmiş olarak sergilenmektedir.

[inset side=right]Dokunma duyunuzu böylesine tatmin eden bir uygulamaya başka hiç bir müzede rastlayamayazsınız. Kırklareli Müzesi’nde tarihe dokunmanın hazzını yaşıyorsunuz.[/inset]

Müzenin arkeoloji bölümünde Kırklareli ve yakın çevresinden elde edilen eserler bulunmaktadır. Buzul çağından başlayarak çeşitli kara, deniz  ve ağaç fosilleri kronolojik olarak sergilenmektedir, bu düzenleme Roma dönemi sonlarına kadar devam etmiştir. Vitrinler içesinde Buzul çağı sonrası dönemlere ait ağaç ve bitki fosilleri, Aşağıpınar, Kanlıgeçit, Tilkiburnu yerleşim alanlarından gelen eserler bir araya getirilmiştir. Ayrıca Pınarhisar, İslambey, Alpullu,  Dolhan ve Yündolan  tümülüslerinde yapılan kazılarda çıkan eserler de onları tamamlamıştır. Vize Antik Tiyatrosu’nda kazılarda elde edilen 4 adet alçak kabartma rölyef, 1 adet sütun kaidesi ve 1 adet heykel (yunus balığı) parçası ile salon girişinde büyük boy bir kadın heykeli bulunmaktadır.

Müzede Prehistorik çağlardan başlayarak Cumhuriyet dönemine kadar uzanan zaman dilimi içerisinde çeşitli dönemlere ait eserlerden örnekler bulunmaktadır.

Müzedeki önemli eserler arasında Vize Antik Tiyatrosu’nda ortaya çıkan ve Roma dönemine ait tarihlendirilen heykeller ve kabartma rölyefler bulunmaktadır.

Müzenin üst katındaki Etnografya Bölümü iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 19. yy. 20. yy başları köy yaşantısı teşhir edilmiştir. İkinci bölümde ise yine aynı dönemleri yansıtan Kırklareli şehir odası ünitesi yanında çeşitli dönemlere ait giysi, takı ve çeşitli  günlük malzemenin yer aldığı vitrinler bulunmaktadır. Müzenin sikke koleksiyonunda Grok, Roma, Bizans, İslam ve Osmanlı dönemlerine tarihlenen altın, gümüş, bronz sikke bulunmaktadır. Bir sergi vitrininin içine elinizi sokabilmek adına iki delik açılmış ve bu delikten tarihi eserlere uzanıyor, dokunuyorsunuz. Dokunma duyunuzu böylesine tatmin eden bir uygulamaya hiç bir müzede rastlayamayacağınızdan eminim. Tarihe dokunmanın hazzını yaşıyorsunuz.

(Soldan sağa) Arkeolog Seda Başar, Doçent Doktor Claudia Barsantı, Doçent Silvia Pedone, Arkeolog Nalan Güven, Şair Yazar Gazeteci Hatice Opak Bilgin, Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Akkaya, Araştırmacı Yazar Nazif Karaçam, Profesör Alessandra Guiglia