Tarihte Yolculuk – Lohusa Sultan Türbesi

79

İstanbul Fatih semtinden, Unkapanı köprüsünü geçince Taksim’e çıkarken Şişhane’deki Kasımpaşa sapağında tek başına duran bir türbe var. İstanbul’da nasıl ki her türbenin bir hikayesi varsa İstanbul’da Lohusa Sultan’ın da bir hikayesi var. Rahime Hatun veya Saliha Hatun türbesi olarak da bilinen ama halk arasındaki yaygın adı Lohusa Sultan türbesi olan, Osmanlı döneminde çocuğu olmayan kadınların en çok uğradığı türbelerden bir tanesidir.
Evliya Çelebi’nin seyahatnamesine yansıyan rivayete göre 1596 yılında Sultan III. Mehmet sefere çıktığında eşi hamile olan bir asker de savaşa çağrılır. Lohusa Hatun’un eşi Sultan III. Mehmet’in 1596 yılında yaptığı Eğri sefere çağrılmıştı. Fakat o esnada hamileydi ve doğumu epey yaklaşmıştı. Bununla beraber Allah yolunda cihadı her şeyin üstünde tutan cengaver baba sefer hazırlıklarını tedarik etti ve hanımıyla şefkat ve muhabbet hisleri içerisinde helalleşti.

Asker savaştan döndüğünde eşinin birkaç gün önce öldüğünü öğrenir ve üzüntüyle mezarın başına gider. İçinde bir umut vardır. Zira o giderken Allah’a şöyle dua etmiştir. “İlahi senin yolunda gazaya gidiyorum. Malumdur ki, senden başka kimsem yok! İlahi şu vefakar ve çilekeş hanımımdan doğacak olan evladımı sana emanet ediyorum. Lütuf ve kereminle onu muhafaza eyle. Ziyareti esnasında mezardan bebek sesi duyar. Çocuğun yaşadığı anlaşılır ve mezar açılır. Rivayete göre bebek ölü annesini emerken bulunur. Padişah Sultan III. Mehmet bu hikayeyi duyunca çocuğun bakımını üstlenir, saraya aldırır ve Osmanlı’ya çok hizmet eden bir devlet adamı olur. Lakabı ise meyyidzadedir, yani “ölüden doğan” anlamına gelir.

Lohusa Hatun’un mezarı daha sonra Padişah’ın emriyle türbe yapılıyor. Burası ileride küçük bir mezarlık haline geliyor. Hatta burada Evliya Çelebi’nin babası ve dedesinin gömülü olduğu aile sofası bulunuyordu. Bu mezarlığın bir ucu Galata Mevlevi hanesi girişine kadar dayanıyordu. Karaköy’ü Beyoğlu’na bağlayan Tünel 1876 açılırken yukarı ucun önüne isabet eden bir çok mezarlık kaldırılmıştır.

Müeyyizade Camii Beyoğlu ilçesi, Galipdede Caddesi No; 125 Kuledibi semtinde bulunmaktadır. Cami Lohusa Sultan’ın oğlu Müeyyizade yazıcı Mehmet Efendi tarafından 16. Yüzyıllarında yaptırılmıştır. Yol kenarında kare planlı göz alıcı taş işçiliği ve kubbeli mimarisiyle dikkat çekiyor. Muntazam işlenmiş taş ve tuğla dizileri halinde kare biçimli binanın üstünü küçük bir kubbe örter. Binanın bir duvarında kapı diğer 3 duvarında ise birer pencere yer alır. Evvelce küçük mezarıstan denilen kabristanın içinde bulunan türbe, 1940 yıllarda Şişhane’nin yol ve park olarak düzenlenmesi sırasında Evliya Çelebi ‘ye ait olduğu sanılarak yıkılmadan bırakılmış ve tamir görmüştür.

Evliya Çelebinin ünlü eseri Seyahatnamesinde yansımış, Evliya Celebi Seyahatnamesinin 1. Cildinin 424. Sayfasında, burada yatan kişi hakkındaki efsane nakleder. Annesi Lohusa hatun olarak evliyalaştırılır ve çocukta büyüyünce ünlü bir alim olur.

Tarihte yolculukta bir başka mekanda görüşmek dileğiyle…