Tarihte Yolculuk – Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Medresesi

231

Divan yolu İstanbul’da Sultanahmet’e giderken çok sık kullandığım yollardan biridir. Aynı zamanda sanat konulu toplantı ve eğitimlerin yapıldığı yerdir.  Daha önce burayı  Yahya Kemal Müzesini gezmek ve yazmak amacıyla ziyaret etmiştim. Bu defa da kızlarım Eda Nur ve Seda Nur ile birlikte gazeteye konu olması nedeniyle ziyaret ettik.

Külliyelerin yapımı nı 1681’de Merzifonlu Kara Mustafa Paşa başlatmıştır. Kendisi ölünce 1690’da oğlu Damat Ali Paşa tarafından bitirilmiştir. Külliye 1960’da onarılmıştır. Mescid, dersane, sekiz köşeli, sağır kubbeli bir yapıdır. Girişte dört sütünlu revak bulunmaktadır. Revaklı medrese odaları bu yapıyı u biçimi çevrelemektedir. Mescid dersanenin sağında düz çatılı sıbyan mektebi vardır. Caddenin köşesindeki sebil 6 mermer gömme sütunludur. Sütunlar arsı geometrik dövme demir kafes biçimindedir. Kubbe kurşun kaplıdır. Türbe 12 sütünludur  ve üstü açıktır.

Merzifonlu Кara Mustafa Paşa kimdir?

Merzifonlu Кara Mustafa Paşa (1634/1635 ‘ 25 Aralık 1683), Osmanlı padişahı Avcı Mehmet saltanatı sırasında 3 Кasım 1676 – 15 Aralık 1683 tarihleri arasında yedi yıl bir ay on iki gün sadrazamlık yaρmış bir Osmanlı devlet adamıdır. 1672-1676 Osmanlı-Lehistan Savaşı ve 1676-1681 Osmanlı-Rus Savaşında kazandığı başarılara rağmen, II. Viyana Kuşatması ile özdeşlemiş olan sadrazamdır.

1683’te Osmanlı ordusu Viyana’yı muhasara altına aldı. Kuşatma şiddetli bir şekilde devam ederken Alman ve Leh kuvvetleri Avusturya’ya yardım etmek üzere buraya geldiler. Devam eden savaşta Osmanlı ordusu, Sadrazam Kara Mustafa Paşa’nın sertliği, mağrurluğu ve tahammülsüzlüğü sebebiyle kendisini sevmeyen kimselerin delaleti ve ihaneti sonucu yenilgiye uğrayarak Belgrad’a çekilmek mecburiyetinde kaldı.

Mağlubiyet üzerine Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın siyasi rakipleri derhal aleyhinde propagandaya girişince Paşa, telhisçisi İsmail Ağa’yı İstanbul’a göndererek padişaha izahat verilmesini temine çalıştı. Fakat kendisine muhalif devlet adamlarının da etkisiyle Sultan IV. Mehmet, İsmail Ağa’yı “Paşan da sende yalancı bir alay melunlarsınız; devletim yıkıp ırzım pâmâl eyledi; askerim kırdırıp benam paşalarım öldürdü ve memleketlerimi kâfirlere aldırdı.” Şeklindeki şiddetli sözlerle azarlayarak, 15 Aralık 1683’te Kara Mustafa Paşa’nın azli ve idamına dair Hatt-ı Hümayununu verdi.

İdam edileceğini öğrenen Sadrazamın halini ve gelişen olayları Silahtar Mehmed Ağa, tarihinde “Rıza Allah’ın diyerek seccadesini serdirip öğle namazını kıldı; kendine asla infial gelmedi ve dua edip el yüze çaldıktan sonra iç oğlanlarına “artık siz varın gidin beni duadan unutman dedi ve kendi eliyle kürkünü, sarığını çıkarıp” gelsinler şu halıyı kaldırın, cesedim toprağa alude olsun dedi. (Hatice Opak Bilgin)