Tarihte Yolculuk – Pierre Loti

439

Pierre Loti tepesi İstanbul’a gelen bir cok yerli ve yabancı turistin uğradığı, Tepeden Haiç’i seyrederken çayını yudumladığı tarihiyle, coğrafyasıyla cennetten bir köşe. Ben de bu güzel diyara önce eşim Mehmet Ayaz Bilgin’le, daha sonra arkadaşlarım Radife Şen, Ülker Eroğlu ve ikiz kızlarım Eda Nur Bilgin ve Seda Nur Bilgin’le gittik. Ben de çok güzel izlenimler bıraktı. Bu güzel mekana adı verilen Pierre Loti’yi merak ettim. Bu konuyu siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim.

Pierre Loti, 1850 yılında Fransa’nın Rocheford kendinde Protestan bir ailenin 3. Çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Asıl adı Lovismarie Julien Vioud’dur.Denizci bir aileden gelen Pierre Loti çocukluğunda Latince, Yunanca ve İngilizce dillerini öğrenmiş.Pierre Loti isminin yazara 1872 yılında yaptığı Okyanusya seferi sırasında Tahitili yerliler tarafından Pierre Loti adı verilmiştir. Loti egzotik iklimlerde yetişen egzotik bir çiçeğin ismidir. 1867 yılında 17 yaşında Fransız Deniz Kuvvetlerine girdi. Denizilik eğitimini tamamladıktan sonra 1873 yılında deniz deniz subayı oldu ve ilerleyen yıllarda terfi ederek albaylığa kadar yükseldi. Ortadoğu ve Uzakdoğu’da bulundu. Bir deniz subayı olarak romanlarında konu ettiği yabancı kültürünü pek çok yer gezerek tanıma fırsatı buldu. Bu yolculuklarında edindiği deneyimlerini ve gözlemlerini daha sonra kitaplarına yansıttı. Deniz subaylığı mesleğini 1910 yılına kadar devam ettirip emekliye ayrıldı. 1913 yılına kadar tam 7 defa İstanbul’a geldi. Toplamda 2.5 yıl Türkiye’de kalmıştır. Türkçe konuşup, Türkçe şarkılar söylemiştir. Bir çok kez İstanbul’da bulunmuş olan Pierre Loti, İstanbul’a ilk kez 1876 yılında bir Fransız gemisiyle, görevli subay olarak geldi. Loti, Osmanlı yaşam biçiminden etkilendi ve pek çok eserlerinde bu etkiyi gösterdi. Aziyade adlı romanına adını veren kadınla burada tanıştı. İstanbul’da bulunduğu zamanlarda Eyüp’te yaşadı. İstanbul’a hayran olan Pierre Loti, kendisini her zaman Türk dostu olarak nitelendirdi.

1879 yılında ilk romanı olan ve o  dönemin Osmanlı Türkiye’sinden kesitler veren Aziyade’nin yayınlanmasının ardından 1886 yılında Pecheurd İzlanda balıkçısı’nı yayınladı. Loti kendini edebiyat çevresine kabul ettirmiş bir yazar oldu. Daha sonraki yıllarda her yıl bir kitabı çıktı ve kitapları geniş kitlelerce okundu. 1891 yılında Fransız akademisine seçilen yazar 1910 yılında Legiond Honneur nişanını aldı. İzlenimci bir yazar olan Pierre Loti’nin oldukça yalın bir dili vardı. Edebiyattaki bu izlenimciliği kişiliğini de derinden etkiledi. Derin bir umutsuzluğu dile getiren yapıtlarında aşkın yanı sıra ölüm duygusu da geniş yer alıyordu. Bütün bu mutsuzluklarla birlikte içinde duyduğu insanlığa karşı şefkat ve acıma duygusunu yapıtlarına yansıttı.

1913 yılında yazdığı La Turguie Aganisonte (Can çekişen Türkiye) kitabıyla Batı politikalarını eleştiren Loti aynı yıl Devlet konuğu olarak Türkiye’ye geldiği zaman, Tophane rıhtımında büyük bir törenle karşılanarak Sultan Reşat tarafından Sarayda ağırlandı.

Adı İstanbul’da bir tepeye veriydi.

Balkan Savaşlarında, I. Dünya Savaşında ve sonrasında Anadolu işgalinde Avrupa’ya karşı hep Türkleri savundu. Milli Mücadele döneminde Anadolu’daki direnişe destek vermesi ve kendi ülkesi olan işgalci Fransa’yı ağır bir dille eleştirmesiyle Loti Türk halkının da sempatisini kazandı. Öyle ki; T. B.M.M. 4 Ekim 1921’de Pierre Loti’ye şükranları sunan bir mektup yolladı. Bununla birlikte Pierre Loti 1920 yılında İstanbul şehri Fahri Hemşehrisi olarak kabul edildi ve onun adını taşıyan bir cemiyet kuruldu. Daha sonraları İstanbul’da Divan yolu’nda bir caddeye “Pierre Loti Caddesi ve Eyüp’te bir kahvehaneye “Pierre Loti kahvesi” adı verildi. Günümüzde bu kahvehanenin olduğu tepe de Pierre Loti tepesi olarak anılmaktadır. Pierre Loti’nin kalbini kaptırdığı Çerkez kölesi Aziyade ise, Cihangir semtinde oturan Alaaddin Efendi’nin kölesiydi. 1887 yılında çok sevdiği Aziyade’nin mezarına İstanbul’a ziyarete gider. Bu ziyaret dönüşü sonrası doğduğu evin bir odasını Türk odası yapar ve odayı Türk mimari özelliği ile inşa ettirir. 1903-1905 yılları arasında Le Vautour adlı gemiye komuta eder. İstanbul’daki Fransız Konsolosluğunun kontrol gemisinde 1906 yılında Le Desenchantees adlı romanını yazar. 2 Ağustos 1906 yılında kaptan derecesine yükselir ve 1907 yılında Mısır’a yolculuk yapar. Artık emeklidir. 42 senelik aktif hizmet hayatında 29 gemiyle yolculuk yapmıştır,

Pierre Loti, 10.06.1923 tarihinde Hendaye’deki evinde 73 yaşında öldü. Cenazesi Rohefort’a getirildi. Burada askerler tarafından devlet töreni düzenlendi. Tabutuna Fransız bayrağı örtüldü. Cenazesi daha sonra vasiyeti üzerine Oleron adasına götürülür. Saint Pierre r’oleron adasındaki ailesinin evinin bahçesine defnedilir. Sade bir mezar yaptırılmıştır. Mezarının üstünde adının yazıldığı taşı vardır. Fransa’da evli olan Pierre Loti’nin Samuel Loti adında bir oğlu vardır.

Tarihte yolculukta bir başka mekanda görüşmek dileğiyle……

Hatice Opak Bilgin