Tarihte Yolculuk – İstanbul Balmumu Müzesi Kurucusu Jale Kuşhan’la söyleşi

A.Ü. Jeofizik Mühendisliği bölümü mezunu Jale Kuşhan 4. Levent’te 56 katlı Sapphire Çarşı giriş katta 2011 Kasım ayında Türkiye’nin ilk balmumu heykel müzesini açtı.

Uzun zamandır Tarihte yolculuk adı altında yazdığım müze yazıları için müze ziyaretlerim sürüyordu. Müzeleri genelde ziyaret edip gözlemlerimi yazıyordum.  Bu defa görevi Jale Kuşhan üstlendi. Kendi kurduğu müzenin kurulma yolculuğunu ondan dinledim. Jale Kuşhan anlatımıyla Balmumu hekel müzesi.

Hatice Opak Bilgin: “Müze kurma fikri nasıl oluştu?”

Jale Kuşhan: “A.Ü. Jeofizik Mühendisliği bölümü mezunuyum. İstanbul’da bir inşaat şirketinde çalışıyorken Rusya ve Eski Doğu Bloğu ülkeleriyle suratle artan ticari, kültürel, ekonomik  ve turizme dayalı ilişkilerimiz nedeniyle Rusça bilen kalifiye insan kaynağına ihtiyaç duyulduğunu farkettim. Bunun üzerine çalıştığım firmadan ücretsiz izne ayrılarak Ukrayna’nın Odessa  şehri Politeknik Üniversitesi Rus Dili bölümüne kayıt oldum. O dönemlerde Rusya’da üretim durmuştu. Herşey yurt dışından getiriliyordu. Türkiye’ye dönünce başta iş makinaları olmak üzere inşaat malzemeleri, cafe gereçleri v. b. Konularda talepler almaya başladım.  1997 yılında kendi şirketimi kurarak ihracat yapmaya başladım. 1999 yılında St. Petersburg şehrinde yapılan uluslararası makina fuarına katıldım. Çalışma saatleri dışında şehrin  kültür ve sanat mekanlarını dolaşırken Balmumu Heykel müzesini gezme olanağı buldum ve müzeyi gezerken çok etkilendim. Ülkemizde böyle bir müzenin olmadığını  biliyordum, müze yetkileleri ile görüştüğümde talep olduğu takdirde yurt dışında sergi açabilecekleri bilgisini edindim.  Bunun üzerine ülkemizde bir ilki gerçekleştirmek üzere girişimde bulundum. Müze yetkilileri ile görüştüğümde talep olduğu takdirde yurt dışında sergi açabilecekleri bilgisini edindim. Müze yetkilileri nden koşulları öğrendikten sonra üç bankadan kredi alarak 34 dünya büyüğüne ait balmumu heykelleri üç ay boyunca ülkemizde kiralayarak Türkiye’ye getirdim. O dönemde Türkiye’ye balmumu heykel sanatının ne olduğu halk tarafından bilinmiyordu. Tanıtım için çok çaba sarfetmek gerekiyordu. Sergi alanı bulmakta zorlanıyordum. Diğer yandan sergiyi geçici olarak Türkiye’ye getirdiğim için Kültür Bakanlığından alınan uzatma süreleri dolunca müze yetkilileri ile görüştüm. Bunun üzerine kira öder gibi ödeme yaparak 34 heykeli St. Petersburg müzesinden satın aldım.”

Hatice Opak Bilgin: “Müzede şu anda kaç balmumu heykel var ve bunlar kimler?

Jale Kuşhan: “11 yıl içinde 60’a çıktı. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Moğol İmaratoru Cengiz Han, Fransa Kralı 15. Luis, Fatih Sultan Mehmet, Mevlana, Şair Nazım Hikmet,  Elvis Presley, Alpaslan, Arnold Schwarzenegger, Atilla, Baron Münchousen, Beatles grubu, 1. Katerina, Brejnev, Boris Yeltsin, Çar 2. Aleksandr, Deli Petro, De Eon, Farabi, Fatih Sultan Mehmet, Fazıl Say, Fuzuli, Gorbaçov, Haldun Dormen, Hitler, Hürrem Sultan, İbn-i Sina, 2. Katerina, Kanuni Sultan  Süleyman, Karl Marx, Kazanova, Kemal Sunal, Kont Kalostra, Latife Hanım, Leonardo Da Vinci, Lenin, Levent Kırca, Markiz De Pompadour, Michael Jackson, Mimar Sinan, Napolyon, Osman Gazi, Rauf Denktaş, Stalin, Şeyh Şamil, Timurlenk, Yavuz Sultan Selim, Yunus Emre, Zeki Müren.

Hatice Opak Bilgin: “Balmumu heykeller nerede ve nasıl hazırlanıyor?

Jale Kuşhan: “Balmumu heykeller, gerçek ölçlerine uygun şekilde protez, göz, diş ve saç kullanılarak yurtdışında hazırlanıyor. Bu heykellerden üçü hayatta. Fazıl Say, Haldun Dormen, Levent Kırca. Hayatta olanlardan ellerinden ve yüzünden mask alınıyor, değişik yönlerden bir çok fotoğraflar çekilerek yapılıyor. Mevlana’nın balmumu heykeli dünyada tek ve bizim müzemizde. Yüzene o nuru verebilmek için epey çalışıldı. Kemal Sunal’ın eşinin isteği üzerine bronz heykelden mask alındı. Hayatta olmayanların fotoğraf ve temsili resimlerinden yararlanılıyor. Hakkında hiç bir bilgi yoksa Etnoloji ve Antropoloji Enstitüsü devreye giriyor, yüz hatları bilimsel  çalışmayla tespit ediliyor. Bir heykeli yapmak 1,5 – 3 ay sürüyor. Saç, bıyık  ve kaşlar bir apart yardımıyla tek tek takılıyor. Serginin dünyadakilerden bir fakrı var, heykel sanatına hareket eklenmiş.”

Hatice Opak Bilgin: “Müzeye yaptıracağınız heykelleri neye göre belirliyorsunuz?

Jale Kuşhan: “Müzede ziyaretçi defterimiz var, gelen ziyaretçilerin taleplerini dikkate alıyoruz, Jüri oluşturmaya çalışıyoruz.”

Hatice Opak Bilgin: “Hedeflerinize ulaştınız mı?

Jale Kuşhan: “Hayır. 100 Türk büyüğünü tamamlamak istiyorum. Hedeflerimden biri atölyeyi kendi ülkemizde kurmak, kendi ülkemizin önemli simalarını, kendi sanatçılarımızın yapması. Diğeri de yurtdışında sergi açarak kendi kültürümüzü yurtdışına taşımak. Balmumu heykel sanatını akademik düzeye taşımak istiyorum.”

Hatice Opak Bilgin: “Yapımı süren veya kısa zamanda yaptırmayı düşündüğünüz heykeller var mı?

Jale Kuşhan: “M. Akif Ersoy var, dökümanlar yetersiz, kızlarına ulaşamadım. Bir de Türkan Şoray ve Ajda Pekkan var düşündüğümüz.”

Hatice Opak Bilgin: “Yurt dışında sergilenen Türk Büyüğü varmıydı?

Jale Kuşhan: “Vardı. Farabi, Timurlenk, Cengiz Han.”

Hatice Opak Bilgin: “Topluma ne gibi yararları oldu. Öğrencilere ve ailelerine neler söylemek istersiniz?

Jale Kuşhan: “Balmumu heykel sanatı, topluma sanatı, topluma kültür sanat yoluyla tarih bilinci, tarih sevinci aşılamanın yanında, öğrencilerin gelişiminde görsel ve uygulamalı eğitime katkısı açısından son derece yararlı görülmektedir. Ayrıca turizme faydası da tartışmasız çok büyüktür.”

Hatice Opak Bilgin: “Diğer müzelerden farkınız nedir?

Jale Kuşhan: “Müze konusunda uzman rehberler tarafından gezdiriliyor. 40-45 dakikada çok kalıcı bilgilerle ayrılıyor, ziyaretçiler. Atatürk’ün hayatı15 dakikalık bir sinevizyon  gösterimiyle tanıtılıyor.”

Hatice Opak Bilgin: “Müzeyle ilgili anınız varsa paylaşır mısınız? Kendi heykelenizi yaptırımyı düşünürmüsünüz?

Jale Kuşhan: “Müze kurulmadan önce 26 ilde 50 civarında sergi açtık. Nevşehir’in Uçhisar kalesi içerisinde sergiledik eserlerimizi, sergi süresince köyde kaldık. Köy halkından kadınlar şöyle demişti: Sizi tanıdıktan sonra kız çocuklarımızın okumasına ağırlık verdik, bize çok güzel mmodel oldunuz.” Ben bu sözü duymaktan son derece mutlu oldum. Bir anım da yurt dışında müzeyi gezdikten sbonra heykelleri kiralamak  istiyorum dediğimde Emin misiniz? Sizde ilgi görür mü? Dediler. Bu da halkım için Vatanım için beni tetikleyen bir etken olmuştur.  Bir de heykelimi yaptırmayı sormuştunuz, hiç düşünmedim.”

Hatice Opak Bilgin: “Girişimciliğiniz için sizi tebrik eder, gazetedeki ekip arkadaşlarım ve okuyucular adına, size ve çalışma arkadaşlarınıza bize verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyorum.

Jale Kuşhan: “Bize ayırdığınız zaman için gazetedeki çalışma arkadaşlarınıza ve tüm okuyuculara saygılar sunuyorum. Teşekkür ederim.”