Tarihte Yolculuk – İstanbul Demiryolu Müzesi

Türk Demiryolu tarihi 1856 yılında başlar. İlk demiryolu hattı olan 130 km’lik İzmir-Aydın hattına ilk kazma bir İngiliz şirketine verilen imtiyazla bu yılda vurulmuştu.

Demiryolları Ulu Önder Atatürk döneminde ise adeta altın çağını yaşamıştır. Kurtuluş Mücadelesi döneminde demiryolunun önemini anlayan, bir ülkenin savunmasında demiryolunun toptan, tüfekten daha mühim bir emniyet silahı olduğunu belirten Atatürk, yoksulluğa ve teknolojik yetersizliğe adeta meydan okumuş, demiryolu seferberliği başlatmıştır. İstanbul’da ilk demiryolu, müzesi Sirkeci Gar’ında 5 yıl önce açılmıştır. Demiryollarının dünüyle bugünü arasındaki farkı bu müzede görebilirsiniz.

İçinden tren geçen müzede 1890 yılında hizmete açılan Sirkeci Gar’ında çeşitli parçalar, Şark demiryollarına ait planlar, orient ekspresine ait yemek takımları ve fotoğrafların aralarında bulunduğu yaklaşık 300 obje yer alıyor.

Yerli, yabancı bir çok turistin ziyaret ettiği müzede hemen girişte Anadolu Demiryolu işletmesine ait 19.Y.Y. ait istasyon  çanı, dosya dolabı, yataklı vagonlarda kullanılan Armalı gümüş takımları, T.C.D.D. yemek listesi (Barış Manço-Kurtalan espresi fiat listesi), 1910 yapım tarihli piano, 20.Y.Y. başında haberleşmede kullandıkları seyyar telgraf makinası, 2 hatlı telefon (1960) 19.Y.Y. sonrasına ait Sahra telefon, telgraf dağıtım kutusu, 20.Y.Y. ait  masalı telgraf makinası, 1940 yılına ait 10 luk santral,  19.Y.Y. ait hesap makinası, 20 Y.Y. daktilolar, sinema makinası, para çantası, para kasası (1930 Furgan) T.C.D.D. Eskişehir hastanesine ait ameliyathane malzemeleri, ilk yardım çantası, çini soba nivo aleti, Yedikule Yol Atelyesi tarafından yaptırılmış maketler, Loko imalat plakaları,  kantar,  Sirkeci Gar merkez saati, 19. 20. Y.Y. ait fenerler, T.C.D.D. Meslek Lisesi mezuniyet kütüğü (1942), Demiryolları dergisi cilt halinde, vizor, 20 Y.Y. ait bekçi saatleri ve Konstantinopel – Adrlanopel / Babaeski – Kirkkilise’ye ait vaziyet planları ve daha bir çok obje vardı.

T.C.D.D. çalışanlarının özellikle Anadolu’da birbirinden çok uzakta istasyon binalarında yalnız çalışmalarını ve çok az insanın bir arada yaşadığını gösteren maketler de mevcuttu. Müze Müdürü Serdal Kığılcım’ın bilgi verdiği müze yolculuğumuz böylece bitmiş oldu. Başka bir müze gezimizde görüşmek dileğiyle..