Tarihte Yolculuk – Türkiye’de ilk ve tek İtfaiye Müzesi

Canları pahasına kendilerini ateşlere atan canımızı malımızı kurtaran itfaiye çalışanlarının kuruluşundan bu yana neler kullandıklarını neler yaptıklarını anlatan bir tarihin içindeyim.

İtfaiye müzesi ilk defa 1931 yılında zamanın itfaiye çalışanları tarafından Fatih ilçesinde bulunan İtfaiye Daire Başkanlığı binası olarak kullanılan bu tarihi yapının yanında ek bir bina yapılarak açılmıştır. Müze koleksiyonlarının bakım, onarım ve binanın tadilatı gibi nedenlerle zaman zaman kapalı kalmıştır. Zamanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile 23 Eylül 1998 yılında İtfaiye Haftası münasebetiyle yeniden düzenlenerek ve adının da KONT ÖDÖN SZECHENYI MÜZESİ olarak değiştirilerek tekrar hizmete açılmıştır.

Müze koleksiyonları; günümüzden üç yüz yıllık bir geçmişi bünyesinde barındırmaktadır.  Ben de Beşiktaş’taki itfaiye müzesine girdim öğrenci gurubu da benim gibi müzenin ziyaretçileriydi. Müze müdürü ve görevli arkadaş müze hakkında genel bir bilgi verdiler. Salonda sağ taraftan başlayarak objeleri izlemeye ve notlarımı almaya başladım. Çardaklı tulumba 19. Y.y., Mahalle tulumbası (1826 – 1874), Arabalı tulumba, ilk motorlu su pompası  Askeri dönem itfaiyesi ( 1874-1923) Duvarda fotoğraflar da vardı bunlardan biri İstanbul İtfaiyesi Beyoğlu Grubunun yangına gidişi (1874-1923) ve bir masanın üstünde kauçuk hortum duruyordu.  Duvarda çerçevelenmiş fotoğraflar vardı kimlere ait olduğunu okumaya başladım.  Miralay Hacı Hasan Reşat Bey (İtfaiye Alay Kumandanı, 1889), Miralay Hulusi Bey (İtfaiye Alay Kumandanı 1904), Binbaşı Şükrü Bey (İtfaiye Tabur Kumandanı 1912), Miralay Rıza Bey (İtfaiye Alay Kumandanı 1909), Amiral Mehmet Ali Paşa (Bahriye İtfaiye Taburları Kumandanı 1912), Miralay Nuri Bey (İtfaiye Taburları Kumandanı, 1912), Kaymakam Kemal Bey (İtfaiye Tabur Kumandanı 1922), Ali Çetinkaya (İtfaiye Tabur Kumandanı, 1913),  Cemal Bey (İtfaiye Alay Müfettişi, 1923), Çırağan Sarayına su vermek için yapılmış sarnıçta yürümeye devam ediyorum. Mekanik su püskürtme makinasının yanından yürüyorum. Bir camekanın içinde Flamalar var. Türkiye itfaiyesi flamasının yanında, 20.y.y. ait Avusturya, Fransa Lazyo, Japonya Yokohoma, Fransa Bourges, İgiltrere, Almanya, Paris itfaiye flamaları yer alıyordu. Yine yan tarafta başka bir vitrin içinde plaketler bulunuyordu. İstanbul İtfaiyesi Müdürlüğü 276. Kuruluş yılı anısına verilmiş plaket, madalya, Apolet, pirinç mühürler ve yine 14 Aralık 1960 tarihinde meydana gelen Peter Zoraniç tanker yangınında fedakarca çalışan İstanbul İtfaiyesi Teşkilatına I. Ordu Komutanı Korgeneral Cemal Tural tarafından  1991 yılında kurulan 277. İtfaiyeciler Haftası anısına verilmiştir. Duvarda geçmişe ait fotoğraflar  ve yağlı boya tablolar mevcuttu. Süleymaniye Ahşap Evler yangını 1990, Bebek Kotra Yangını 3 Eylül 1990, Galata yangını 1935, Adliye Binası yangını, 13.02.1933, Tatavla Yangını İstanbul Kurtuluş 21 Şubat 1929, Beyoğlu İtfaiye grubu fotoğrafı 1923, İstanbul İtfaiye Fatih Belediye önü 1926, Askeri İtfaiye Eğitiminde 1921, İstanbul’da meydana gelen İshakpaşa yangınından sonra halkın Sultanahmet Meydanındaki durumunu gösteren belge 03.06.1912, İtfaiye merdiven aracı fotoğrafı, Atatürk’ün kız kardeşi Makbule Hanımın Arnavutköy’deki yalısında meydana gelen yangın 1928, Haliç Feneri Yangını 21. 09.1941, Uçak Yangını, Çırağan Yangını 06.01.1908, Haydarpaşa Silo Yangını 25.08.1941, Tulumbacılara su taşıyan sakalar, Aynı odanın sol tarafta duvarda yangından can kurtaran ip rulo halinde 20.y.y. Roket tabancası 1874 – 1923, Amir yangın baltası 1874-1923, Yangın müdahale kancası 1874-1923, Roket tabancası 1874-1923, lans hortum ucu, yangın müdahalesi merdiveni, büyük bir vitrinin içinde kordon (mızıkacı kordonu), merasim kordonu, sırmalı merasim kordonu, merasim kemeri, zabitan kılıcı, ve plaket camekanı, duvarda kürek, yangın müdahale baltası, Kanuni Sultan Süleyman’ın fermanı (İstanbul Kadısına hükümdür ki, ve Hassa Mimar Başı Sinan’a Hükümdür ki), Su fıçısı, tahta merdiven, iç içe başka bir salonda semt tulumbası 1826-1874, Didan yangını tulumbası 19.y.y., bez sarnıç 1826-1874, yine büyük bir vitrinin önündeyim. Derinden su alma cihazı, lans hortum ucu, tulumba çıkışı, Enkazdan toplanan mermi parçaları, Enkazdan alınan mutfak tüpü, ilk yangın söndürme cihazı, misket mermisi, başka bir vitrinde gaz maskeleri, tulumba maketi, pirinç çanlar, yangın eri cankurtaran ipleri, yangınlarda müdahalede kullanılan deri eldiven, terkos su vanası, fikrasyon çift ağızlı vana, su mataraları, deve boynu ağzı 20.y.y., barometreli rekor ve miğferlerin olduğu vitrin ve içinde Macaristan, Japonya, Hollanda, İsveç, Almanya, Rusya, Fransa, Avusturya itfaiye yangın miğferleri, fes ve fes kalıbı, itfaiye müdür şapkası, itfaiye onbaşı şapkası, Fransa, Avusturya, Japonya, Rusya itfaiye şapkaları.

İtfaiye şehitleri taşına takıldı gözlerim kurtarmak için ölenleri rahmetle andıktan sonra vitrinleri izlemeye devam ediyorum. Metal ibrik, itfaiye el feneri, Bahriye mum feneri, Galata yangın kulesi, Gemici feneri, Lüx lamba, gazlı lamba, Sakaların meşin su kovası, itfaiyeci karpit feneri, itfaiyeci muşamba mum feneri, metal yağdanlık, reflektör ve KONT ÖDÖN SZECHENYI PAŞA köşesine geldim. Bu köşeyi ömrünün 48 yılını itfaiyesine adayan kişiye ayırmışlar. Kont Ödön Szechenyi 14 Aralık 1939 tarihinde Macaristan’ın Bratislava kentinde, aristokrat bir aileden gelen Kont Istvan Szechen’yi’nin oğlu olarak dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren denizciliğe duyduğu merak sayesinde genç yaşta kaptan olarak seyahat etme imkanı bulmuş ancak gittiği Londra’da başka bir mesleğe yönelerek Londra İtfaiyesine girmiştir. Lonra’da kaldığı üç yıl içinde itfaiye hakkında geniş bilgi birikimi ile memleketine dönen Szechenyi’ye imparator Fransuva Joseh on iki bin kişilik Viyana ve Peşte İtfaiye alayının başkanlığını teklif etmiş, bu göreve geldiği ilk aylarında yeni bir itfaiye örgütünü kurarak memleketlerinde 29 Temmuz 1873 yılında bizzat yangına katılmış ve yangın söndürme işlemini başarılı bir şekilde yönetmiştir. Kont Ödön Szechenyi ; İstanbul’a ilk defa 1871 yılında Sultan Abdulaziz Han’ın daveti üzerine gelmiş ve bu ziyareti sırasında İstanbul için askeri yapıda bir itfaiye Teşkilatının kurulması gerektiğini söylemiş zamanın belediye itfaiyecilerine bir takım teorik bilgiler verdikten sonra ülkesine geri dönmüştür. 24 Kasım 1874’te tekrar gelir. Köşesinde fotoğraflar ve plaketler bulunmaktadır. Başka bir duvarda fotoğraflar bulunmaktadır. Karakalem çalışması (Yabancı itfaiye merkezi), Bab-ı Ali yangını sonrası 1878-1911, çardaklı tulumba vardı ve büyük bir atlı araba hidroforlu tulumba, atlı araba çanı, at maketleri, itfaiye erleri, at sürücü kırbacı, ilk su pompaları araçlardan 20.y.y. ilk merdivenler.

Yine duvardaki fotoğraflara bakıyorum İtfaiye Müdürü Tarık Özsavcı geçiş töreni 29 Ekim 1964, İstanbul itfaiyesi işaretlerini gösteren panolar  var ve salonda itfaiye tatbikatlarını gösteren televizyon mevcut.

Tarihte yolculukta bir başka mekanda görüşmek dileğiyle…